ZEMO AĞGÖZ / MA/ANKARA

Kayseri Bünyan 2 Nolu Cezaevi’nde kalan Şeyhdavut Başkan, açlık grevinin ardından “muayeneye götürüyoruz” denilerek, Kayseri Bünyan 1 Nolu Cezaevi’ne sürgün edildi.

Oğlunu 25 Haziran’da ziyarete giden baba Şeyhmus Başkan, cezaevinde yaşanan hak ihlallerini anlattı. Oğlunun 10 yıl önce 20 yaşındayken tutuklandığını ve 30 yıl hapis cezası verildiğini kaydeden baba Başkan, önce Edirne Cezaevi’ne ardından Kayseri Bünyan 2 Nolu Cezaevi’ne sürgün edildiğini ifade etti. Oğlunun tedavi edilmeden 3 kişilik odaya alınmasının kabul edilemez olduğunu kaydeden baba Başkan, “Hayatımda o kadar cezaevine gittim burası kadar pis bir cezaevi görmedim. Oğlum görüşe terlikle gelmesine rağmen terliği dahi çıkarılarak, arama yapılıyor” dedi.

Fotoğraf çekmek yasak

 Başkan, “Görüşe gittiğimde oradaki görevliler bani tehdit eder gibi, ‘sen bir daha gelecek misin gelmeyecek misin?’ diye soruyor. Oğlumla fotoğraf çekmemize dahi izin vermediler. Daha önceki cezaevlerinde çekebiliyorduk. Yoğun bir psikolojik baskıya maruz kalıyoruz” şeklinde konuştu.

 

 Açlık grevine başlayabilir

 Oğlunun Kayseri Bünyan 2 Nolu’ya geçmek için yeniden dilekçe yazdığını, kabul edilmediği takdirde açlık grevine yeniden başlayacağını söylediğini aktaran baba Başkan, “Ben de kendi ellerimle savcılığa dilekçe yazdım. Açlık grevinden sonra tedavi edilmeden hücreye konuluyor. Durumu dilekçemde anlattım.  Savcı elinden bir şeyin gelmediğini, Adalet Bakanlığı’nın elinde olduğunu ifade etti. Dilekçemi bakanlığa göndereceğini söyledi. Ya sen koca savcısın elinden nasıl bir şey gelmez?” diye sitem etti.

Yüzde 43 zihinsel engelli

 Oğlunun aynı zamanda yüzde 43 zihinsel engelli raporu olduğunu da aktaran baba Başkan, “Ben de bağırsaktan, safra kesesinden ameliyat oldum hastayım. Diyarbakır’dan buralara kadar gelemiyorum. Oğlumun yolu neyse ben de aynı yanındayım. Oğlumu bize yakın bir yere göndermiyorsa da eski yerine göndersinler” diye çağrıda bulundu.

Oğlunun durumunun düzeltilmesi için Adalet Bakanlığı’na cezaevini değiştirmeleri için dilekçe verdiğini, birkaç milletvekiline de durumu aktardığını dile getiren baba Başkan, İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvurduğunu aktardı. Oğlunun başına bir şeylerin gelmesinden endişe eden Başkan, “Buradan söylüyorum yarın öbür gün oğluma bir şey olursa sorumlusu Adalet Bakanı’dır. Ben yakasını bırakmayacağım” dedi.

Bizi koparamazlar

 Bağımsız hekimlerin oğlunun tedavi edilmesi için cezaevine alınmasını isteyen Başkan, bilinçli bir şekilde oğlundan uzaklaştırılmaya çalışıldığını belirtti. Devletin, hukuk ve adaleti kendisi kullanarak, aileleri baskı altına almaya çalıştığını söyleyen baba Başkan, şunları ifade etti: “Ama bizi koparamazlar, onlar böyle yaptıkça biz daha çok bağlanıyoruz birbirimize. İsterse beni de alsınlar. Ben cezaevine girmekten korkmuyorum. Oğluma bir şey olacağından endişe ediyorum. Bir an önce adalet yerini bulsun.”