Minbic Askeri Meclisi Üyesi Mistefa Minbic, Türk devletinin oluşturduğu ittifaklar ve dünyanın sessizliğine güvenerek, işgal ettiği alanı genişletmek istediğini belirterek, üç aydır özgürlüğü yaşayan Minbic’i esir alamayacağını söyledi. Uluslararası Koalisyon’u sözlerine sadık kalmaya, uluslararası kuruluşları da bu barbarlığa karşı ses çıkarmaya çalışan Minbic, Erdoğan’a seslendi: “Ant olsun ki; direnişimiz büyüyecek ve Minbic’te sana ve çetelerine cehennemi yaşatacağız!”

Minbic Askeri Meclisi Üyesi Mistefa Minbic, Türk devleti ve çetelerinin Minbic’e yönelik artan saldırılarını ANF’den Mahir Yılmazkaya’ya değerlendirdi:

Türk devletinin Minbic’in DAİŞ’ten temizlenerek özgürleştirilmesi ardından başlattığı saldırılar devam ediyor. Türk devleti son 5 – 6 gündür Minbic’in batısında yer alan Yılanlı, Şêx Nasır, Seb Wêran, Kavaklı ve diğer köyler ile Arima kasabası ve çevresinde hava saldırıları ile obüs atışlarını yoğunlaştırdı. Türk savaş uçakları birden fazla noktamızı vurdu. Her bir nokta birden fazla kez savaş uçaklarınca vuruldu. Savaş uçakları Minbic’te özellikle sivilleri ve sivil yerleşim alanlarını hedef alıyor. Çok sayıda sivil insanımız yaşamını yitirirken, onlarca sivil de yaralandı. Köylerde ciddi maddi hasarlar meydana geldi. Erdoğan gözünü karartmış, kurdurmuş bir şekilde Minbic’e saldırıyor. İnsansızlaştırmak istiyor.

Başından beri taraftır

Türk devleti Suriye’deki savaşta DAİŞ, El Nusra, Ehrar El Şam, Ceyş El İslam, Sultan Murat Tugayı vb. çete gruplarını açıktan destekleyerek, başlangıcından beri taraftır. 

Türk devletinin şimdi Kuzey Suriye – Rojava topraklarına yönelik girişimleri işgal boyutan vardırmasının ve bizzat sahaya gelmesinin en büyük nedeni Efrîn ve Kobanê kantonlarının birleşmesini engellemek. Türk devleti farklı halk ve inanç topluluklarını biraraya getirerek eşitlik, özgürlük, adalet temelinde ortak yaşamı ve özgür yaşam sistemini inşa etmeye çalışan Arapları, Türkmenleri, Süryanileri, Kürtleri, Çerkesleri vb. halk ve inanç topluluklarını kendisi için büyük bir tehdit olarak görüyor. Minbic Askeri Meclisi ve Minbic Halk Meclisi’ni tehdit olarak görüyor.

Bu nedenle Cerablus ve El Rai kasabasını işgal etti. Yine bu nedenle Bab kentini işgal etmek istiyor. 

Türk devletinin bölgedeki işgalleri ele alınırken sadece güncel siyasal ve askeri gelişmeler ile ele alınması da doğru değil. Tarihsel arka planı olduğunu unutmamak ve buna göre değerlendirmek gerek.

Yeni bir çete oluşturuyor

Minbic’e yönelik saldırılar ile Rojava – Kuzey Suriye Federasyonu halklarının da iradesini kırmayı ve teslim almayı hedefliyor.

Minbic, Kuzey Suriye’nin halklar mozaiği bir kenti olması ile bilinir. Minbic Askeri Meclisi, DAİŞ tarafından halklar hapishanesine çevrilen Minbic’i özgürleştirerek yeniden farklı halk ve inanç topluluklarının merkezi haline getirdi. Ancak Türk devleti bu durumdan rahatsız. Çok kirli planlar yürütüyor. Elimize ulaşan kimi bilgilere göre; Türk devleti, Cerablus’ta ‘Minbic Askeri Meclisi’ adı altında yeni bir çete grubu oluşturmaya çalışıyor.

