Yekineyen Berxwedana Mexmûrê (YBM) operasyon yapacağının haberi ile bizler de Bakırtê kasabasına doğru yol aldık. Geçtiğimiz günlerde çetelerin elinde alınan Bakirtê kasabasına geldiğimizde bir asayişten geçtik. Kasabaya girer girmez yakın zamanda bir çatışmadan çıktığı anlaşılıyordu. İlk göze çarpan yanmış olan bazı evler oluyordu. Ondan sonra içinde gezmeye başladığımızda ise çatışmalara ait detaylar yavaş yavaş göze çarpıyordu. Bir harabe kente dönüşen Bakirtê’de şimdi kimseler yaşamıyor. Çetelerin geldiği süreçte kasabadaki herkes göç etmek zorunda kalmış. İnsanlar o kadar çabuk çıkmışlar ki eşyalarını alamadan gitmişler. Geriye kalan eşyaları ise çeteler tarafından talan edilmiş. Baktığımız evlerdeki eşyalar dağıtılmış veya tahrip edilmiş.

Bakirtê sokaklarının sessizliğini bozan çetelerin elinde bulunan Leçeka, Mahmudiyê, Xirbanê, Reşidiye ve Fatima köylerine yönelik operasyona gelen gerilla ve peşmerge güçleriydi.

Ortak operasyon
Operasyon güçleri eylem hazırlıklarını yapıyordu. Her bir grupta kimler gidecek ve nasıl gidecek tartışmaları yürütülüyordu. Hepsinde de bir heyecan olduğu gözlerden kaçmıyordu. Peşmergeler, gerillalar ile operasyona katılmanın kendileri için büyük bir şans olduğunu söylüyorlardı. Çünkü gerillanın savaş tecrübesini bire bir görmek ve onların tecrübelerinden faydalanmak peşmergeler için çok önemli oluyordu.
Gerillanın savaşa giderken en çok dikkat çeken talimatı ise kendileriyle birlikte gelecek olan peşmergeleri korumalarıydı. Gerilla komutanları sürekli arkadaşlarına “kimin yanında hangi peşmerge varsa onların güvenliği size ait. Bunların savaş tecrübeleri yok, onun için her bir adımda onları kontrolünüzde tutun” diyerek, arkadaşlarına kendi güvenlikleri yanı sıra peşmergenin de güvenliğini teslim ediyordu.
Sessiz bekleyiş
Gecenin ilerleyen saatlerini geride bırakırken eylem heyecanı herkesi sarmıştı. Mevzilere doğru gitmemize izin verilmese de belli bir mesafede takip edebilecektik. Tabii eylem başlamadan hemen öncesinde Güney Kürdistanlı birçok gazete ve televizyoncunun da orada hazır olduklarını gördük. Anlaşılan operasyon alanına bizde başka gazeteciler de gelmişti. Herkes bulunduğu yerde çatışmaları kaydetmek için sessiz bir şekilde bekliyordu.

Harekete geçildi

Saat 03.00’ı geçmeye başladığı andan itibaren gerillaların telsizlerinde bir hareketlilik olduğu anlaşılıyordu. Eylem peşmerge ile ortak yapılsa da komutanın gerillada olduğu anlaşılıyordu. Gerilla komutanları tüm eylem gruplarının yerlerine ulaştığından emin olduktan sonra harekete geçme talimatını verdi. Her tarafta mermiler ve bombalar patlamaya başladı. Karanlığın ortasında mermilerin izleri, atılan roketlerin ve havan güllelerinin patlarken oluşturdukları alevler görünüyordu. Beş köyde çatışmalar başlamıştı. Karanlığı yaran patlama sesleri içinde bizler de gerillanın telsiz konuşmalarında ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk. Deneyimli gerilla komutanları soğukkanlı bir şekilde tüm eylem birliklerini anı anına takip ederek gerekli talimatları veriyor, arkadaşlarına yol gösteriyorlardı.

Son hamleler
Hava aydınlanmaya başladıkça çatışmaların manzarası ortaya çıkmaya başlıyordu. Her tarafta dumanlar yükseliyordu. Ortalığı bir toz bulutu kaplamıştı. Bazı yerlerde silah sesleri azalmaya başlarken bazı yerlerde de daha da artıyordu. Artık son hamlelerin yapıldığı söyleniyordu. O hamleler de fazla uzun sürmeden sonuç aldı ve telsiz konuşmalarında kontrol altına alınan köylerin isimleri söylendi.
Tüm köyler denetime alınıp, güvenli olduğundan emin olunduktan sonra kontrollü bir şekilde gazetecilerin köylere gitmesine izin verildi.

Mahmudiyê köyü

Ayrı ayrı köylere gittik. Bir grup gerilla ile birlikte Mahmudiyê köyüne gittim. Mahmudiyê köyüne yaklaştıkça çatışmaların izlerini görebiliyorduk. Köyün sokaklarında gerillalar ile peşmergeler geziyordu. Birçok evin damında çevreyi kontrol eden gerillalar göze çarpıyordu. Yine gerillalar önde girdikleri köyün evlerini tek tek arayarak içinde çete kalıp kalmadığına da bakıyorlardı. Bu arada yanımızdaki gerillalar sürekli olarak bizi tuzaklar konusunda uyarıyorlardı. Kendi başımıza hareket etmememizi, kontrol edilen yerlerin dışına çıkmamamızı, yürürken de dikkatli adım atmamız gerektiğini söylüyorlardı. Çeteler hem yollara, hem sokak aralarına, hem de evlerin içine mayınlar döşeyerek tuzaklamalar yapmışlar. Zaten kısa bir süre içinde hem yollardaki hem de evlerdeki döşenmiş olan mayınları gördükçe yapılan uyarıların boş olmadığını anlıyorduk.

