
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, 2008 yılında başlayan Oslo’da diyalog sürecine AKP’nin sahip çıkmadığını, diyalog kanallarını Kürt tarafını oyalamak ve tasfiye zemini olarak gördüğünü söyledi.
‘’Biz MİT’le değil, devletle görüşmeler yaptık’’ diyen Karayılan, diyalog sürecinin sona ermesinde sürece hançer gibi sokulan KCK operasyonlarının etkili olduğunu belirtti ve şöyle dedi: ‘’Diyalog sürecine ciddi ve derin bir müdahale oldu. Bu savaşı esas alan bir anlayış. Esas olarak buna yol açan AKP’nin zihniyetidir. Çünkü AKP diyalog sürecine sahip çıkmadı.’’
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Türkiye’nin gündemindeki MİT soruşturmasına ve PKK ile devlet arasında gerçekleştirilen görüşme sürecine ilişkin olarak Fırat Haber Ajansı’na çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Görüşmeler tasfiye zemini yapıldı
Türk devletinin sadece PKK ile olan diyalog sürecinde değil geçmişte de diyalog kanallarını tasfiye zemini olarak değerlendirdiğini ifade eden Karayılan, Şeyh Sait isyanı ve Dersim isyanı sırasında Kürt tarafının devlet tarafından kandırılmasını örnek gösterdi.
PKK ile savaş döneminde aynı devlet mantığı egemen olsa da devlet içerisinde bazı kesimlerin Kürt sorununu diyalogla çözme çabaları oluştuğunu da kaydeden Karayılan Kürt hareketinin de 1993’ten beri demokratik çözüm zihniyetini oluşturmaya yönelik olarak çaba sergilediğini kaybetti. Devletin gröüşemelerde sorunun çözümünden ziyade Kürt hareketini zayıflatan bir pozisyonda kalmayı tercih ettiğini kaydeden Karayılan “biz bir taraftan çok kapsamlı bir direniş ve mücadele içerisindeyken diğer taraftan da bu sorunun kalıcı ve köklü çözümü için hep devletle sağlıklı diyaloga dayalı bir çözüm anlayışının geliştirilmesine yönelik çaba gösterdik” dedi.
MİT’le değil devletle görüştük
Türkiye tarafındaki görüşme eğiliminin İmralı’da doğrudan bir görüşme ilişkisi düzeyine çıkması ve Oslo’da resmi bir görüşmenin yapılmasına Kürt tarafının büyük değer biçtiğini belirten Karayılan bu görüşmeler konusunda şunları belirtti: “Şimdi Türk basınında ve hatta bazı Kürt siyasetçileri tarafından PKK-MİT görüşmeleri diye tanımlanmaktadır ama biz MİT’le değil, devletle görüşmeler yaptık. Bizimle görüşme yapan heyet, hiçbir zaman, “biz MİT’çiyiz, MİT olarak sizinle görüşmeye geldik” dememişlerdir. TC devleti adına görüşme yapan heyetler olarak tanımışızdır. O heyetin içinde kimin MİT mensubu, kimin başka kurumun mensubu olduğunu biz bilemeyiz ama bizimle devletin bilgisi dahilinde ve devlet adına masaya oturan heyetlerle görüşmeler yaptık.“
KCK operasyonları süreci dinamitledi
2008 yılında başlayan diyalog sürecinin 2009 yılında KCK operasyonları adı altında Kürt siyasal hareketine karşı yönelim ile dinamitlendiğini kaydeden Karayılan operasyonların diyalog sürecinin sona ermesinde en temel neden olduğunu söyledi. “Yani eğer bugün diyalogların başarısızlığından bahsedilecekse bunun en başat nedeni bu KCK operasyonlarının sürece bir hançer gibi sokulmuş olmasıdır. Günümüzde diyalog sürecini durdurmakla yetinmeyip, diyalogu geliştirenlerin de bu operasyonlar kapsamına alınmış olması çok ilginçtir” diyen Karayılan “Demek ki bu kesim yani diyalog sürecine karşı olan bu kesim devlet ve hükümet içerisinde kendisine o kadar güveniyor ve o kadar zemin bulmuş ki diyalogu geliştiren ekibi de yargılamak istemektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Diyalog sürecine derin müdahale yaşandı
Türkiye ile PKK arasındaki diyalog sürecine derin bir müdahalenin olduğunu belirten Karayılan, bu durumun hem devlet sistem içindeki kesimlerin çatışma hem de uluslararası boyutu olduğunu söyledi. AKP’nin diyalog sürecine sahip çıkmadığını ve “Devlet yapıyor” diyerek sıyrılmaya çalıştığını kaydeden Karayılan “AKP bu sorunun çözümüne samimi ve dürüst yaklaşmamaktadır. Sorunu çözmek istediğini söylüyor ama gerekli hiçbir yasal düzenlemeyi yapmıyor. Bir taraftan demokratik açılım adı altında bir süreç başlatıldığını söylüyor, öbür taraftan Kürt siyasetine dönük bir siyasi soykırım sürecini başlatıyor ya da onaylıyor. Yine askeri operasyonlarla süreci zorluyor. Kürt sorununa dönük herhangi bir yasal düzenleme yapmıyor, böylece sürdürülen diyalog sürecini illegal bir vaziyette bırakıyor” dedi.
