Minbic Askeri Meclisi savaşçıları, Türk işgal güçleri ve çetelerinin Minbic’in batı köylerine yönelik saldırılarını kırdı.

İşgalci Türk ordusu ve çetelerinin Minbic’in 20 km batısında yer alan Til Torîn, Ulaşlı ve Xalda köylerine yönelik, ağır silahların da kullanıldığı saldırısında, Minbic Askeri Meclisi savaşçılarının karşılık vermesiyle çatışma çıkmıştı. Bölgede bulunan ANHA muhabirlerinin verdiği bilgiye saldırılar, savaşçılar tarafından kırıma uğradı. Yaşanan çatışmalarda çetelere ait doçka teçhizatlı bir araç imha edildi, BMB tipi bir panzer ise darbelendi.

Minbic Askeri Meclisi Genel Komutanlığı, dün sabah saatlerinden beri Türk ordusuna ait İHA’ların Minbic’in batı köyleri üzerindeki hareketliliğinin arttığını belirtti. Diğer yandan edinilen bilgiye göre Türk işgal güçleri ve çetelerinin, Minbic’in batısındaki Ulaşlı köyüne attığı füzeden dolayı maddi hasar oluştu.

Minbic savunmasız değil

Minbic, DAİŞ işgali altında bulunan Suriye kentleri içerisinde ilk defa kendi sivil ve askeri meclisini kurarak özgürleşme mücadelesinin startını veren şehirdi. Şehri özgürleştiren Minbic Askeri Meclisi savaşçılarına kurulduğu günden bu yana binlerce Minbicli genç katılırken şehrin özgürleşmesi ardından kurulan Minbic İç Güvenlik Güçleri önemli bir örgütlenme düzeyine ulaşmış durumda.

Minbic Askeri Meclisi şehrin içinden ve kırsalından Minbiclilerin oluşturduğu Şems El-Şemal Taburu, Suwar El-Minbic (Minbic Devrimcileri) Firat Tugayları İttifakı, Cind El-Heramên Tugayları, Fırat Şehitleri Taburları Birliği, El-Qewsî Taburu ile Tirkman El-Minbic (Minbic Türkmenleri Taburu) güçlerinin bir araya gelmesiyle oluşturulmuştu.

Minbic Askeri Meclisi 13 kişilik yönetimiyle bu güçleri bir koordine altında birleştirerek DAİŞ’e karşı mücadelenin startını verdi. 2 Nisan 2016 tarihinde meclisin ilanının yapıldığı basın açıklamasında Minbic halkına şehrin DAİŞ’ten özgürleştirileceği sözü verildi. Meclis, 1 Haziran 2016 günü başlattığı hamleyle bu sözünü pratikleştirmeye başladı. 73 gün süren hamleyle şehri 15 Ağustos günü özgürleştirdi. Hamleye ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon havadan destek verirken, QSD güçleri de destek amaçlı katılım sağladı.

Hamle, Tişrîn ve Qeraqozax bölgelerinden 4 kol şeklinde başlatıldı. Özgürleştirme operasyonunun ilk aşamasında Minbic’e bağlı köy, mezra ve kırsal alan özgürleştirildi. Minbic’in kuzeyi ve güneyinden ilerleyen savaşçılar, kısa sürede 200’ü aşkın köy ve mezrayı özgürleştirdi. Daha sonra kollar birleşerek şehri tümden kuşatmaya aldı ve sokak sokak çatışmalar sürdürülerek 15 Ağustos 2016 günü Minbic tümden özgürleştirildi.

300 Minbicli savaşçı

13 kişilik yürütmede yer alan ve hamlenin koordineliğini yapan Komutan Ebu Leyla’nın şahadeti ardından Minbic’i Özgürleştirme Hamlesi “Şehit Komutan Faysal Ebu Leyla Hamlesi” ismiyle sürdürüldü. Ebu Leyla, Minbic’i özgürleştirme operasyonunun fedai ruhu oldu. DAİŞ’in sivilleri canlı kalkan olarak kullanmasından dolayı Uluslararası Koalisyon’un hava desteği fazla etkin olmadı. Operasyonun sonuç alıcı gücü Minbic Askeri Meclisi ve hamleye destek amaçlı katılan QSD savaşçıları oldu. Minbic Askeri Meclisi savaşçıları Şehit Faysal Ebû Leyla Hamlesi’nde en ön cephelerde savaşırken 300 Minbicli savaşçı şehit düştü.

7 ayda 4 bin savaşçı katıldı

Hamlenin başlamasıyla birlikte DAİŞ zulmünden kaçan yüzlerce genç Minbic Askeri Meclisi’ne katıldı. Minbicliler artık adı dünyaca duyulmuş bir savunma gücünün sahibi ve katılımlarıyla her geçen gün bu gücü daha fazla sahipleniyor. Meclis Sözcüsü Şervan Derviş, hamlenin başlangıcından bu yana Minbic Askeri Meclisi’ne 4 bin savaşçının katıldığını söyledi. Şervan Derviş savaşçıların, yeni savaşçı eğitimlerini tamamladıktan sonra Minbic’in batı, kuzey ve güney cephelerindeki birliklerde savunma görevini yerine getirmeye başladıklarını kaydetti.

Askeri ve siyasi eğitim

Minbic’in özgürleştirilmesi ardından katılımlarla Liwa Tahrîr Fırat, Liwa Siqur Minbic, Liwa Siqur Şîmal güçleri oluşturuldu. Minbic Askeri Meclisi bünyesinde yeni savaşçıların eğitimi için Faysal Ebu Leyla ismiyle 2 akademi, komutanlaşma eğitimi için Şehit Koçerîn Akademisi ve kadın savaşçıların eğitimi için Şehit Roksana Akademisi kuruldu. Şervan Derviş bu akademilerde savaşçıların uluslararası anlaşmalardaki kriterlere göre siyasi ve askeri olarak eğitildiklerini belirtti.

