Dr. Selçuk Mızraklı, Öcalan'ın yaşadığı sağlık sorunları, ada koşullarının yarattığı sıkıntılar ile bağımsız heyet talebini DİHA'ya değerlendirdi. Dr. Mızraklı, bir ada cezaevi olan İmralı koşullarının ağırlığına işaret ederek, insan sağlığı açısından olumsuzluğuna vurgu yaptı.

Uluslararası sözleşmeler

Türkiye'nin imzaladığı Oktova Sözleşmesi ve İstanbul Protokolü'ne atıfta bulunan Mızraklı, "Türkiye resmen taraf olmuştur ama fiiliyatta sıkıntı var. Özellikle Sayın Öcalan üzerinden bakılınca hukuki bir hak olan avukat ve aile görüşme hakkı bile tanınmıyor" dedi.

Tıbbi yardım bile değil
Mızraklı, tutsakların sağlık sorunları olduğunda cezaevi hekimi tarafından önce kontrol edildiğini, ardında ise ileri sağlık merkezlerine nakiller yapıldığını; ancak Öcalan söz konusu olduğu zaman bunun uygulanmadığını hatırlattı. Mızraklı, şunları söyledi: "İmralı'da adeta üstünkörü bir takım şeyler yapılıyor. Buna tıbbi yardım bile denmez. Hele hele söz konusu kişi 64 yaşında ise gelişmesi muhtemel bir takım hastalıklar söz konusu. Farenjit sorunlarını biliyoruz. Özellikle bu hastalıklarda uykudayken solunumun durması söz konusudur. Mesela çevremizden duyarız; 'Uyuyordu sabah kaybettik' diye. İşte bu durum bundan kaynaklanmaktadır. 64 yaşındaki bir kişide olması muhtemel patolojiler arasından ileriye dönük değerlendirme yapmak gerekiyor. Kalp, prostat gibi. Bunlar için laboratuar girişimlerin yapılması gerekir."

Yaşam hakkına müdahaledir

Mızraklı, sağlık hakkının yeterince sunulmamasının yaşam hakkına bir müdahale olduğunu vurguladı. Mızraklı, "Dünya örneklerine baktığımız zaman ya bağımsız uluslararası kurumlar devreye girer ya da ülke içinden bağımsız uzmanlar heyeti devreye girer. Burada iki yol izlenir. Birincisi direk şikayetlere dönük olarak yapılır. İkinci yol ise daha doğru olanıdır, bu da kişiyi ayrıntılı bir gözlem sürecine alırsınız ardından uygun önleyici bir takım tedavi programlarını devreye koyarak takip edersiniz. Bunu belirli periyotlarla yapacağınız kontrollerle takip etmeniz gerekir. Bu noktanın hiç gözden kaçırılmaması gerekiyor" diye konuştu.
"Söz konusu olan kişi Öcalan olunca sürecin hassasiyetleri göz önünde bulundurularak gerekli adımlar biran önce atılmalıdır" diyen Mızraklı, şu değerlendirmeyi yaptı: "Burada izlenecek yol belli. Şu anda bulunduğu koşullarda bir hastaneyi oraya taşıyamayacağınıza göre, bir uzmanlar konseyi tarafından değerlendirilmesi ve yapılması gerekenlere ilişkin ön belirlemelerin ardından ileri bir tıp merkezine nakli sağlanmalıdır. Orada gerekli tıbbi yardım ile önleyici destek programları kurgulanarak, sağlık hakkı konusundaki bu eksiklik tamamlanmalıdır."


ALPER ATALAY/DİHA/HABER MERKEZİ