Geleneksel Dêrsim Alevi Kültür Festivali'nin altıncısı, Düsseldorf kentinde, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. İki gün süren festivalde paneller düzenlendi; konserler verildi. Kurulan standlarda yöre mutfağı ve kültürü ile kitap ve albümler sergilendi.

Her sene düzenlenen Dêrsim Alevi Kültür Festivali'nin bu seneki adresi Almanya'nın Düsseldorf kentiydi. Festivali, Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Dêrsim Yeniden İnşa Cemiyeti, Dêrsim Soykırımı Karşıtları Derneği, Avrupa Maraş Girişimi, Kurmeşliler Derneği, Avrupa Koçgirililer Birliği, Avrupa Karerliler Derneği, Kürecikliler Derneği, Karakoçan Sosyal Yardımlaşma Vakfı ve Tilkililer Derneği organize etti.

Gulbangla başladı

Festivalin ana sahne programı, Pir Rıza Yağmur'un gulbangıyla açıldı.
Ardından konuşan Dêrsim Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Ali Bul, Dêrsimlilerin derneklerinin, hem Alevilerin birliğine hem de Kürt halkının özgürlük mücadelesine hizmet etmesi gerektiğini belirtti.
Rojava'daki katliamlara vurgu yapan Bul, "Kürt halkının mücadelesi, Ortadoğu'ya ışık tutan bir noktaya gelmiştir. Bu noktaya, OHAL'lerden, sıkıyönetimlerden, asit kuyularına atılan insanlarımızdan geldik. Artık yürüyüşümüzü engelleyebilecek hiçbir güç yoktur" ifadelerinde bulundu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 2013 Newroz Delegasyonu'yla başlayan sürecin önemli olduğunu sözlerine ekleyen Bul, "Ancak AKP Hükümeti ve devlet tek adım atmıyor. Hasta tutsakları bile bırakmıyor. Biz barışta ısrarlıyız. Kürt halkının topyekün özgürlüğü, Türkiye demokrasisini de geliştirir" diye konuştu.

Dêrsim'e yatırım çağrısı
HDP projesinin mezhep çatışması yaratmak isteyen odakların hevesini kursağında bırakacağına dikkat çeken Bul, Dêrsim Kültür ve Doğa Festivali'ne çağrı yaptı.
Bul, konuşmasında Dêrsim'deki yoksullukla mücadele etmek için kurdukları Dêrsim-Der'den de bahsederek, "Diasporadaki tüm Dêrsimli hemşerilerimizi ve iş insanlarımıza da Dêrsim'e yatırım yapma çağrısı yapıyoruz" dedi.
Festivalde konuşan FEDA Eşbaşkanı Ali Köylüce ise, kurum çalışmaları hakkında bilgi vererek, "Halkımızın duruşu, bizim gelecekteki en büyük güvencemiz olacaktır" dedi.

KCK mesaj gönderdi

Köylüce'nin konuşması ardından, Koma Civakên Kürdistan (KCK) Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı'nın festivale gönderdiği mesaj okundu. Mesajında festivali selamlayan KCK, şunları kaydetti: "Alevi inancının Kerbela ruhuyla mücadelesini yükseltmesinin zamanıdır. Alevi halkımız, yakın tarihimizde Çorum'da, Sivas'ta, Maraş'ta, Gazi'de, Gezi'de ve Okmeydanı'nda sayısız katliamlardan geçirilmiştir. Tam bir Alevi düşmanlığı yapan, Alevi inancını yok sayarak sürekli hakaret eden AKP devletinin, Berkin Elvanlar ve en son yine Okmeydanı'nda polis kurşunuyla katlettiği iki canımızla yüreklerimizde yarattığı acı, tazeliğini korumaktadır."


'Aleviler CHP kamburunu atmalı'
CHP'nin de Alevi inancını sömürgeci düzenin hizmetine sokmaya çalıştığı belirtilen açıklamada, "Alevi toplumu, sırtındaki bu kamburu atmak zorundadır" ifadelerine yer verildi.
Seyid Rıza'nın sözlerine atıf yapılan açıklama şöyle devam etti: "Rêber Apo'nun ve özgürlük hareketinin yarattığı değerler, ortaya çıkardığı elverişli koşullar, Alevi halkımızla birlikte tüm inanç ve kültürler için muazzam bir özgürlük alanı açmıştır. Dêrsim, hiç kuşkusuz kimlik ve inanç katliamını acımasızca gerçekleştiren zalimlere karşı da verdiği mücadeleyle bir direniş sembolü olmuştur. Dêrsim'in tarihi ve direniş kültürüyle onurlanmak ne kadar hakkımız ise, bu kültürü başta Alevi toplumu olmak üzere tüm Kürdistan'da geliştirmek ve örgütlemek ve tarihi bir görevimiz olmaktadır."

'Reber Apo güvencedir'

Dêrsim'in direniş geleneğinin, "Beritanlarla, Saralarla Şiyarlarla yaşatılan bir kültür" olduğunu vurgulayan KCK, "Reber Apo ve özgürlük hareketi, başta Alevi halkı olmak üzere ezilen halklar ve inançlar için ben büyük güvencedir" dedi.
Marksist Leninist Komünist Parti'nin de mesaj gönderdiği festivalde, araştırmacı-yazar Kemal Bülbül ve HDP Mûş Milletvekili Demir Çelik de birer konuşma yaptı.
Ana sahnedeki etkinlik, sanatçılar Koma Siyabend, Koma Asmen, Sevgi Yurtsever, Fırat Güneş, Vedat Baran, Hasret, Ozan Serdar, Ozan Emekçi, Pınar Yıldız, Ali Sizer, Cihan Çelik ve Ahmet Aslan'ın müzik dinletileriyle sona erdi. 

Festivalden notlar...

*  Festivalin ana sahnesine Kürdistanlı direniş önderleri ile Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in fotoğrafları asıldı.
*  Festivalin ilk gününde, Pir Mehmet Yüksel, Pir Ali Sizer, Pir Metin Erdoğan ve Melek Ana'nın katılımıyla gerçekleştirilen cem yoğun ilgi gördü.
*  Festivalde Serêkaniyê'deki katliam dolayısıyla halay çekilmezken, bütün etkinlikler Rojava Devrimi'ne adandı.
*  Festival alanı standlarla çevriliydi. Kimi standlarda Dêrsim'e özgü yemekler sergilendi; kimi standlarda kitap ve albüm tanıtımları yapıldı. Katılımcılar, standlara büyük ilgi gösterdi. Özellikle Dêrsim'in yöresel yemeği 'zirfet'in yapıldığı standlara ilgi büyüktü.
*  Paneller, festival alanına kurulan büyük bir çadırda gerçekleştirildi. Çadırda ayrıca, 1937-38 Dêrsim Katliamı'na ilişkin fotoğraf sergisi düzenlendi. Sergi, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı.
*  Alanın en çok ilgi gören standlarından ikisi Avrupa Koçgirîliler Birliği ile Kurmeşliler Derneği'ne aitti. Koçgirîler Birliği, stantlarına uğrayan herkesin iletişim bilgilerini, gelecek dönemdeki çalışmalar için not tutmayı ihmal etmedi.
*  Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve siyasi tutsakların özgürlüğü için imza kampanyası, festivalde de sürdü. Alanda, yüzlerce imza toplandı.
*  Festival boyunca çevre temizliğiyle ilgilenen ve üzerlerinde Kürtçe Doğa Koruyucusu yazan kişiler dikkat çekti. Festival, temizlikle ilgili hiçbir sorun yaşanmadan sona erdi.
* Gazetemiz de festivale standıyla katıldı. İlgi gören standımızda, yüzlerce gazeteyi okurlarımıza ulaştırdık; abone kampanyamızı sürdürdük ve okurlarımızın gazetemize ilişkin öneri ve eleştirilerini dinledik.