Kadınlar ilk kez savaşıyor

Minbicli kadınlar tarihlerinde ilk defa kendileri için savaşıyor. Ebu Leyla Hamlesi’nin başlamasıyla birlikte kadınlar da akmaya başladı. Minbic Askeri Meclisi yönetiminde yer alan Zinarin Enes şu ana kadar Minbic Askeri Meclisi’ne yüzlerce kadın katılımının geliştiğini belirterek, “Minbic’teki tüm halklardan kadınlardan katılımlar var. Fakat en fazla katılımı DAİŞ döneminde en büyük darbeyi yiyen Arap kadınları yapıyor. Aşiret sisteminin ve feodalitenin halen hakim olmasına rağmen DAİŞ zulmünde kadına vurulan darbeyi, yine YPJ’nin DAİŞ’e karşı ne kadar aktif savaştığını gördüklerinden aileler de bu katılıma tepki göstermiyor” diyor.

Yaşadıkları acılar ve Minbic Askeri Meclisi savaşçıları tarafından özgürleştirilme halkta da bir savunma bilinci geliştirmiş. Askeri güçlerini sahipleniyor ve çocuklarını katarak bunu sahiplenmeyi pratik olarak ortaya koyuyorlar.

Savunmanın diğer ayağı

Minbic’in savunma görevini artık Minbic Askeri Meclisi ile birlikte Minbic İç Güvenlik Güçleri de üstleniyor. Minbic’in özgürleştirilmesi ardından şehir ve köylerin iç güvenliğini Rojava Asayiş güçleri yerine getiriyordu. Bu süreç içerisinde Arap, Kürt, Çerkes, Türkmen yüzlerce Minbiclinin katılımı oldu. Katılım gösteren Minbicliler için 7 ay içerisinde 6 akademi devresi açıldı. Rojava Asayiş güçleri şehri koruma ve asayişi sağlama görevini 21 Şubat günü bir törenle yeni kurulan Minbic İç Güvenlik Güçlerine devrederek, şehirden ayrıldı.

Minbic İç Güvenlik Güçleri’nin sayısı 7 ay içerisinde 400’e ulaştı. Bunlardan 50’si kadın. Kurum içerisinde organize suçlar, adli suçlar, genel güvenlik büroları ile kontrol noktaları bürosu bulunuyor. Minbic İç Güvenlik Güçleri, bundan sonra da Rojava Asayişi’nin tecrübelerinden yaralanacaklarını söylüyor.

Minbic’i ve halkımızı koruyacağız

Minbic Askeri Meclisi Sözcüsü Şervan Derviş, saldırılara ilişkin şunları söyledi: “Rejim güçlerinin Bab’ın güneyinde ilerlemesiyle birlikte binlerce mülteci Minbic’e doğru geldi. Biz de Minbic Askeri Meclisi olarak bu mültecileri karşılamak ve savaş cephesinden güvenli alanlara geçmek için seferber olduk. Bu süreçte eş zamanlı olarak hem DAİŞ Minbic’in güney cephesinden, hem de Türk güçleri Bab tarafından savaşçılarımıza saldırdı. Tiltorin hattı, Gorhiyok, Boxaz, Ulaşlı, Ceble, El-Hemara, Halidiye köylerine yoğun saldırılar oldu ve bütün saldırılar kırıldı. Saldırıları halen devam ediyor. Ağır silahlarla saldırarak ilerlemek istiyorlar. Fakat savaşçılarımız bu saldırılarını şu ana kadar boşa çıkardılar ve onlara ağır darbeler vurdular.

Alanı ağır silahlarla yoğun bombalıyorlar.  Bu bombardımanlarda hayatını kaybeden ve yaralanan siviller oldu. Biz daha önce de belirttiğimiz gibi kimseye düşmanlık yapmak istemiyoruz. Fakat bize saldıranlara karşı şehrimizi ve halkımızı savunacağız ve karşılık veriyoruz. Bu kararımızdır. Biz kimseye düşmanlık etmedik ve tehdit oluşturmadık. Herkes bilsin ki biz kimseye düşman gözüyle bakmak istemiyoruz ama onlar bizi düşman olarak görüyorlar.

Öyle görünüyor ki bu saldırılarla içte MHP’lilere ve ırkçılara referandumda oylarını artırmak için mesaj vermek istiyorlar. Yine içteki sorunlarını dışa aktarmak istiyorlar. Hem de Kuzey Suriye’deki işgallerini büyütmek ve bölgedeki varlıklarını sürdürmek istiyorlar. Kan üzerinden hesap yapıyorlar.

Herkes biliyor ki Minbic’te 500 binden fazla sivil yaşıyor. 85-90 bin civarında mülteci insan Minbic’e geldi. Son birkaç günlük süreçte DAİŞ ve Rejim arasındaki savaştan kaçarak Minbic’e gelen binlerce mülteci oldu. Zaten daha önceki süreçte de Bab tarafından ‘Fırat Kalkanı güçleri’ ve DAİŞ’in arasında yaşanan savaştan dolayı kaçarak Minbic’e gelen binlerce sivil olmuştu. Minbic içinde bir istikrar ve güvenlik oluştuğu için savaştan kaçan herkes yönünü Minbic’e çeviriyor. Bu açıdan da ciddi zorluklar yaşıyoruz.” 

MINBIC