Anlaşılıyor ki hesaplarını seçimi kazanmak üzerine değil, seçim sonrası partilerinin konumu üzerine yapıyorlar. Çok savundukları Atatürk (mezarından çıkarılıp) dahil kimi aday gösterirlerse göstersinler, seçimi kaybedeceklerini iyi kavradıkları için hiç şansı olmayan bir zatı aday yaptılar. Yaptılar ki seçim sonucunda, partileri değil İhsanoğlu kaybetti, yaygarası ile partilerine oy verenleri bir-iki seçim daha umutlandırıp, kandırabilsinler. Örneğin bunlar için Atatürk’ü aday göstererek kaybedilen bir seçim, mevcut adayın kaybetmesinden daha ağır bir yenilgi olurdu.
İhsanoğlu’nu aday gösteren partilerin tutumu, kurnazca bir tutum. Halka karşı saygısızca bir duruş. Samimiyet fukarası bir davranıştır. İki partinin durumu adaylarından daha vahim. Seçim sonrası “senin adayındı”, “sen önerdin”, “yanlış adaydı” ve benzeri sürtüşmelerle birbirlerine girerlerse şaşmayalım. Böylelikle CHP-MHP tartışılmaktan, yıpranmaktan belki de tarihin çöplüğüne atılmaktan kurtulur sanıyorlar. Çok kötü yanılıyorlar. Bunu da hep beraber göreceğiz.
Ama, biz yolumuza devam edelim. HDP ve muhalif kesimlerin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın yolu açık olsun.
Mini yorum