Türk devletinin Minbic’e yönelik saldırılarının bir diğer amacı da Minbic Askeri Meclisi’ni kısa vadede zayıflatmak, orta ve uzun vadede ise yok ederek Minbic’i işgal etmek. 

Türk devleti, Efrîn ile Kobanê arasında olası bir koridorun açılmasının bölgeye yönelik izlediği Osmanlıcı politikaların sonu olacağını görüyor. 

Savaşçılar ne yapıyor

Minbic Askeri Meclisi’nin Minbic’i özgürleştirmesinin üzerinden yalnızca 3 geçti. Minbic Askeri Meclisi bu 3 aylık süre içinde önemli gelişmeler kaydetti.

Minbic Askeri Meclisi saflarına yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Bunların önemli bir oranı şuan eğitimlerini görmekte. Önemli bir oranı ise bugün Türk devleti ve çetelerinin saldırılarına karşı aktif bir şekilde savaşıyor ve topraklarını koruyor.

Minbic Askeri Meclis savaşçıları yaklaşık bir haftadır süren yoğun hava ve kara saldırılarına rağmen bir adım dahi geri atmadı.

Herkes bilsin ki Minbic Askeri Meclis savaşçıları AKP/Erdoğan, DAİŞ, El Nusra, Ehrar El Şam, Sultan Murat Tugayı vb. çete gruplarının Minbic’e yönelik saldırı karşısında geri atmayacak ve direniş büyütülecektir.

Kanımızın son damlasına kadar koordineli saldırılarına karşı savaşacağız. Bütün Türk tankları ölülerimizin üzerinden de geçse bir an olsun ki topraklarımızı savunmaktan, direnişten vazgeçmeyeceğiz.

Aksine direnişimiz büyüyecek ve Minbic’te Türk devleti ve çetelerine cehennemi yaşatacağız!

Sivil kayıplarımız var

Türk devleti ve çeteleri sivillere zarar veriyor; sivil kayıplarımız var. Şu dakikalarda dahi Arima kasabasında Türk devletinin sivil insanlarımıza yönelik saldırıları sonucu birçok sivil hayatını kaybederken, çok sayıda sivil ise yaralanmıştır. Uluslararası toplum ve kuruluşlar, sivillerin Türk savaş uçakları ve Türk topçuları tarafından parçalanarak katledilmesi karşısında suskun. ABD ve Rusya da Türk devletinin Minbic’e yönelik saldırıları karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor. Herkes kör, sağır ve dilsiz!

Türk devletinin Suriye topraklarına girmesi uluslararası güçler ile Türk devleti arasındaki ittifaklar sonucudur. Yoksa Türk devleti Suriye topraklarında bir balon dahi patlatamaz.

Türk devletinin Cerablus ve El Rai işgalleri ile birlikte Kuzey Suriye topraklarında başlattığı işgal ve saldırılar karşısında henüz hiçbir Arap devletinden, hiçbir Arap liderden bir tepki açıklaması dahi gelmedi.

Minbic’i ne bekliyor

Sömürgeci devletler, Rojava – Kuzey Suriye Federasyonu’ndan ve halklara verdiği umut ışığından korkuyor. Anlaşılıyor ki; Rojava – Kuzey Suriye Federasyonu’nun tasfiyesine yönelik olarak yapılan kirli ittifaklar beraberinde saldırıları getirecek ve giderek yoğunlaşacaktır.

Bu bilinçle yeni döneme hazırlanıyoruz ve herkes yaşamını savaşa göre ayarlamalıdır.

Kim sessiz kalır, saldırılar ve işgallere göz yumarsa Türk devletinin varlığını meşrulaştırmış olur.

