En son gelişmeler karşısında; daha doğrusu gelişen hiç bir şey olmayınca KCK artık ateşkesi kaldırdığını, misillemeler yapacağını ve özellikle de barajlara saldıracağını açıkladı. Yani önümüzdeki dönem daha önceki zamanlardan da farklı şeyler yaşanacak.
Neoliberal iktidarın temel olarak tek yaptığı şey, yeni kent inşası ve bunun inşası, entegrasyonu için gerekli köprüler, viyadükler, otobanlar; bunların inşası için gerekli enerji, bu enerji için barajlar, HES'ler, RES'ler ve de sadece inşaatın kendisinin yapılabilmesi için yapılan inşaatlar. Yani hiç bir şeye ihtiyaç olduğu için değil sadece inşaat olsun diye yapılırlar. Çünkü bunların finansı için krediler, komisyonlar, kârlar ve yeniden borçlanmalar; yani bütün neoliberal ekonominin iskambil kağıdından kulesinin temelindeki kağıtları, barajları çekeceğini açıkladı KCK. Gerçekleştiğinde seyreleyin ekonomik kulenin çatırdayışını…
El Salvador gerilla komutanı Roberto Canas, 'Büyük burjuvazi barış istiyordu. Çünkü barajlara saldırıp elektriği kesiyorduk. Üretim yapamıyordu ve yolları da kesip üretebilenleri imha ediyorduk. 'diyordu. Burada da Gerilla, ilk defa bu kadar büyük bir ekonomik hedefe saldıracaklarını açıkladı ve bunun sonuçlarını göreceğiz.
Ancak Barajların burada hedef olmasının başka yönleri de var. Bundan en az 5-6 yıl önce 'PKK dünyanın tek ekolojik gerilla hareketedir.' dediğimde çok farkı tepkiler almıştım. Halbuki hedefinin 'Ekolojik demokrasi', 'Komün' olduğunu açıklayan bir gerillanın başka şekilde tanımlanması bana göre garipti. Bu yüzden barajlara yapılacak saldırılar sadece ekonomik bir hedef değil 'ekolojik' bir hedeftir de. Bir kaç tanesi ya da bölgede olanlar değil dünyanın bütün büyük barajları toprağı, yaşamı öldürür, insanları topraklarından kovar. Bu yüzden bu eylemlilikler mesela Brezilya'da baraj yüzünden binlerce yıllık yurtlarından kovulacak Amazon yerlilerinin, Hindistan'da suların altında kalacak yüz binlerce hektarda yaşayan halkların, Barajların yarattığı iklim değişikliklerinin, sellerin, kuraklıkların ilk mağdurları köylüler ve yoksul kentlilerin, dünyanın her yerinde haklılığı ve meşruluğu hiç tartışılmayan baraj, santral, HES karşıtı mücadelelerin bir başka boyutu, biçimi, devamı olarak dünya gündemine oturacaktır.
Sanırım bu yüzden önümüzdeki günlerde buradan ve diğer yazdığım yerlerde 'Ama büyük barajlar ihtiyaçtır.' 'Barajlara saldırmak aydınlanmaya saldırmaktır', 'İlkelsiniz' diyenler ile çok didişilecek ama o tarafa henüz başlamadan bu tarafa demeliyimki barajlar en etkili asimilasyon aracıdır. Milli eğitim bakanlığının 90 yıldır başaramadığını insanları topraklarından koparan barajlar gerçekleştirir. Bu yüzden Kürt hareketinin, Kürt kimliğinin ekoloji ile yollarının çakışması tesadüf değildir.
Hayat sadece seçim barajı değil ne yazık ki.