Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak 1 Mayıs işçi sınıfının burjuvaziye karşı yürüttüğü kararlı savaşım sonucunda doğmuş ve dünya işçi sınıfının mücadele tarihinde kayda geçmiştir.
"Bir günlük isyan-daha azı değil." Diyordu 1885’te yayınlanan; AFL-Emek Federasyonu'nun bildirisi. "…Emeğin dünyasını egemenlik altında tutan kurumların sefil sözcülerinin denetimi dışında bir gün. Emeğin kendi yasalarını yaptığı ve bunları uygulamaya koyma gücünü elde ettiği bir gün. Emekçi ordusunun birliğinin yarattığı muhteşem gücün, dünyanın tüm halklarının kaderlerini ellerinde tutanlara karşı çevrildiği bir gün."
Büyük bedeller ödenerek bu güne gelindi. Bu zamanı ve onların mücadelelerini anmak yükselmek adına 1 Mayıs birlik, dayanışma ve emeğin mücadele günü haline gelmiştir. Tüm Dünya’da 1886 yılından beri onların takipçileri olan emekçiler mücadelenin, emeğin bayramı olarak kutlamaya devam ettirmekteler.
***
Türkiye'de 1 Mayıs'lar hep olaylı oldu. Yaşananlar zihnimizin derinliklerinden çıkıp, gözümüzün önüne yansıyor. 1977 yılında, Taksim'de yapılan 1 Mayıs kutlamaları kanlı sonuçlanmıştı. O tarihten itibaren Taksim Meydanı 1 Mayıs'lara kapalı tutuldu.
Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu en önemli şey demokratikleşmedir. Bu Türkiye emekçileri için de acil bir durum ve görevdir. Bugünün içerdiği anlam; yalnızca "bayram" olmakla sınırlı değil. Bunun yanında, bilginin, üretimin, barışın, paylaşımın, adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün anlamı ve değeri de bir arada, bir bütün olarak vardır.
Evet. Gün birbirimizle sürtüşmenin, çekişmenin ve üstünlük taslamanın günü değildir. Gün farklılıklarımızı birbirimizin önüne set olarak çekme günü de değildir. Gün farklılıklarımızı kendi renkliliklerimiz olarak algılayıp evrensel emeğin bayramı, birleşme ve tek güç, tek yürek olarak bütünleşme günüdür.
1 Mayıs, birlik, mücadele, dayanışma ruhu olarak tüm kesimleri kapsayan bir gün... Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu en önemli şey demokratikleşmedir. Bu Türkiye emekçileri için de acil bir durum ve görevdir. Bugünün içerdiği anlam; yalnızca "bayram" olmakla sınırlı değil... Bunun yanında, bilginin, üretimin, barışın, paylaşımın, adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün anlamı ve değeri de bir arada, bir bütün olarak vardır.
1 Mayıs, barış girişimlerinin devam ettiği böyle bir iklimde kutlanması, her türlü şoven milliyetçi kamplaşma ve etnik düşmanlıklara karşı tüm Türkiye halklarının mücadelesinin ifadesini de içeriyor. Barış özgürlük ister, özgürlük emek ister. 1 Mayıs ancak bu bilinçle gerçek anlamına ve sınıfsal özüne kavuşturulabilir, sömürü çarkının bezirganlarının korkulu rüyası haline gelebilir ve halkların gerçek birliği bu sayede sağlanabilir.
Tüm haklılığına, meşruluğuna, ulusal ve uluslararası mahkeme kararlarına rağmen 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması bir kez daha yasaklanmak isteniyor. Tüm engellemelere rağmen yarın Taksim 1 Mayıs Meydanı’nda olunmalıdır.
Yaratanlara selam olsun...Kutlu olsun.
Yaşasın 1 Mayıs!.. Bijî 1 Gulan!