Uluslararası Koalisyon’un bize verdiği söyleri yerine getirmesini bekliyoruz. T

Minbic’i savunmak için kanımızın son damlasına kadar savaşacağımızın bilinmesini istiyoruz.

Erdoğan’a sesleniyor ve bunu kafasına iyi koymasını istiyorum: Ant olsun ki; direnişimiz büyüyecek ve Minbic’te sana ve çetelerine cehennemi yaşatacağız!


Kim Bab’a ne kadar uzaklıkta

Savaşın kapıya dayandığı Bab’ta tüm taraflar da kentte burun buruna bir mesafe kadar gelerek, konumlanmış durumda.

Türk ordusu ve bağlı çeteleri, kasabanın kuzey yönünde DAİŞ’in denetimindeki kenttin merkez sınırlarına kadar yaklaşmış durumda. Günlerdir kasabanın doğusunda yer alan Qebasin kasabasında DAİŞ ile çatışmalar bu cepheden ilerleyişi yavaşlatırken, en son iki gün önce yaşanan hava saldırıları ve verilen kayıplar kent sınırına kadar ilerleyen güçlerin durmasını da beraberinde getirdi. Ancak Türk ordusu, İran ve Rusya ile görüşmelerinin ardından kendisine yönelik hava tehdidi ortadan kalkınca yeniden Bab’ın doğu ve batısından ilerledi. Böylece QSD bileşenlerinin Efrîn ve Minbic’ten Bab’a ulaşmasını bloke etmeye çalışıyor.

Hem batıdan hem de doğudan ilerleyen QSD bileşenleri her iki cepheden kenttin kapılarına dayandı. Kasabanın doğusundaki stratejik Arima kasabası bir kaç gün önce Minbic Askeri Meclisi’nin denetimine geçmesinin ardından bu cephedeki mesafe dün itibariyle 17 kilometreye kadar düştü. Aynı şekilde batı yönünden ilerleyen QSD bileşenleri ile lokal Kürt güçleri, Nayrabiya’dan sonra Şalah’a ulaştı. Bab kent merkezi ile aralarında sadece 4-5 kilometre kalmış durumda. Suriye rejimi ise güney hattından kasabaya yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta. 

Bab, belki de önümüzdeki bir kaç gün ya da hafta içerisinde “geleceğin Suriye’sinin nasıl şekilleneceği” bir yana Türkiye, Rusya, ABD ve Kürtler nezdinde “gelecek yüzyılın nasıl şekilleneceğinin, bu şekillenmede temel aktörün kimlerin olacağı?” sorularının da yanıt bulacağı dolayısıyla Ortadoğu’nun kaderinin belirleneceği bir mücadeleye tanıklık edecek. 



Ebû Fas’a saldırının bedeli ağır

YPG, Şedadê’nin Ebû Fas köyüne saldırının DAİŞ’in 57 kayıp verdiğini; 5 panzer ve 2 zırhlı aracın imha edildiğini bildirdi. 

YPG Basın Merkezi, DAİŞ’in 26 Kasım günü saat 03.30’da Şedadê’ye bağlı Malha ve Mekmen köyleri arasında bulunan Ebû Fas köyüne zırhlı araçlarla ve 5 koldan 4 noktaya başlattıkları saldırının detaylarını paylaştı:

“Güçlerimizin saldırılara cevap vermesiyle 4 noktada da yoğun, göğüs göğüse çatışmalar yaşandı. Çatışmalar, saat 12.00’ye kadar aralıksız devam etti. Saldırının kırılmasının ardından güçlerimizin başlattığı operasyonda çok sayıda çete elemanı kuşatmaya alındı, kısa bir süre içinde de öldürüldü. Yaşanan çatışmalarda DAİŞ çetesine ait 5 panzer ve 2 zırhlı araç imha edildi; 57 çete elemanı öldürüldü.”


HABER MERKEZİ