
Bir toplum herşeyini kaybedebilir; savaş yaşar, yerle yeksan olur. Deprem yaşar insanların evi barkı başına yıkılır. İşgale uğrar, bütün kurumları düşmanın denetimine girer. Tarihte bunlarla başa çıkmış birçok toplum var; fakat bir toplum ahlaki bir çöküntü yaşıyorsa, o toplumun kendini toparlaması ya çok uzun bir zaman alır, ya da yok olur gider.
Bir çoğumuz kerelerce insanların “Almanya'nın İkinci Dünya Savaşından sonra nasıl olup da yeniden dünyanın sayılı ekonomilerinden ve güçlü demokrasilerinden biri haline geldiğine” şaşırdığına şahit olmuşuzdur.
İkinci Dünya Savaşının sonlarına doğru Müttefikler Nazi Almanya'sına doğrudan tepki vermeyen Alman halkını cezalandırmak için bütün Almanya'yı savaş çoktan bitmiş olmasına rağmen yerle yeksan ettiler. Öyle ki insanlar Almanya'nın birçok kentinde başlarını koyabilecekleri bir yer bulamıyorlardı.
Tarihsel olarak çok uzun sayılmayacak bir zaman diliminde Almanya yeniden yukarda da ifade ettiğimiz gibi dünyanın sayılı ekonomilerinden ve demokrasilerinden biri haline geldi. Kimimiz bunu; “kalifiye eleman, yurt dışına kaçırılmış Nazi sermayesinin yeniden Almanya'ya dönmesi” gibi faktörlerle izah ediyoruz.
Muhakkak bunlar da Almanya'nın yeniden inşaasında önemli birer faktör olmuşlardır. Fakat bunların hepsinden daha önemlisi Alman toplumunun Nazi Almanya'sı döneminde yaşayan ahlaksızlıkla hesaplaşması olmuştur.
Almanlar başta Yahudiler olmak üzere başka uluslara Nazilerin yaptığı soykırım ve katliamlarda kendi sorumluluklarını kabul ederek; yeni Almanya'nın inşaasının önünü açmış oldular. Kendi ile yüzleşebilen toplumlar sorunlarını büyütmeden çözebilir ve yollarına devam ederler.
Birçok sosyolog batı toplumlarının en önemli dinamiklerinden birinin “günah çıkarma” olduğunu söyler. Sol kültürde çok yaygın söz edilen ama içerik olarak bir türlü doğru işletilemeyen “özeleştiri” de muhtemelen yıllar içerisinde günah çıkarmadan sol yapılara sirayet etmiştir.
Kendi gerçekliği ile yüzleşebilen toplumlar; hem kendi iç barışlarını daha kolay korur, hem de dünyanın geri kalan ülkeleri ile barış içerisinde yaşarlar. Bunun tersini yapanlar ise kendi başarısızlıklarının sorumluluğunu; kimi zaman içerde, kimi zaman da dışarıda ararlar.
Türk devlet geleneği; ilkel, rızayı esas almayan zora dayalı iktidar olma alışkanlığını sürdürebilmek için toplumu sürekli yalanla, hamasetle manipüle etti. Bunun en bilinen örnekleri; Ermeni Soykırımı ve Cumhuriyet döneminde yapılan; başta Zilan ve Dersim olmak üzere Kürt katliamlarıdır.
Hiçbir devlet sebebi ne olursa olsun; kendi vatandaşlarını toplu katliama uğratıp; sonra da katlettiği insanları bizzat bu katliamdan sorumlu tutarak; ne ekonomisini ne de demokrasisini güçlendiremez. Sürekli bu yalanla yaşayan toplumlar aslından kendi geleceklerin de ipotek altına almış olurlar.
Ermeni Soykırımı ve Kürt sorunu ile yüzleşemeyen Türk toplumu kim iktidara gelirse gelsin, ne ekonomisini ne de demokrasisini geliştiremeyecek. Sorun sadece Erdoğan sorunu değil; Erdoğan yangına benzin döktü.
Şimdi de benzer bir süreci yaşıyoruz; daha düne kadar Erdoğan Rejimi Suriye siyasetinin en önemli araçlarından biri haline getirdiği mültecileri bir anda başından atmak istedi. Binlerce insan devlet eliyle otobüslere doldurulup Yunanistan sınırına götürülürken veya derme çatma botlarla bu kışta kıyamette Ege'nin serin sularında çoluk çocuk ölüme gönderilirken Türk toplumunun hiç bir kesiminden hükümete güçlü bir itiraz gelmedi.
Bu savaşın asıl mağdurları ölüme gönderilirken Türkiye toplumu bunu sadece izledi; hatta Türkiye toplumunun önemli bir kesimi bu siyasetin bizzat suç ortağı olmakta hiç bir sakınca görmedi, görmüyor. Devlet işaret edince sokaklarda Kürt arayışına giren bu güruh, aynı işaretle sokaklarda Suriyeli aramaya başladı.
Türkiye toplumu eğer tedbir almaz; Erdoğan Rejimini aşamaz; aştıktan sonra da kendiyle yüzleşemezse modern zamanların Lut Kavmi gibi yok olmaya doğru savruluyor. Sorun aslında ne Suriyeliler ne de Kürtlerdir; aksine Türk devlet geleneğinin kendisi ve Türk toplumunun bununla bir türlü yüzleşememesidir.
Kürtler ayna tutuyor; umarım Türkler aynaya bakma cesareti gösterebilirler!