
Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş, konuşmasına 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'ne değinerek başladı. "Engellilerin sorunlarını görmeyen herkes engellidir" diyen Demirtaş, "Türkiye'de engelli oranının bu kadar yüksek olması vesilesiyle bütün sorunların çözümü için bir bakanlığa ihtiyaç vardır. Sadece engelli yurttaşların sorunlarıyla ilgilenmelidir" dedi.
Taşeron işçiler açısından durumun kölelik ötesi bir "rezalete" ulaştığını vurgulayan Demirtaş, AKP iktidarı döneminde taşeron işçi sayısındaki artışın bunu gösterdiğini söyledi. Demirtaş, AKP'nin iktidara geldiği dönemde Türkiye'de 387 bin taşeron işçi olduğunu bu sayının bugün 2 milyon olduğunu belirterek, "Taşeron dediklerimiz günümüzün köleleridir. Taşeronluk sistemi kaldırılmalıdır" diye konuştu.
Bugün de rehin tutuyorlar
3 Aralık 1994'te Özgür Ülke gazetesinin dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in talimatıyla bombalandığını hatırlatan Demirtaş, şunları söyledi: "Talimatta Özgür Ülke gazetesine ilişkin önlem alınması emrediliyor. 3 gün sonra gazete bombalandı ve Ersin Yıldız yaşamını yitirdi. 20 yıl içinde 76 basın çalışanı katledildi. Bunların 30'u aktif gazeteci geri kalanı ise ya dağıtımcı ya da gazetede çalışan kişilerdi. Aradan 19 yıl geçti şimdi şu saatlerde Silivri'de bu gazetenin bugünkü temsilcileri yargılanıyorlar. 2 yıl önce AKP'nin talimatı ile 46 gazeteci gözaltına alındı. Aradan 19 yıl geçti o dönem katlediyorlardı bugün yargılama adı altında rehin tutuyorlar. Bu zihniyetin değişmediğinin göstergesidir."
Muhaliflere yönelik baskılarda adaletin kaplumbağa gibi, hükümete yönelik olanlarda ise tazı gibi gittiğini ve bunun yargının kime bağlı olduğunun göstergesi olduğunu kaydeden Demirtaş, davalardan örnekler verdi.
MGK'yi eleştiren yok
ilkeli olmak gerektiğinin atını çizen Demirtaş, şunları kaydetti: "İlkeli olmak yanlışlık nereden gelirse gelsin karşı çıkabilmektir. MGK kararlarının deşifre edildiği, dershane üzerinden egemenlik tartışmalarının yapıldığı bu günlerde ilkeli olmak önemlidir. Bu MGK kararlarını eleştiren var ama taraflardan biri de bu MGK'nin kendisinin hukuka aykırı olduğunu söylemiyor. Bu MGK'larda ne kararlar alındı. Bu kesimler bunu eleştirmedi. MGK kendi kontrollerinde diye hiçbir eleştirileri ve itirazları yok. Hani darbeciler ile yüzleşiyorduk. MGK darbe kurumudur. İlkeli olmak her yerde her zaman yanlışa karşı çıkmayı gerektirir."
MGK'nin 2009 DTK kararı
Demirtaş, MGK'nın Türkiye'de bütün hukuksuzlukların konuşulduğu bir kurum olduğunu söyleyerek, "Anayasanın da üstünde bir yerdir. Kararlarını hasbelkader bir bavuldan çıkarsa öğreniriz. Kararlarına karşı kimse itiraz edemez dava da açamaz. Bu MGK yakın zamanda 2009 yılında DTP'ye karşı yaptırım uygulanması kararları almıştır. Diyorlardı ki 'Bölge halkını terörle mücadele bağlamında rahatsız edecek ve yardımlar devam ettikçe bu rahatsızlığın devam edeceği bölge halkına hissettirilmelidir.' Bölge dediği Başbakan'ın deyişiyle Kürdistan'dır. Bu karardan iki yıl sonra Roboskî Katliamı gelişti. Tabi hiçbir bavuldan bu çıkmıyor" dedi.
