
Duruşmaya Hatip Dicle ile birlikte tutuklu yargılanan 31 kişi katılmadı. Dünkü duruşmaya DTP Genel Merkez Kadın Meclis çalışanı Sevê Demir ile ilgili delil ikamesiyle başlandı. Savcılık ve mahkeme ifadeleri okunan Demir ile ilgili "mercek" kod isimli gizli tanık beyanlarına yer verildi. Hakkındaki iddialara Kürtçe cevap vermek isteyen Demir'in mikrofonu kapatılırken, müdafi avukatlardan Meral Danış Beştaş, gizli tanık beyanının suni delil yaratma amacı ile oluşturulduğunu ifade etti. Av. Beştaş, "Örgütsel bir kimliğe büründürülmeye çalışılıyor. Asılsız ve mesnetsiz ifadelerdir bunlar. Eşkali 3 farklı şekilde tarif eden gizli tanık beyanının gerçeği yansıtmadığı ortadadır" diye konuştu.
Tüm etkinlikler suç
Demir'in katıldığı belirtilen olaylar ile ilgili tutanaklar da okunurken, 4 Nisan "Amara Yürüyüşü", 8 Mart "Dünya Kadınlar Günü", "Sayın Kampanyası", BDP Genel Merkezi tarafından organize edilen kimi eylem ve etkinliklerin "suç" olduğu iddia edildi.
Kürtçe savunmaya devam
Newroz kutlamasına ilişkin iddialara Kürtçe cevap veren ve mikrofonu kapatıldığı halde konuşmasına devam eden Demir, Newroz bayramının 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu bu nedenle katıldığını belirtti. Demir'in "Fotoğraflarımı da istiyorum. Fotoğraflarımı verirseniz bu trajikomik olayı hatıra olarak saklayacağım" sözleri, duruşma salonunda gülüşmelere neden oldu.
Geçtiğimiz Cuma yapılan son duruşmada, tüm tutsaklar adına açıklama yapan Lütfi Dağ, Kürtçe savunma yapmaya devam edeceklerini belirterek, "Türkçe bildiğimiz halde Kürtçe savunmada ısrar edeceğiz. Kürt halkı üzerinde devam eden bu asimilasyon politikasına boyun eğmeyeceğiz" demişti.
DİHA/AMED
2 yetmezken 1'e düştü
Duruşma öncesinde söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Av. Mehmet Emin Aktar, müvekkilleri ve müdafi avukatlara yönelik hukuksuz uygulamalara dikkat çekti. Av. Aktar, her duruşma öncesinde savunma avukatlarının polisler tarafından kimlik kontrolüne tabii tutulduğunu belirterek, sert bir dille eleştirdi. Duruşma salonu düzeninden bizzat mahkeme başkanının sorumlu olduğunu belirten Aktar, sorunun bir an önce çözülmesi gerektiği, aksi taktirde tutumlarının farklı olacağı uyarısında bulundu.
Aktar, tutuklu müvekkillerin duruşma öncesi hazır edildikleri adliye nezarethanesinin insani yaşam koşullarına uygun olmadığına da dikkat çekti. Müvekkillerin tutulduğu 2 nezarethanenin yetersiz olduğunu belirterek, sayının arttırılması yönündeki taleplerine karşılık müvekkillerinin tek nezarette tutulmaya başlandığını söyledi. Diğer müdafi avukatlar da yaşadıkları sıkıntılar ile müvekkillerinin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin söz aldı. Şikayetlere ilişkin Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz ise, duruşma salonuna giren avukatların kimliklerinin sorulması talimatını vermediklerini, görevli kolluğun gereksinim duyduğu için böyle bir yola başvurduğunu öne sürdü.