Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde çalışma yürüten 120 sanatçının katılımı ile 22-23 Ekim’de Amed’de ‘’Sanat Hakikat arayışıdır’’ sloganıyla gerçekleştirilen Mezopotamya Kültür Merkezi Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, kapitalist modernitenin derin bir kriz yaşadığı ve bu krizin ekonomik olmaktan öte ideolojik ve kültürel bir kriz olduğu belirtildi. Ortadoğu’da ise bu krize bağlı olarak ulus-devlet kaosu yaşandığı üzerinde durulan sonuç bildirgesinde, halkların alternatif kurma yönündeki çabalarının başarıya ulaşmaması için egemen güçlerin yeni planlar ve stratejiler denediği söylendi.
Sonuç bildirgesinde, yeni bir sistem ihtiyacı üzerinde durulurken bunun gerçekleşebilmesi için örgütsel direniş, ideoloji ve ahlaka ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Kürt halkının 40 yıla yakındır süren özgürlük direnişinin alternatif sistem kurmak için yeterli düzeyi yakaladığı belirtilen bildirgede, ‘’Egemen güçler Kürt halkının alternatif sisteme ve statüye erişmemeleri için özgürlük hareketine büyük bir savaş açmıştır’’ denildi.

Özeleştiri verdiler
‘’Siyasi soykırım operasyonları, gerillaya dönük saldırılar, özel savaş ile psikolojik uygulamalar açılan savaşın malumun ilanıdır’’ denilen bildirgede, konferansın birçok açıdan örgütsel, kültürel ve felsefik sorunları tartıştığını dile getirildi. Geçen bir yıl içinde kültür, sanat hareketi olarak öncülük rolünü yerine getiremediklerini belirten MKM, örgütsel anlamda zayıflık göstermelerinden kaynaklı egemen güçlerin binlerce yıllık halk değerlerine saldırısının önünün açıldığı vurgulandı. Sanatsal çalışmalarda tekrara düşüldüğü belirtilen bildirgede, bundan ötürü ilerlemenin zayıf kaldığının altı çizildi. Bu eksikliklerin giderilmesi için sanatçıların Kürt halkının kültürel kaynaklarına dönmesi ve tarihsel gerçekliğini bilerek Kürt toplumunun sanatın özü olduğunun bilincinde olması gerektiği vurgulandı.

‘Kadın, ana kaynak’

Konferansın kültürel ve sanatsal çalışmalarda kadının öncü rolü üzerinde önemle durduğunu belirten MKM açıklamasında, ‘’Kültürel ve sanatsal çalışmalarda kadın tüm kültürel, sanatsal ve estetiksel değerlerin ana kaynağı ve yaşam çeşmesidir’’ denildi. Konferansın bir diğer önemli perspektifinin sanattaki hakikat arayışının derinleştirilmesi ve kültürel direnişin yükseltilmesi olduğu belirtilirken, özerklik ile demokratik modernitenin altyapısının kurumların güçlendirilmesi ile mümkün olacağı oldu.


‘Özerklik, özgürlüğün statüsüdür’
Sonuç bildirgesinin devamında, şu konulara dikkat çekildi: ‘’Demokratik Özerklik, Kürdistan özgürlüğünün statüsüdür ve bu sistemin inşası için ise kültür hareketi önemli rol oynayacaktır. Kürt kültür kurumları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gereklidir. Kürt Halk Önderi’nin sağlık, güvenlik ve özgür hareket edebilme koşulları konusunda konferansımız kendisini sorumlu görmüştür. Konferansımız şehitlerin çizgisinde yürütülmüş ve özelde Şehit Rûstem Cûdî, Çiçek Botan, Alişêr Koçgiri ile Baz Mordem şahsında halkımızın devrimci şehitlerini var olma nedeni olarak görmüştür. Ayrıca konferansımız Ş. Bêrîtan ve Cegerxwîn’in ölüm yıldönümünde gerçekleştirilmiştir.’’

Bildirgenin sonunda, Van’da gerçekleşen deprem sonucunda yaşamını yitirenlere başsağlığı dileklerinde bulunuldu.

DİHA/AMED