Dışarıdan hiçbir gücün Minbic halkının yaşamına karışmasına ve güvenliği tehdit etmesine izin vermeyeceklerini belirten Minbic Askeri Meclisi Genel Komutanı Ebû Adil, olası bir saldırıya karşı yaşam alanlarını sonuna kadar savunacaklarını vurguladı.

Minbic Askeri Meclisi Genel Komutanı Ebû Adil, bölgede yaşanılan son gelişmeler ve ABD ile Türkiye’nin Minbic üzerinden vardığı ortak açıklamaya ilişkin ANHA’ya konuştu.

Minbic’i özgürleştirme hamlesinden önce İncirlik’te Amerikalı temsilciler, Türk yetkililer ve şehit Ebu Emced başkanlığındaki Minbic Askeri Meclisi heyetinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıyı anımsatan Ebû Adil, Türk devletinin Minbic’in kent halkı tarafından yönetildiğini gördüğünü vurguladı.

Türkiye’nin İncirlik Toplantısı’nda alınan kararları ihlal ederek güvenlik gerekçesi ile Minbic’i işgal etmek istediğini belirten Ebû Adil, “Türk devleti Cerablus, Bab ve Efrîn gibi yerleri işgal ederek işgalci bir devlet olduğunu kanıtlamıştır” dedi.

QSD ve YPG savaşçılarının Minbic’in DAİŞ’ten özgürleştirilmesinin ardından kentten çekildiğini aktaran Ebû Adil, “YPG’li askeri danışmanlar Minbic Askeri Meclisi savaşçılarını eğitmek için kaldı. YPG askeri danışmanları da kentten çekildi. Askerlerimiz şu an Uluslararası Koalisyon tarafından eğitilmektedir” şeklinde konuştu.

Minbic’in Türk devletinin desteklediği DAİŞ çetesinden QSD ve YPG savaşçıları sayesinde özgürleştirildiğini belirten Ebû Adil, QSD ve YPG’ye teşekkür etti. Uluslararası Koalisyon yetkililerinin Türk devletinin tehditleri karşısında kendilerine sonuna kadar destek verme sözü verdiğini aktaran Ebû Adil, kentlerini sonuna kadar savunacaklarını belirtti.

Koalisyon heyeti: Devam edeceğiz

Bu arada General James Gerard, Captain Will, ABD’nin Suudi Arabistan eski Büyükelçisi William Roubak’tan oluşan heyet, Minbic İçişleri Komitesi Eşbaşaknı Ebd Mustafa ve Sosyal İlişkiler Eşbaşkanı Adil Ebdulselam ile beraber Minbic sokaklarında gezdikten sonra Minbic yönetimiyle görüştü.

Minbic Askeri Meclisi Genel Komutanı Mihemed Ebu Adil, yardımcıları Şêx İbrahim Benawi ve Eli Necim, Minbic Askeri Meclisi Sözcüsü Şervan Dewiş ve Askeri Meclis komutanları görüşmeye katıldı. Görüşmede, yeni anlaşmalara varıldı ve kentteki huzur ve güven ortamını destekleneceği vurgusu yapıldı.

General James Gerard, Minbic Askeri Meclisi’ni desteklemeye devam edeceklerinin altını çizdi. Sözlerinin arkasında duracaklarını belirten General Gerard, Koalisyon’un kentte çalışmalarını sürdüreceğini; bölgede huzur ve güvenliğin sürmesi için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi. ANHA/MİNBİC

MİT Minbic’e yoğunlaşıyor

BÊRÎTAN SARYA/ANF

Türk devleti, Minbic’e dönük istihbarat, ajanlaştırma, kontra faaliyetleriyle iç kargaşa yaratma çabalarını yoğunlaştırıyor.

Minbic'teki yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre; Türk devleti, Minbic çevresinde gözlem noktalarını ve köylerdeki ajanlarının sayısını artırıyor. Ajanlara 400 dolar civarında para veriliyor. Minbic sınırına yakın kamplar oluşturulup ÖSO bayraklarıyla kamufle ediliyor.

İşgalci Türk devleti özel olarak şehir hakkında bilgi toplamak için Minbic’in kuzeyine düşen Mihsenli köyünün 2 km ötesinde bir gözlem ve eylem odası kurdu. Minbic’e bağlı olan Mihsenli köyüne 3 Mayıs günü Türk çetelerce yapılan saldırı boşa çıkarılmıştı.

Yine Bab’a bağlı Qibesin yakınlarındaki Til Tihîn’de Türk devletine ait olan askeri karargah da bir süredir Minbic’e yönelik istihbarat odası şeklinde kullanılıyor.

Minbic’e dönük kontra faaliyetler bu her iki odadan toplanan bilgiler sonucunda yine buradan koordine ediliyor.

Türk devletinin Minbic’te MİT planlamasıyla ve bazı tetikçileri aracılığıyla yürüttüğü kontra faaliyetleri yeni değil. Minbic’in özgürleştirilmesi ardından işgal hedefini sürekli dillendirdiği Minbic’te en fazla önem verdiği çalışma kontra faaliyetler. Bu konuda “Fırat Kalkanı Güçleri” olarak adlandırdığı çeteler ve DAİŞ artıklarıyla istihbarati ve kontra faaliyetler yürütüyor. Minbiç Askeri Meclisi yöneticilerine karşı geliştirilen sabotaj ve suikast eylemlerinden tutalım şehirde huzur ortamını bozmak ve halkı tedirgin etmek için araç patlatmalara ve ses bombalarına kadar değişti yöntemler kullanıyor.

Türk devletinin bugüne kadar en fazla bel bağladığı çalışmalardan biri de şehirdeki çete hücreleri eliyle Arap, Kürt, Çerkez, Türkmen, Ermeniler arasında fitne çıkarmak; özellikle Arap halkını kullanarak Minbic Sivil Yönetimi'ne karşı ayaklanma çıkarmaktı. Türk devleti, “Yönetim Kürtlerin elinde” vb. gibi söylemlerle en fazlada Arap-Kürt çelişkisi yaratmaya çalıştı. Fakat kendi öz yönetim sistemini iyi tanıyan Arap halkı ve Minbic halkları bu propagandaya rağbet etmedi.

Minbic Demokratik Sivil Yönetimi'yle kendi kendilerini yöneten Minbic'teki Arap, Kürt, Türkmen, Çerkez, Ermeni halkları kendi nüfus oranlarına göre öz yönetimde temsilcilerini bulunduruyor. 132 kişiden oluşan Minbic Demokratik Sivil Yönetimi'nde 71 Arap, 41 Kürt, 10 Türkmen, 8 Çerkez, 1 de Ermeni temsilci yer alıyor.

Fakat Türk devletinin tüm faaliyetlerine rağmen Minbic halkının yüzde 90’ı Minbic’in kendi kendini yönetmesinden memnun. ÖSO ve DAİŞ gerçeğiyle en fazla yüz yüze kalan Arap halkı bir daha asla ne ÖSO ne DAİŞ ne de onların babası Türkiye’yi istiyor. Minbic halkı, Türk devleti ve çetelerinin gerçeğinin farkında.

MİNBİC