
Şırnak’ta devletin her türlü ağır silahlarla saldırısına karşı kenti terk etmeyerek umutla direnenlerden KJA üyesi Şehriban Altunışık, umudun tanklardan daha büyük bir silah olduğunu herkese göstermeyi bilenlerden oldu. Şehriban son mesajında, “Direnme gücümüzden aldığımız moral ile mahalle mahalle sokak sokak, bu direnişin bir parçası olarak şehrimizi terk etmiyoruz” demişti.
Türk devletin soykırım saldırılarının 95 gündür devam ettiği Şırnak’ta kenti, evini, mahallesini terk etmeyen herkes saldırıların hedefi oldu. Çok sayıda kimliği tespit edilemeyen cenaze Şırnak Devlet Hastanesi ve Habur Adlı Tıp Kurumu (ATK) bekletilirken, aralarında sivillerinde bulunduğu 30’a yakın cenaze ise korsan şekilde devlet güçleri tarafından defnedildi.
Katledilenlerden biri de saldırıların başladığı günden itibaren kentten ayrılmayan Kongreya Jinen Azad (KJA) üyesi Şehriban Altunışık’tı. Altunışık’ın cenazesi, Şırnak Devlet Hastanesi’nde parmak izi karşılaştırmasıyla tespit edildi. Kızlarının cenazesini almak üzere Şirnex Devlet Hastanesi’ne gitmek isteyen Altunışık Ailesi, kent girişinde bulunan Sanayi kontrol noktasında Türk güçleri tarafından engellendi. Hastaneye gidişleri engellenen Altunışık Ailesi’ne, Şırnak Valisi’nin bu yönlü bir izninin bulunmaması gerekçe olarak gösterildi.
Genç yaşına rağmen umutla ördüğü inancıyla kentte kadınlar için öncü olan Şehriban, 8 Mart çalışmalarına ilişkin verdiği röportajda, “Ekinlerden Sêvêlere öz yönetimi örüyor, özgürlüğe yürüyoruz” demişti.
8 Mart’ı umutla örmüştü
Mahalle mahalle direnişi örgütleyenlerden olan Şehriban, 8 Mart için verdiği mesajında, “KJA olarak her alanda kadınların alanlara çıkmasını sağlayacağız. Şırnak merkez ve belde-köylerinde seminer, panel, tiyatro ve film gösterimleriyle 8 Mart’ı karşılayacağız. Bütün mahallelerde 8 Mart’ın anlam ve önemini anlatacağız ve örgütlenme bilinci üzerinde duracağız” diyordu.
‘Her alanda öncü olacağız’
Her alanda öncülük yapan kadınların devletin hedefinde olduğunu ve kadınları korkuyla sindirmeye çalıştığını belirten Şehriban, buna karşı susmayacaklarını, korkmayacaklarını ve geri durmayacaklarını vurgulamıştı. Şehriban şunları söylemişti: “Botan direnişinde kadınların öncülüğü kırılmaya çalışıldı ve kadınlar hedef alındı. 42 yıldır kadın mücadelesi yürütüyor ancak bu süreç kadın öncülüğünde gelişecek. Ne yaparlarsa yapsınlar korkmuyoruz ve bu sürecin öncülüğünü yürütecek ve başarıyı getirecek olan kadınlardır. Bu süreç bizim için çok önemlidir. Bu yüzden elimizden gelen ne varsa kadınlar olarak KJA öncülüğünde yapacağız.”
Son mesajında meydan okudu
Şehriban, soykırım saldırılarının başlamasının ardından Şırnak’ta direniş alanlarından bulunan kadınlar adına JINHA aracılığı ile çağrıda bulunmuştu. Direnişin 42. gününde Yeni Mahalle’den tüm kadınlara seslenen Şehriban şunları söylemişti: “Saray çetelerinin sadistçe saldırılarına rağmen direnişimizi büyük bir kararlılıkla devam ettirmekteyiz. Direnme gücümüzden aldığımız moral ile mahalle mahalle sokak sokak, bu direnişin bir parçası olarak şehrimizi terk etmiyoruz.
Teslimiyeti asla kabul etmeyeceğiz
Tayyip Erdoğan’ın istediği büyük bir kırılma yaratarak Kürtleri bitirmek ve kalanları kendi denetimine almaktır. Bu yüzden görüyoruz ki Kürdistan’da soykırım yapmaya çalışmakta. Sur, Cizre, Silopi’de bitirdiğini zannederek bundan güç alıp diğer il ve ilçelere saldırmaktadır. Erdoğan baştan beri kazananın biz, kaybedenin kendisi olduğunu çok iyi biliyor. Askeri, polisi ve korucusuyla saldırarak buradaki iradeyi kırmaya ve teslimiyeti almaya çalışmaktadır. Yıllardır bu halk teslimiyeti kabul etmedi ve bu saatten sonra da asla kabul etmeyecektir.
Kadınların zılgıtlarından korkuyorlar
İstediği kadar havan ve obüslerle üzerimize bombardımana devam etsin. Öz yönetim alanlarındaki yaşamı asla yenemeyeceklerini bilmeleri gerekir. Direnişimiz kadının ruhu ve iradesiyle zaferle sonuçlanacaktır. Umudumuz inancımız gittikçe büyüyor ve artıyor. Umudumuz cesaretimizden, cesaretimiz yüreğimizden büyüktür.
Saray çeteleri ne kadar haince üzerimize saldırarak, biz kadınları korkutup bedenlerimizi teşhir etse de asla davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Sêvê, Fatma, Pakize ve nice bu yolun takipçisi olan yoldaşlarımızın bıraktığı mirasın devam ettiricisi olacağız.”
JINHA/ŞIRNAK