15 Şubat toplumsal eylem gününe dönüşmeli
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Öcalan’a yönelik uluslararası komplo süreci sona ermeden Kürt sorununun çözülmeyeceğini belirtti. Karayılan 15 Şubat gününün toplumsal bir eylem gününe dönüşmesi gerektiği çağrısında bulundu.
15 Şubat komplosunun kendisini sürekli yeni konseptler şeklinde örgütleyerek Kürt hareketine dayatıldığını ifade eden Karayılan, günümüzde de bu konseptin AKP tarafından geliştirildiğini söyledi. Kürt hareketinin artık komployu tamamen sonuçsuz bırakacak bir mücadele hamlesinin kararını aldığını ifade eden Karayılan ‘’Bir yılda komplo tümüyle sona erer demiyoruz ama biz 14. yılında artık komployu aşma mücadelesini tüm boyutlarıyla gündemleştirme yılı olarak görüyoruz. Hamlesel çıkışın ana ekseni budur. Öncelikle ulusal ve uluslararası düzeyde Önder Apo’nun özgürlüğünü gündeme taşırarak ve bir kampanya biçiminde yoğun bir tarzda gündeme koyarak, Önder Apo’nun özgürlüğünü ana hedef haline getiren bir çıkışın zamanın geldiğini düşünüyoruz” dedi.
Öcalan’a özgürlük Kürt sorunun çözümü
Kürt sorununun çözümünü direkt olarak Öcalan’ın özgürlüğüyle bağlantılandıran Karayılan, “Özellikle Ortadoğu bölgesinde yaşanan büyük çalkalanma ve gelişmeler ekseninde soruna yaklaşıldığında önümüzdeki mücadele sürecinin artık Kürt sorununun çözümü ve Önder Apo’nun özgürlük süreci olması gerektiği, koşulların da bunu dayattığı açıkça ortadadır. Bu nedenle biz hareket ve halk olarak önümüzdeki yılı Uluslararası Komplo’yu tümden devre dışı kılma ve halkımızın, Önderliğimizin özgürlük yılına dönüştürmek üzere büyük bir kararlılıkla mücadelenin bütün alanlarına güçlü bir hamleyi gündemde tutarak, halkımızın haklı davasını sonuçlandırma ve başarma kararlılığıyla 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nu bir kez daha kınıyor ve mücadelemizin başarıya ulaşacağına olan inancımı vurgulamak istiyorum” dedi.
Kendini yakma eylemlerinden uzak durulmalı
15 Şubat’ın yıldönümünde tüm Kürdistanlı gençleri kendini yakma eylemlerinden uzak durmaya çağıran Karayılan şunları söyledi: “Uluslararası Komplo’yu protesto edeceğim diye kendini yakma veya başka bir biçimde kendine zarar verme davranışından uzak durmalıdırlar, kimse asla böyle bir şeye başvurmamalıdır. Böyle bir duruş, yeni dönemin eylem biçimi olamaz, geri bir duruştur. Çünkü bugün biz sadece Uluslararası Komplo’yu protesto etmekle yetinemeyiz. Biz Uluslararası Komplo’yu aşmak ve yenmek istiyoruz. Bunun mücadelesini vermek istiyoruz. Bu nedenle Önder Apo çizgisinde fedaileşmiş bütün gençler, öncelikle mücadele saflarına katılmalı, serhildanları ve gerillayı güçlendirmeli ve bu biçimde Uluslararası Komplo’yu etkisizleştirme - Önder Apo’yu özgürleştirme mücadelesinde bir güç ve bir irade olmalıdır.”
ANF /BEHDİNAN