KDP'nin Kürt kurumlarına yönelik baskınında gözaltına alınan ve sınır dışı edilen Yekitiya Star üyesi Nujin Yusuf, "Bize ya Güney siyasetini kabul edin ya da burada çalışmanıza izin vermeyeceğiz' dediler" diye konuştu. Ambargo uygulanan Mexmûrlular ise kitlesel bir basın açıklamasıyla tepki gösterdi.

Güney Kürdistan'ın Hewlêr, Zaxo ve Duhok kentlerinde 19 Mayıs'ta Asayiş güçleri tarafından Kürt kurumlarına yönelik gerçekleşen baskınlara ilişkin KDP'li yetkililerden herhangi bir açıklama gelmezken, kurumların kapılarındaki kilit kaldırılmadı. KNK, PÇDK, DİHA, RJAK, Rojî Welat, Yurtsever Gençlik Derneği’ne düzenlenen baskınlarda kurumların çalışanları ve misafirleri yaka paça gözaltına alınmış, malzemelerine el konulan kurumların kapıları kilit ve zincirle kapatılmıştı. Kurumların bulunduğu sokağa da nöbetçi bırakılarak giriş çıkışlar yasaklanmıştı. Kurumların kapıları dün de açılmadı, çalışmaları engellendi.

Sınırdışı edildi

Gözaltına alınan Kürt siyesetçi ve gazeteciler serbest bırakılırken, Rojava'daki Kadın Hareketi Yekîtiya Star'ın Güney Kürdistan Temsilcisi Nujin Yusuf ise sınırdışı edilerek Rojava’ya gönderildi. Güney Kürdistan'da kalma hakkı olmasına rağmen sınırdışı edilen Yusuf, gözaltında yaşadıklarını ANF'ye anlattı. KDP’ye bağlı güçlerce iki gün boyunca gözaltında tutulduğunu aktaran Yusiv, bu süre içerisinde psikolojik baskıya maruz kaldığını belirtti.

Ya kabul et ya terk et

Yusuf, “Ellerimi kelepçelemek istediler. Benimle beraber yakalanan Xebat arkadaşın ellerini kelepçelemişlerdi. Bizi Duhok’a götürdüler. Bizi neden alıkoyduklarını söylemediler. Sadece söyledikleri ‘ya Güney siyasetini kabul edeceksiniz, ya da burada çalışmanıza izin vermeyiz’ şeklinde idi. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde çok yoğun psikolojik baskıya maruz kaldım” dedi.

Bir yıllık oturumu var
Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde resmi bir şekilde çalıştığını söyleyen Yusiv, amaçlarının sadece Kürt halkına hizmet olduğunu fakat bunun KDP tarafından engellendiğini belirtti. Yusiv, “Süleymaniye’de bir yıllık oturum verilmişti. Ancak Süleymaniye’de verildiği için Hewlêr hükümeti bu oturum iznini kabul etmedi. Bu ortaya çıktı. Orada Yekitiya Star’ın resmi temsilcisiyim, aynı zamanda TEV-DEM içinde de yer alıyorum" dedi. 


'IŞİD üyesi gibi sorgulandık'

Nujin Yusiv, şöyle devam etti: “Gözaltındayken bana bakış açıları sanki zarar vermek isteyen birine yaptıkları uygulamalar şeklindeydi. Sanki ‘ben bir IŞİD üyesiyim ve Başur’da intihar eylemi için gitmişim’ bu çerçevede sorgulandık. Ben ve diğer arkadaşlarıma açık açık ‘sizin burada yeriniz yok, kendi ülkenize dönün’ dediler. Gerçekten de oraya Kürdistan demek çok zor. Orada Kürdistan’a zarar veren her güç barınabilir. Ancak şerefiyle Kürdistan çıkarlarına hizmet etmek isteyen birisinin orada çalışma imkanı çok zor. Birçok sivil kuruma saldırı gerçekleştirdiler. Biz de bunların içindeydik. Asıl korktukları Rojava’da oluşan güçtür."
Rojava’dan Güney Kürdistan’a göç eden Rojavalılara da seslenen Yusiv, bugün kendisini sınırdışı eden güçlerin yarın diğer Rojavalıları da çok rahat bir şekilde sınırdışı edebileceğini vurgulayarak, geri dönmeleri çağrısında bulundu.

Mexmûrlular: Kirli politikadan vazgeç

KDP'nin 20 Mayıs'tan itibaren Mexmûr Şehit Rustem Cudi Mülteci Kampı'na uyguladığı ambargo ise kampta kitlesel bir basın açıklamasıyla protesto edildi. Demokratik Halk Meclîsî Divan Üyesi Yusuf Kara, "Herkes göç etme nedenimizi biliyor, biz de iyi biliyoruz ki bu saldırılar kaynağını nereden alıyor. KDP canı ne zaman isterse Mexmûr üzerinde kirli politikalar yürütüyor. Bizim üzerimizde ahlak dışı uygulamalar geliştiriyor" dedi. KDP'nin Rojava'ya dönük politika ve uygulamalarına dikkat çeken Kara, "Rojava Kürdistanı'nda büyük bir başarı olarak kantonlar kuruldu. Şehitlerin kanıyla gerçekleşen bu devrim ve elde edilen bu başarı KDP'yi rahatsız ediyor ve devrimin başarısızlığa uğraması için elinden ne gelirse yapıyor" dedi.

'Türkiye ile ihanet işbirliği'

KDP ve Türkiye arasındaki işbirliği üzerinde de duran Kara, "KDP, Rojava Kürdistanı Devrimi başarısızlığa uğrasın diye Türk devletine söz vermiş. KDP, Türk devletiyle bir ihanet işbirliği içinde. KDP'nin patlama gerçekleştirme, öldürme gibi birçok kirli uygulamaları gün be gün açığa çıkıyor ve basında yer alıyor" diye konuştu.
"KDP, bu ihanetine kimsenin ses çıkarmamasını istiyor, bundan dolayı da basın ve kurumlar üzerine böyle bir saldırı gerçekleştirdi" diyen Kara şöyle devam etti: "KDP diğer Kürt güçleriyle arasında ne zaman bir problem çıksa hemen Mexmûr'a dönük bir saldırı gerçekleştiriyor. Bu ahlaki bir yaklaşım değildir. Mexmû halkı 20 yıldır zor koşullarda zulüm ve baskılara karşı direniyor. Hewlêr'e bırakmama, işe gidişleri engelleme gibi tehditlerle Mexmûr halkının gözünü korkutamaz. Biz hiçbir zaman özgürlükten yana duruş ve yaklaşımımızdan taviz vermeyeceğiz."
Mexmûr halkının bedel vermiş ama hiçbir saldırı karşısında boyun eğmemiş direnişçi bir halk olduğunu vurgulayan Kara, "Sadece KDP değil, hangi güç saldırırsa saldırsın boyun eğmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar kimseye düşmanlık etmedik, etmeyeceğiz de ama kimseye boyunda eğmeyiz" dedi.

HEWLÊR/MEXMÛR