
Gerillaların mezarlarının tahrip edilmesine tepki gösteren aileleri, “Hatun Tuğluk’un mezarına saldıranlarla çocuklarımızın mezarına saldıranlar arasında bir fark yok” dedi.
Son dönemlerde artan mezarlık saldırıları kamuoyundan tepki çekerken, Amed’in Bağlar ilçesinde bulunan Yeniköy Mezarlığı’nda HPG ve YPS’lilere ait bazı mezarlara yönelik saldırılar sürüyor. PKK’li Netice Katar’ın annesi Rinde Katar, mezarlıklara yönelik saldırıları haber bültenlerinden öğrenmesiyle birlikte kızının mezarına koştuğunu belirterek, “Mezarımızdan ne istiyorlar? Dünyada görülmemiş bir şey, haberi duyar duymaz mezarlığa gittim. Kızımın mezarına saldırmışlar, mezar taşına sardığım, benim ve onun için manevi değeri olan poşuyu almışlar” diye konuştu.
Toprağımıza gömdük
Mezarlığın etrafında diktiği ağaçların söküldüğünü de dile getiren anne Katar, mezarlıkta birçok mezarın da isim ve fotoğraf kısmının tahrip edildiğini gördüğünü söyledi. Yapılanların hiçbir inanca sığmadığını ifade eden Katar, “Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk yaşlı bir kadındı. Onun mezarına da saldırdılar, gömülmesine dahi izin vermediler. O mezara saldıranlar ile bizim çocukların mezarına saldıranlar arasında hiçbir fark yoktur” diyerek tepki gösterdi. Çocuklarının mezarda dahi rahat bırakılmadığını dile getiren Katar, “Onların da mezarları var. Biz bir gün dahi onların mezarına saldırmadık, saldırmayız da. Çocuklarımızı kendi toprağımıza gömmüşüz. Saldırmamaları için nereye götürelim, onlardan mezar mı kaçıralım?” diye konuştu.
Mezarda da rahat yok
Amed’in Sur ilçesinde “Sokağa çıkma yasağı” sırasında şehit düşen ve 5 ay sonra cenazesine ulaşılabilen Ramazan Öğüt'ün (17) mezarının da kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildiğini aktaran baba Mithat Öğüt, oğlunun mezar taşındaki isim ve fotoğrafının mermer macunuyla kapatıldığını söyledi. Oğlunun cenazesini almak için günlerce açlık grevi eylemine girdiklerini ve oturma eylemi yaptıklarını hatırlatan baba Öğüt, oğlunu bir mezara kavuşturduğunu, ancak mezarda da rahat bırakılmadığını söyledi. Müslüman bir ülkede bu tür saldırıların yaşanmasının utanç verici olduğunu vurgulayan Öğüt, “Hatun Tuğluk’un mezarına yapılanları da gördük. Oradaki 10 kişiye polis müdahale etmedi. Bir annenin cenazesi toprağın altından çıkarılıp başka yere gönderildi. Böyle düşmanca şeylerin yaşandığı bir ülkede, ne kardeşlik olur ne de barış olur” sözleriyle duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Oğlunu kendi toprağına gömdüğünü, buna rağmen saldırıya uğradığını ifade eden Öğüt, “Bunlar hala çocuklarımızdan korktukları için böyle saldırıyorlar” dedi.
Cenazeler hala verilmedi
Nusaybin direnişinde şehit düşen 28 kişinin cenazesi DNA eşleşmelerine rağmen hala ailelerine teslim edilmedi. Haftalardır ‘dosya ulaşmadı’ bahanesiyle aileleri oyalayan savcılık bu kez de dosyanın ulaştığını ama ailelerin dilekçe yazması gerektiğini ifade etti.
Mardin’in Nusaybin ilçesinde aylarca süren direnişte farklı tarihlerde toplamda 83 kişi şehit düştü. Aradan geçen 2 yıla rağmen halen onlarca cenaze kimsesizler mezarlığında bulunuyor. Son olarak 2 aydır DNA eşleşmeleri çıkan 28 cenaze de çeşitli bahaneler üretilerek ailelere verilmiyordu. Adreslerden sonra dosya skandalı ile gündeme gelen savcılık, cenazelere ait dosyaların kendilerine ulaştığı bilgisini ailelere verdi. Aileler 2 yıl sonra 28 cenazelerini alabilmek için savcılığa dilekçe verecek.
‘Dosya’ savcılığa ulaştı!
Daha önceden tespit edilen cenazeler 2 aydır farklı bahaneler ile ailelere verilmiyordu. Savcılık, ilk olarak adreslerin kaybolduğu bahanesini öne sürerken ardından cenazelerini almak için gelen ailelere “Dosya Nusaybin’de” dedi. Nusaybin’de imza atıp cenazeleri almaları gereken aileler, “Dosya Mardin’e gönderildi” denilerek tekrar Mardin’e gitmek zorunda bırakıldı.
Nusaybin’de bulunması gereken dosyaların haftalar sonra Mardin Savcılığı’nda olduğu öğrenildi. Aileler cenazeleri almak için dilekçe verecek. Yetkililer dilekçeden sonra ailelerin cenazeleri kimsesizler mezarlığından alabileceğini dile getirdi.
HABER MERKEZİ