Asuri-Süryaniler, dünyanın en eski bayramı olan  Akitu bayramını İsveç’in başkenti Stockholm’de kutladı. Asuri-Süryani cemaati, Süryanilerin korunması için Birleşmiş Milletler’e devreye girmesi ve korunaklı bölge oluşturmasını istediler.

30 bin Süryaninin yaşadığı Stockholm’un Södertälje ilçesindeki Akitu kutlamaları bu yıl Irak ve Suriye’de DAİŞ’in, Kürdistan’da ise Türk devletinin saldırıları nedeniyle buruk geçti.

İsa’dan önce bir gelenek olduğu için kilise tarafından yasaklanan ve antik Akad dilinde arpa anlamına gelen Akitu kutlamaları Asuri Çocuk Korusu’nun Süryanice şarkılarıyla başladı. Ardından yazarlar Svante Lundgren ve Taina Kantola Asurları anlatan kitabın tanıtımını yaptılar. Kilisenin önünde toplanan Süryani gençleri ise davul zurna eşliğinde hep birlikte halaya durdu. Süryanilerin tanınmış müzisyeni Ilona Danho şarkılarını seslendirdi.


Södertälje bir Süryani kenti

Artık İsveçlilerden ziyade Süryanilerin bir kenti haline gelen Södertälje’deki kutlamaya katılan İsveç Merkez Partisi Dış Politika Sözcüsü Kerstin Lundgren, Asuri-Süryanilerin Dicle ve Fırat ırmakları arasında yaşayan dünyanın en eski medeniyeti olduğunu hatırlattı ve ekledi: “Şimdi savaşın korkunç yüzünü Suriye ve Türkiye’de görüyoruz. İnsanlık suçu işleniyor, yeni soykırımlar yapılıyor. İktidara susamışlar ve teröristler, etnik temizlik yapıyor, katlediyor ve her şeyi yakıp yıkıyorlar. Bundan en çok etkilenen halklardan biri de Süryaniler…’’

Liberal Parti Milletvekili ve Dış Politika Sözcüsü Birgitta Ohlsson ise konuşmasında, 1915 yılında Ermeni-Süryanilere yapılan soykırım ile günümüzde DAİŞ’in yaptığının aynı olduğuna dikkat çekti. İsveç Parlamentosu’nun 2010 yılında 1915’te Ermeni-Süryani ve Pontus Rumlarına soykırımlarını kabul ettiğini hatırlatan Ohlsson, İsveç hükümetinden 1915 soykırımının okullarda ders kitaplarına konulmasını talep etti.


50 yıldır İsveç’teler

Ohlsson, bundan 50 yıl önce İsveç’e gelmeye başlayan Asurilerin politikadan güzel sanatlara, iş yaşamından spora kadar İsveç toplumuna ciddi katkılarda bulunduğunu ifade etti. Süryani cemaatine eleştirilerini de yönelten Ohlsson, “Çok sayıda yetenekli Asuri-Süryani kadınıyla tanıştım. Ama bugüne kadar tek bir Süryani kadını parlamentoya giremedi. Bugün parlamentoda 6 erkek Süryani milletvekili var ama tek bir kadın bile yok. Önümüzdeki seçimlerde bir Süryani kadının milletvekili olması lazım” diye konuştu.

Södertälje Belediye Başkanı Boel Godner ise göçmen grupları arasında İsveç toplumuna en iyi entegre olan grubun Asuriler olduğunu ve belediye başkanı sıfatıyla Süryanilerle birlikte Akitu’yu kutlamaktan onur duyduğunu söyledi.


Bethnahrin’e bombalar yağıyor

Midyatlı Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Yılmaz Kerimo ise şunları söyledi: “Ana yurdumuz Bethnahrin’e bombalar yağıyor. Halkımız ülkemizde Akitu’yu bizim diasporada kutladığımız gibi kutlayamıyor. Asuriler genellikle, Hıristiyan Araplar, Kürtler veya Türkler olarak adlandırılıyor. Hayır, dostlarım, Biz Hıristiyan Arap, Kürt ve Türk değiliz.”


‘Akitu, ilk kez 1973’te gizlice Midyat’ta kuladık’

1975 yılından bu yana İsveç’te yaşayan Midyatlı Aziz Poli, Akitu bayramını ilk kez 1973 yılında gizlice kutladıklarını söyledi ve ekledi: ‘’1 Nisan günü Mor Şumini Kilisesi’nde gençlerle birlikte toplandık. Hep beraber bir kamyona bindik ve Mor Gabriel Kilise’sinde giderek Akitu’yu kutladık.’’

Daha sonra 1974 ve 1975 yıllarında İstanbul’da bir lokal tutarak Akitu’yu gizlice kutladıklarını söyleyen Poli, “Akitu gibi günlerin halkımızın bilinçlenmesi ve kendi değerlerine sahip çıkması için bilinmesi ve kutlanması önemli” diyor.


Kilise yasakladı


Asuri-Süryani Araştırmacı-Yazar ve Nisbin Yayınevi sorumlusu Hanna Beth Sawoce ise Akitu bayramının İsa’dan çok önceleri kışın karanlığı ve soğuğuna tepki olarak baharın gelmesini ve doğanın yeniden canlanmasını üzerine insanların 10 ila 15 gün tatil yaparak yeni yılın gelişini kutladıklarını söylüyor.

Asurilerin Hıristiyan olmalarından sonra bu geleneğin kilise tarafından yasaklandığını belirten Sawaco, son 50-60 yıl içinde Asuriler arasındaki ulusal bilincin artmasıyla birlikte eski geleneklerin yeniden canlanmaya başladığını söylüyor.

İlk Akuti kutlamalarının Irak, İran ve Lübnan’da başladığını, daha sonraları da Suriye, Türkiye ve diasporada kutlamaların yapıldığını anlatan Sawaco şöyle dedi: “Eski Farslılar, Romalılar, Yunanlılar, Asurlar ve Ortadoğu’da devletleşemeyen halklar doğaya önem veriyorlardı. Ama bu gelenekler tek tanrılı dinlerin ortaya çıkmasıyla birlikte sönmeye başladı. Özellikle de İslam’dan sonra tüm bunlar günah ve suç sayıldı.”

Sawaco, Türkiye’de politik uyanışın geç olmasından dolayı Akitu kutlamalarının 10-15 yıl önce başladığını belirterek, “Kürtler hem kendileri hem de bizleri uyandırdılar. Özellikle de 1960’lı yıllarda devrimci ve sol hareketin yükselmesi bizi çok olumlu yönde etkiledi.” 

Akitu’nun Suriye ve Irak’ta kutlanmasına rağmen Bethnahrin’de yaşayan halk ise bu bayramın İsa’dan önceki bir gelenek olduğu için sahip çıkmıyor.


KÜLTÜR SERVİSİ