
Dosya emirle hazırlanmış
Savcının dosyasını inceleyen Kanar, soruşturmanın önceden delillerle hazırlanmış değil siyasi bir emirle gerçekleştiğine dair ciddi verileri tespit ettiklerini söyledi. 22 Kasım'da gözaltına alınan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Ömer Güneş hakkında hazırlanan gözlem raporunun 24 Kasım tarihli olduğunu tespit ettiklerini kaydeden Kanar, "Yani gözaltında iken gözlem tutanağı düzenlenmiş. Bu da şunu gösteriyor. Önceden bir veri ya da delil yok. Bir emirle alınmışlar ve savcılığa çıkartılmadan bir gün önce de gözlem tespit tutanağı tutulmuş. Sorulan sorular da tamamen zihin taraması" dedi.
Talimatsa devlet zaten biliyordu!
Avukatların "Kandil ile İmralı arasında kuryelik yapıyorlar. Öcalan'ın talimatlarını taşıyorlar" denerek tutuklandığını hatırlatan Kanar şu çelişkiye dikkat çekti: "1999 yılından bu yana İmralı'da kuş uçurtulmuyor. Cezaevi Başbakanlık Kriz Merkezi'nin sözlü kurallarıyla yönetiliyordu. İmralı'da Milli Güvenlik Kurulu'nun sözlü hukuku işledi. Devlet zaten tüm görüşmeleri kayıt altına alıyordu. Tüm askeri ve sivil birimler de görüşmelerden haberdardı. Dolayısıyla orada talimat verilmesi gibi bir şeyin olması mümkün değil. O zaman akla şu geliyor. Devlet tuzak mı kuruyor? Hukuk aklıyla izah edilecek bir durum değil."
Ergenekon soruları Bizans entrikası
Kanar, avukatlara yöneltilen "Ergenekon" sorularını ise "gerçek toplumsal muhalefeti itibarsızlaştırmaya yönelik boş çabalar" olarak nitelendirdi ve "Tüm bunlar akla Bizans entrikalarını getiriyor" dedi.
33 avukatın tutuklanmasının, Cumhuriyet tarihinde hukukçulara yönelik gerçekleştirilmiş en büyük saldırı olduğunu belirten Avukat Ercan Kanar, "Bu savunma mesleğine korkunç bir darbe" dedi ve gerekli itirazları ve yasal başvuruları yapacaklarını ekledi. Kanar bu amaçla yaşananları Akdeniz Avukatlar Birliği ve Uluslararası Avukatlar Birliği gibi hukuk kurumlarına ileteceklerini, yargılamayı yürüten hakimi de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikayet edeceklerini bildirdi.
ÇAÐDAŞ KAPLAN/DİHA/İSTANBUL