Hepiniz ordaydınız
"Bugün MGK kararından yakınanlar, medyası, polisi, savcısı ile bu kararları uygulamadı mı? AKP ve cemaat bunu uygulamadı mı? Hepiniz ordaydınız. Size haksızlık yapılmış olabilir ama ilkeli olmak lazım" diyen Demirtaş, ilkeli olunduğu zaman adaletin tesis edileceğini söyledi. Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: "Siz toplumun bir kesimine bu kadar zulüm yapmışken, bunun faturasını bu dünyada da öbür dünyada da ödersiniz. Sizin iftiralarınız nedeni ile ne zulümler yaşandı. MGK'nın bu kararını hayata geçirmek için yaptığınız yayınlar ve diziler ile binlerce insanın tutuklanmasına yol açtınız. Dinimiz İslam adına hareket ettiğini söyleyenler; dinimizde yalanın ve iftiranın yeri yoktur. Ders çıkarılmış mı bundan? Hayır. Gençlik kongresinde yaptığım konuşmanın nasıl çarpıtıldığını ve halen aynı zihniyetinin sürdüğünü attıkları manşetlerden gördük. Yalan üzerine bir politika size ne kazandırabilir. Orada yaptığım konuşmada genç arkadaşlara hırsızlığa ve fuhuşa karşı örgütlenmelerini, eğitimler yapmalarını ve toplumda oluşan boşlukları doldurmalarını söyledim. Eğitim konusunda naçizane tavsiyelerimizi paylaştık. 'Dershaneler kapanıyor boşluğu siz doldurun' demişim. Vicdan ya. Dershane konusunda hükümete muhalefet etmek istiyorsunuz. Bu hakkınızdır. Ama bunu yaparken bu kadar kara propaganda İslamiyet ile uyumlu mudur? Manşetteki söze bakın 'Demirtaş'tan eğitim talimatı.' Niye rahatsız oluyorsunuz. Gençler kendini eğitsin dediğimizde niye rahatsız oluyorsunuz."
Dershanelerinize gelmeyen barbar mı?
"Binlerce yıllık bir medeniyeti olan halkı dershaneler aracılığı ile kurtarıyorlarmış. Ayıp değil mi? Dershanelerinize gelmeyenler barbar mıdır? Savunun dershaneleri ama kanına girdiğiniz bu halkın hesabını da bir gün vereceksiniz" diyen Demirtaş, kendilerinin ne AKP'nin önerdiği modeli ne de dershane ve özel okul modelini desteklemediklerini söyledi. Demirtaş, kendilerinin AKP'nin yanında durmadığını ancak ıslarla kendileri üzerinden AKP'ye eleştiri götürmek için kendilerini karalamayı bazılarının hak gördüğünü belirtti.
Düzeni değiştirme derdiniz yok
Demirtaş, Fethullah Gülen Grubu ile AKP'nin yayında olmadıklarını, böyle bir zorunlulukları da olmadığını belirterek, BDP'nin önerisinin geyet açı olduğunu söyledi. Demirtaş, "Bu ülkede halkın yüzde 85'i yoksuldur. Taşımalı eğitimle yatılı okullarda zar zor eğitim alıyorlar. Anadili Türkçe olmayanlar 5 yıl bunu öğrenmeye çalışıyorlar. Bu düzeni değiştirelim gibi bir derdiniz yok. Bütçe görüşmeleri başlayacak. Orada eğitimde yatırıma ayrılan bütçeyi göreceğiz. Bütün bakanlık içinde yüzde 8'dir. Savunma bütcesinin ise yüzde 50'si yatırıma uygulanıyor. Yani silah ve bomba alınıyor" dedi.