Çatışmanın izleri

Köyü gezdikçe çatışma anı ve sonuçları daha fazla açığa çıkıyordu. Yerlerde yatan çetelere ait cenazeler, çetelerden alınan askeri mühimmat, askeri araçlar, yıkılmış duvarlar savaşın en somut gerçeği olarak karşımızda duruyordu.
Köyün hemen girişinde IŞİD çetelerine ait biri yanmış iki araba vardı. Her iki arabaya da çok sayıda fazla mermi isabet etmişti. Arabaların bir tanesinin doçka arabası olduğu yanındaki boş kovan mermilerinden anlaşılıyordu. Yüzlerce boş kovan mermisi bu mevzide uzun süre çatışma yaşandığını gösteriyordu.  
Bir yerde gerillalar, çetelere ait olan biri doçka diğeri normal olan iki arabayı köy meydanına getiriyordu. Arabalar geldikten sonra çevresine kalabalık bir grup toplandı. Peşmergeler arabaların yanına giderek tek tek hatıra fotoğrafları çektiriyorlardı.
Yaşanan telaş ve kalabalığın içinde gerilla ve peşmergelere çatışmaların nasıl geçtiğini soruyoruz. Fazla zorlanmadıklarını, kısa bir sürede köyün düştüğünü anlatıyorlardı. Çetelerin böylesi bir operasyonu beklemediğini ve bir şok yaşadıklarını anlatıyorlardı. Birçok yerde mermi bile atmadan şehirleri alan çeteler kendilerine yönelik böylesi bir operasyon karşısında neye uğradıklarını anlamamışlardı. Yaşanan şok ve telaş, yine karşılarındaki kararlı savaşçı gücünü gören çetelerin çoğu kaçarak Mahmudiyê köyünden uzaklaşmıştı.  
Çatışmaların yaşandığı Mahmudiyê köyünde dikkatleri çeken en önemli şey ise köyde her hangi bir sivil yaşam izinin olmadığıydı. Arapların yerleşim yerleri olan köydeki sivillerin köyü terk ettikleri anlaşılıyordu. Normal bir köyde bazen birkaç tavuk, bazen birkaç hayvan bile orada birilerinin normal yaşamlarına devam ettirdiğini gösterir. Mahmudiyê köyünde savaş için konumlanmış olan çetelerin yerleştiklerini gösteren belirtiler dışında bir şey yoktu. Hem yapılan mevzileri, hem kalınan yerler köyün tamamen bir askeri üs haline getirildiğini gösteriyordu. Zaten normal köylülerin olduğu bir yere kimse bu kadar mayın döşemezdi.

Operasyonun sonuçları
Mahmudiyê köyünü gezdikten sonra tekrar Bakıtê kasabasına doğru yol aldık. Geldiğimiz yerde çok sayıda gerilla ve peşmerge gücü vardı. Akşam karanlığında göremediğimiz herkes neredeyse burada toplanmıştı. Herkes sonuçlara ilişkin bilgi almaya çalışıyordu. Biz de diğer köylerdeki sonuçları öğrenmeye çalışıyorduk. O köylerde de durumlar Mahmudiyê köyünden farklı değildi. Oralarda da çeteler ağır kayıplar vermiş ve kaçıp gitmişlerdi. Saatler ilerledikçe de sonuçlar netleşmeye başlıyordu. Çeteler 20’den fazla kayıp vermiş, çok sayıda askeri mühimmat ve araç da direniş güçlerinin eline geçmişti. Yaşanan çatışmalar boyunca üç gerilla ve iki peşmerge de yaşamını yitirmişti.

Halk direnişi sahiplendi
Yaşamını yitiren gerillaların Önce Mexmûr, ardından Kandil dağına götürülmesi sırasında binlerce insanın konvoy halinde hareket etmesi, Kürt halkının da kendilerini feda eden savaşçılara ne kadar sahip çıktığını gösteriyordu.
Çetelerin alandaki varlığı başta Mexmûr kasabası olmak üzere Hewlêr’in güvenliği için de risk teşkil etmektedir. Bu operasyonla risk tümden olmazsa da büyük orada ortadan kaldırılmış oldu.
Bu operasyonla gerillanın peşmergeye ne kadar moral verdiği ve savaşa motive ettiği bir kez daha görülmüş oldu.
Gerilla ve peşmergenin ortak gerçekleştirdiği bu operasyon, tüm dünyaya birlikteliğin mesajı oldu. Çatışma mevzilerindeki ortaklaşma güçlendirdi. Hem mevzilerdeki savaşçılar hem de sokaktaki insanlar üst makamlardan bu ortaklaşmanın siyasi bir karaktere kavuşturulmasını bekliyor.



DEMHAT TOLHILDAN/ANF/MEXMÛR