KDP tarafından, 17 Temmuz’dan beri ambargo uygulanan Mexmûr’da DAİŞ saldırısında yaralananların bile Hewlêr’deki hastaneye gitmesine izin verilmedi.

Geçtiğimiz günlerde DAİŞ'in saldırdığı Mexmûr Kampı’nda ambargo 8. ayına girdi. Kamptaki yurttaşlardan Serhat Taş, kimi hastaların kamp dışında tedavilerinin engellenmesinden kaynaklı yaşamını yitirdiğini aktardı.

Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde 17 Temmuz günü Empire City’de bulunan Huqqabaz isimli restoranda düzenlenen silahlı saldırıda Türkiye’nin Hewlêr Başkonsolosluğu’nda görevli olduğu ileri sürülen Osman Köse öldürülmüştü.

Önce konsolosluk görevlesi, sonra konsolos yardımcısı olduğu belirtilen Köse’nin MİT’ten olduğu deşifre edilmişti. Al Monitor’a konuşan bir Türk yetkili, Köse’nin MİT’in İran masasına baktığını, ancak bir süredir de Federe Kürdistan’dan sorumlu olduğunu açıklamıştı. Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı üyesi Dr. Bahoz Erdal da eylemden sonra yaptığı açıklamada, eylemcilerin gerilla değil, yurtsever gençler olduklarının anlaşıldığını belirterek, şunları ifade etmişti: "Bu olaya bağlı olarak bazı araştırmalar yaptık. Ulaştığımız sonuç şudur: Birincisi bu öldürülen şahıs (Osman Köse) diplomat değildir. MİT’in Güney Kürdistan sorumlusudur. Yani MİT’in bize karşı faaliyet sürdüren örgütlemesinin sorumlusudur. MİT bünyesinde bir bölüm var; amaçları ve görevleri özellikle yönetimimize karşı faaliyetler organize etmek ve yönetimimizi hedeflemektedir. Saldırı ve suikast planları ve istemi var. Bu öldürülen şahıs Hareketimizin yönetimine karşı suikast düzenlemek isteyen MİT’in Güney Kürdistan’daki biriminin sorumlusudur. Bu faaliyetlere liderlik yapan kişidir."

KDP Asayişi, MİT sorumlusuna eylemin ardından Hewlêr-Kerkük, Hewlêr- Süleymaniye ve Hewlêr -Mexmûr yollarını trafiğe kapatmıştı. Tüm yollar açıldı ancak Mexmûr yolu açılmadı. Hewlêr’e yığılarak mahalle, sokak aralarında bile kimlik kontrolü arama yapmaya başlayan Türk devleti, Mexmûr Kampı’nı bombaladı.

Şehit Rüstem Cudi (Mexmûr) Mülteci Kampı, Musul vilayetine bağlı Mexmûr ilçesindeki Qereçox Dağı’nın eteklerinde bulunuyor. Mexmûr Kampı, Musul’a 75, Hewlêr’e ise 60 kilometre uzaklıkta. Kampta, Türk devletinin 1994’teki baskılarından dolayı Başûr’a gelen yaklaşık 12 bin Bakurlu yaşıyor. Yönetim merkezleri, belediye, eğitim yerleri, sağlık merkezleri, savunma birlikleri kurulan kamp, Birleşmiş Milletler tarafından da statüsü kabul ediliyor.

DAİŞ, 2014’te Şengal’den sonra Hewlêr ve Mexmûr’a yöneldi. DAİŞ’lileri gelmesiyle Irak ve Federe Hükümet, güçleri geri çekti. Birleşmiş Milletler kamptaki temsilciliğini kapatarak bölgeyi terk etti. Olası saldırılara karşı Mexmûr Kampı’nda bazı tedbirler alınmıştı. Kampta yaşayan yurttaşlar savunma birlikleri tarafından kampın dışına çıkarılmıştı. DAİŞ, 7 Ağustos’ta kampa saldırdı. Bunun üzerine Şengal’i korumak için gelen HPG gerillaları ve Kamp Savunma Birlikleri, büyük bir direniş gösterdi. Üç günlük direniş sonrası 10 Ağustos’ta kamp tamamen DAİŞ’lilerden temizlendi, ardından Mexmûr temizlendi ve Hewlêr üzerindeki korku da kalkmış oldu.

Kamp ve etrafı özgürleştirildikten sonra yurttaşlar evlerine döndü. Kamp çetelerden temizlenmesinin ardından bu sefer sık sık Türk devletinin hedefi haline geldi. 6 Aralık 2017’de, 13 Aralık 2018’de de saldırılar oldu.

Ambargo 8. ayında

MİT Federe Kürdistan sorumlusu Osman Köse’nin öldürülmesi sonrası Mexmûr tekrar hedef haline getirildi. Bir gün sonra Türk savaş uçakları kampı bombaladı. KDP de Mexmûr Kampı’nı ablukaya alıp ambargo uygulamaya başladı. Hewlêr’de hastane veya farklı kurumlarda çalışan çoğu kişi işten çıkarıldı. Hewlêr’e geçişlere izin verilmedi. Kamptaki yurttaşlar, hem sağlık hem de yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

Hepimiz cezalandırılıyoruz

 Kampta yaşayan yurttaşlardan Serhat Taş (26), aralarında çocuk ve yaşlıların da bulunduğu yurttaşların tamamının cezalandırılmak istendiğine dikkat çekti. Kamptan çıkışlarına izin verilmediğini aktaran Taş, şöyle devam etti: “Kampta kanser ve tansiyon hastası olan çok kişi var. Fakat uygulanan ambargondan dolayı hastaneye götürülmüyorlar. Çok kişi hastaneye götürülmediği için yaşamını yitirdi. Maddi ve manevi zoruluklar var. Hewlêr asayişi yolu kapatmış, gidenleri şehre almıyor. Nadir de olsa hastalar için yol açılıyor fakat yol açılan hastalar için de artık iş işten geçmiş oluyor.”

DAİŞ saldırısında yaralananlar da

Geçtiğimiz günlerde kampa yönelik DAİŞ saldırısını hatırlatan Taş, söz konusu saldırının korkuya neden olduğuna işaret ederek, "Bu yaralılar durumlarının ağır olmasına rağmen Hewlêr’de bulunan hastanelere götürülmelerine izin verilmedi" dedi.

Kamp açık cezaevine dönüşüyor

 13 yıldır kampta yaşayan babası DAİŞ saldırısında yaralanan Ahmet Acar (32) ise ablukanın kaldırılmasını istedi. Bazen babasını ziyarete gittiğini söyleyen Acar, "Son olarak 12 Şubat’ta kampa gittim. Kampta zorlu yaşam koşulları bulunuyor. Orada çalışmak için herhangi bir imkân yok. Kampın dışına çıkamıyorlar. Bu bir düşmanlık politikasıdır. Bunun çözülmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Saldırıda yaralanan babasının sağlık durumunun şu an iyi olduğunu kaydeden Acar, "Oradaki insanlar güvenlik açısından korkuyor. DAİŞ barbarlarında ahlak olmadığı için insanlar çekiniyor. DAİŞ’e yönelik kapsamlı operasyon yapılması gerekiyor. Kampta yaşayan insanların tecride alınması çare değil. Şu an kampta yaşayan insanlar açık cezaevinde. Gerekli önlemlerin alınması ve koşulların iyileştirilmesi gerekiyor” dedi.

 

MA/ŞIRNAK