'Hep birlikte paralel devlet kurdunuz'
Demirtaş, AKP'ye de Fethullah Gülen Grubu'na da seslendi: "Buyrun bunları tartışalım. 200 bin atanamayan öğretmen var. 120 bin dershanede çalışan öğretmen var. Bunların hepsini alın insan onuruna yakışır bir şekilde çalışsın öğretmenlerimiz. Gelin anadilde eğitimi, anayasada yasalaştıralım. İyi bir eğitim istiyorsanız. Ne yaptığınızı biliyoruz. Hep birlikte paralel devlet kurdunuz. 2004 yılında alınan o MGK kararından cemaatin haberi yok muydu? Hükümet soruyor kaçınızı vali yaptık diye. El ele verip paralel devlet kurdunuz. KCK operasyonundan biliyoruz. Her bölgenin cemaat sorumlusu var. Bunlar aylık olarak gizli toplantılara davet ediliyor. Bazılarında savcılar, emniyet müdürleri ve rektörler var. MİT'in bundan haberi yok mu? Bu toplantılarda o bölgede yapılacaklar tartışılır. Cemaatin bölge müdürü yeri geldiğinde valiye emir verir. Şunu tutuklayacaksın, şunu tayin edeceksin diyorlar. AKP bunları bilmiyor mu? BDP kent meclisi kurdu diye kıyamet kopardınız. Asıl paralel devleti siz kurdunuz."
Roboskî hatırlatması
Demirtaş, yalanlar üzerine dershanelerin savunulamayacağını söyledi. MGK kararlarının sadece bir kesime karşı alınmadığını bütün farklılıklara karşı alındığını hatırlatan Demirtaş, "İktidar ile aranızda hesap varsa bunu birlikte görün" dedi. Roboskî'nin yıldönümünün geleceğine dikkat çeken Demirtaş, "2 yıl geride kalacak. Daha talimatı kim verdi yargıya teslim edilmiş değildir. 2 yılda bulunmaz mı? Savcılar uyursa bu meseleler böyle oluyor. AİHM'in Şırnak'a ilişkin kararı güncellendi. Gene MGK'da benzeri kararların alındığı dönemlerdi. Gayri resmi olarak 41, resmi rakamlara göre 36 kişi can veriyor. O dönem Tansu Çiller 'Bu uçaklar bizim değil' dedi. Tansu Çiller halen sağdır. Bir kişi çıkıp bunu sormuyor. Nasıl sorsunlar ki 34'ünü de bunlar öldürdü. Roboskî'de aynısını yapan başbakan, Tansu Çiller'den nasıl hesap sorsun. Dershaneler konusunda kıyameti kopar. Şu bir haftada dershaneler için kıyameti koparanlar bunu yaptınız mı?" diye konuştu.
'3 parti tekçilikte uzlaştı'
Demirtaş, anayasa konusunda artık bir uzlaşmanın mümkün olmadığını vurgulayarak, "3 parti tekçilik ve ırkçılıkta uzlaştılar. Artık taslak halk ile paylaşılmalıdır. Geçmiş tartışmalar açıklanmalı ki kim neyi savunmuş herkes görsün. Venedik Komisyonu'nu davet edebiliriz. Onların gözlemciliği altında çalışmalarımızı sürdürebiliriz. Artık 4 parti uzlaşamıyorsa üçlü veya ikili olarak partiler uzlaşı arayabilir. Arzu eden varsa anayasa önerimiz ilk maddesinden itibaren hazırdır ve komisyona verdik. Gelin yapalım. Bizim halka karşı alnımız açıktır. Bu şartlarda biz devam etmeye hazırız. Gene 'çözüm komisyonu' kuruldu. Sonuç ise 90 yıldır tekrarlanan teraneler tekrarlandı. Götürüp Meclis komisyonuna sundular. Hiçbir çözüm önerisi yok. Perspektif sunulmuyor. Hiçbir şey yok" dedi.
Hasta tutsaklar
Demirtaş, cezaevinde bulunan hasta tutsakların sayılarının 160'ı geçtiğini ve her an ölüm haberlerinin gelebileceğini söyledi. "Ölüm için gün sayan mahpuslar var" diyen Demirtaş, bu konuda artık somut adımlar atılmasını beklediklerini belirtti. Demirtaş, "Adalet Bakanı'nın son günleridir. Yapacaksa bir insan olarak kendisinden daha fazla duyarlılık bekliyoruz" diyerek, konuşmasını tamamladı.
ANKARA