22-24 Mayıs tarihleri arasında yapılacak olan etkinliğe, Koma Arîn ve Govenda Hevalan grupları da katılacak. Her iki grup da, Avrupa’da Kürt sanat ve kültürünün gelişmesinde önemli bir yere sahip olan Mîhrîcan’a sıkı bir şekilde hazırlanıyor.
Mîhrîcan Etkinliği için Almanya’nın kuzeyinde bulunan Basau kentinde kampa giren folklorcular oldukça iddialı.
Kiel ve Neu-Münster kentinden yaklaşık 75 folklorcunun katıldığı kampta eğitmenlik görevini Oktay Dağ, Özlem Sevim, Özge El ve Baran Keskin yapıyor.
Kendileriyle konuştuğumuz folklor öğretmenleri bölgede sanatsal ve kültürel çalışmaların güçlendirilmesi ve Mîhrîcan’a hazırlanmak için böylesi bir kamp çalışmasına ihtiyaç duyduklarını söyledi.
Kamp beklentilere cevap veriyor
Kampta folklor çalışmalarının yanı sıra teorik ve ritim çalışmaları da yaptıklarını söyleyen folklor öğretmenlerinden Oktay Dağ, kampın bir çok yönüyle beklentilerine cevap olduğunu söyledi. Dağ, Mîhrîcan etkinliğine katılacak olan grupların Kürt kültürünü en iyi şekilde temsil etme gibi bir misyonu olduğunu, bundan dolayı da kendi üzerlerine düşen her türlü özveriyi seve seve yerine getireceklerini vurguladı.
Kamp ortamında kolektif bir yaşamı esas aldıklarını belirten Baran Keskin de, folklor çalışmaları yanı sıra kamp ortamında güçlü arkadaşlık duygularınında geliştiğini belirtiyor.
“Folklorcu arkadaşlarımıza bir şeyler öğretirken bizler de her gün yeni şeyler öğreniyoruz” diyen Keskin, Mîhrîca’nın Kürt kültürünü ve sanatını yaşatmada belirleyici bir rolü olduğunu belirtti.
Bir diğer öğretmen Özlem Sevim ise, kampın bir arkadaşlık havası içerisinde geçtiğini belirterek ve bu tür festivallerin Kürt sanatını diğer toplumlara tanıtmada önemli bir misyona sahip olduğunu ifade ediyor.
Sevim “Kampta Kürdistan’ın dört tarafından gelen arkadaşlarımız var. Bu kamp sayesinde güçlü bir arkadaşlık duygusu da ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Özge El de, kültürel ve sanatsal çalışmalar içerisinde yer alan arkadaşlarının toplum içerisinde daha sosyal ve kendilerinden emin bir konumda olduğunu belirterek başka bir yöne işaret ediyor: “Kampta ortak dil Almanca olsa da elimizden geldiğince kendi ana dilimizi konuşuyoruz. Bu çalışmalar sırasında eğitimciliğin yanı sıra bizlerde farklı sorumluluklar da gelişiyor. İnsanlar anadilleri, kültürleri ile kendilerine ifade edebilir. Bu çalışmalara ilgi duyan Kürt gençlerine kapımız her zaman açıktır.”
M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG