ERSİN ÇAKSU / ANF/BAB-MİNBİC
ABD Başkanı Donald Trump’ın “Suriye’den çekilme-çekilmeme” hamlesiyle ABD ile Rusya arasında tutum belirlemekte zorlanan ve Moskova-Washington hattında Kuzey Suriye’yi işgal için görüşmelere başlayan Türkiye, ilk hedef olarak da Minbic’i seçti. ABD ile Rusya hattında Kuzey Suriye’yi işgal için diplomasi trafiğine başlayan Türk devleti, bir yandan da tüm medyasını sınır hattına göndererek, yoğun bir propagandaya başladı.
İşgal için gündemin başında Minbic tutulurken, Türk devleti ve ona bağlı cihatçı çete grupları, son günlerde Bab’ın Erîma kasabası ile Minbic’in kuzeyinden taciz saldırılarına başladı.
Bab-Erîma hattı
Türk devleti ve ona bağlı çeteler, geçen salı akşamı Bab’ın kuzeydoğusundaki Ulaşlı köyünden Erîma’nın Boxaz köyüne saldırdı. Savaşçıların karşılık vermesi üzerine çeteler, geri çekilmek zorunda kaldı. Söz konusu köy Bab Askeri Meclisi, Cebhed El Ekrad (Kürt Cephesi) ve Suriye ordusunun denetiminde bulunuyor.
Türk devletinin işgal tehditleri sonrası Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi ve Suriye hükümeti arasında yürütülen diplomatik görüşmeler sonrası Bab Askeri Meclisi, Cebhed El Ekrad ve Suriye ordusu bu bölgenin savunması için ortaklaşma kararı almıştı. Söz konusu bölgede Rusya da gözlemci bulunduruyor.
Minbic-Sacur hattı
Türk devleti ve güdümündeki dinci çete gruplarının taciz saldırılarının olduğu diğer bir yer ise Minbic’in kuzeyindeki Ereb Hesen köyü. Bu hattın savunmasını ise Minbic Askeri Meclisi yapıyor. Son günlerdeki taciz saldırılarına ilişkin ANF’ye bilgi veren Minbic Askeri Meclisi, taciz saldırılarının zaman zaman yapıldığını ve savaşçılarının da karşılık verdiğini belirtti.
Türk devleti ve ona bağlı çetelerin ‘Fırat Kalkanı’ adlı işgal saldırısıyla Cerablus’u, DAİŞ’ten devralmasının ardından Minbic ile Cerablus arasında sınır olarak Sacur suyu belirlenmişti. Son bir yıldır Türk devleti ve ABD öncülüğündeki Koalisyon güçleri, Sacur hattında devriye geziyor. Önce ayrı ayrı sonradan ise ortaklaştırılan devriyeler hala devam ediyor.
Propaganda bombardımanı
Türk devleti geçtiğimiz günlerde “operasyon başlıyor” diyerek; İdlib, Efrîn, Cerablus, Bab ve Ezaz’dan çok sayıda çeteyi Minbic sınırına sevk etmiş ve 2-3 saatlik yol, Türk medyası tarafından 5 gün boyunca ısıtılarak servis edilmişti. Ancak sınırda birkaç gün bekletilen Ehrar Şerqiye gibi gruplardan bazıları iki gün önce geri dönmüştü.
HTŞ ile Nureddin Zenki’ye çatışıyor
Türk devleti Moskova-Washington hattında işgal için izin ve destek arayışını sürdürürken, Astana ve Soçi’de garantörlükleri üstlenilen İdlib’teki gruplar birbirine girdi. Cebhet El Nusra öncülüğündeki Heyet Tehrir El Şam (HTŞ) bünyesindeki gruplar iki gün önce Idlib’in kuzeydoğusunda Nureddin Zenki çetelerinin denetimindeki gruplara karşı saldırıya geçti.
http://anfabone.com/03.01.2019_Ersin%20Caksu_Minbic%27e%20sefere%20giderken%2C%20%C4%B0dlib%20karisti_1.mp4El Nusra’ya karşı seferberlik
HTŞ, Türk devletinin ilk gözlem noktasını kurduğu Halep’in 23 kilometre batısındaki Daret El Izza’yı Nureddin Zenki’den aldı.
Öte yandan Türk devletinin her türlü desteği verdiği ve ‘Suriye Kurtuluş Ordusu’ ismiyle bir araya getirdiği gruplar, HTŞ’ye karşı seferberlik ilan etti ve harekete geçti. Efrîn, Cerablus ve Bab’tan birçok çete HTŞ’ye karşı İdlib’e kaydırılıyor. Diğer yandan Türk medyasının günlük olarak, “Suriye sınırına askeri sevkiyat” servis ettiği güçlerin büyük kısmının ise Hatay ve Kilis’e nakledilmesi dikkat çekiyor.
Çatışmaların, Türk yetkililerin Moskova ziyaretinden hemen sonra ve önümüzdeki hafta yapılması planlanan Washington ziyaretinden önce gerçekleşmesi dikkat çekiyor.
Bu arada Rusya ve Suriye savaş uçakları da son 5 gündür İdlib’in güneybatısındaki Cisr El Şuxur kasabası kırsalı ile güneyindeki Morek kırsalında çetelere yönelik hava saldırıları düzenliyor.
Yeni hamlenin rengi belli olacak
Türk Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı, MİT Müsteşarı ve Erdoğan’ın sözcüsünden oluşan bir heyet, geçtiğimiz hafta Moskova’ya ziyaret etmiş ve Rusya’ya “Minbic’in bir bölümüne karşı İdlib’in bir bölümü” önerisinde bulunmuştu. Bir yandan da ABD ile pazarlık yürüten Türk devletinden bir heyet, 8 Ocak günü Washington’a gidiyor. Bu ziyaretten bir gün önce de ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Bu görüşme sonrası Türk devletinin Suriye sahasındaki yeni hamlelerinin renginin belli olacağı belirtiliyor.