Panellere ilgi yoğundu

Dêrsim Festivali'ne iki önemli panel gerçekleştirildi. Festivalin birinci gününde, 'Dêrsim, Tarih, Kimlik, Siyaset ve Hesaplaşma'; ikinci gününde ise, 'Alevi Toplumunda Toplumsal Gerçeklik, Tarihsel Bellek ve Günümüzde Alevilerin Sorunları' başlıklarıyla düzenlenen panellerde önemli tartışmalar yürütüldü.
Moderatörlüğünü Kamer Söylemez'in yaptığı, 'Dêrsim, Tarih, Kimlik, Siyaset ve Hesaplaşma' paneli Kirmanckî gerçekleştirildi.

'Biz de kendimizi asimile ettik'

Panelde, 'Kültür ve Dil' başlığında bir konuşma yapan yazar Munzur Çem, Atatürk döneminde sistematik biçimde asimilasyon politikası uygulandığına dikkat çekerek, "Bir tarafta devletin inkar ve asimilasyonu sürerken, bizler de 'Alt tarafı dildir' diyerek kendi kendimizi asimile ettik. Bu mantık çok tehlikeli" dedi.

'Tarihimiz 35'ten daha eski'

'Dêrsim Aleviliği ve 38'le Yüzleşme' başlığında bir sunum yapan Hüseyin Ayrılmaz ise, Dêrsim tarihine değinerek, "Tarihimiz 1935'te başlıyor gibi davranıyoruz; bu doğru değil. Aslında beş yüz yıl öncesine gitmemiz gerekiyor. O zaman da ne kadar askeri şiddet varsa da, zulüm varsa da, Dêrsimliler başarıyla direnmiştir" diye konuştu.
Türk Başbakan Erdoğan'ın Dêrsim'de yaşananlara değindiğini, ama engellemeleri sürdürdüğünü belirten Ayrılmaz, "Eğer Dêrsim halkı özü ve değerleriyle kabul edilecekse, önce dilimizin, dilimizdeki isimlerin kabul edilmesi gerekir" dedi.

Kadının rolü tartışıldı

Panelde konuşan Dêrsim Belediyesi Eski Başkanı Edibe Şahin ise, "Dêrsim'de kadının yeri ve rolü" konusuna değindi.
Dêrsim'deki bazı ziyaretlere kadın isimlerinin verildiğini hatırlatan Şahin, "Dün Zilanlar, Beritanlar kimlikleri için nasıl savaştıysa, işte bugün de Dêrsimli kadına yakışan duruş budur" dedi.
Panelde, Dr. Hüseyin Güngör de, 'Dêrsim'de Çevre Sorunları ve Barajlar' başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Güngör, Dêrsim'de barajlar, yol yapımı, ağaç kesimi, mayın ekme gibi uygulamalarla gerçekleştirilen doğa katliamını anlattı.

Dilin yaşatılması için edebiyat…

Panelde son olarak, Mehmet Çetin, 'Dêrsim Edebiyatı' başlıklı bir sunum gerçekleştirerek, Kirmanckî'nin yaşaması için edebiyatın büyük rolü olduğunu vurguladı.
Festivalin ikinci gününde, 'Alevi Toplumunda Toplumsal Gerçeklik, Tarihsel Bellek ve Günümüzde Alevilerin Sorunları' başlığıyla düzenlenen panelin moderatörlüğünü, gazeteci Baki Gül yaptı.

'İnancımız yok olabilir'

Panelde ilk sözü alan FEDA Eşbaşkanı Ayten Aslaner, Aleviliğin sorunlarını anlattı. Dergahların cumhuriyetle birlikte tümüyle yasaklandığını hatırlatan Aslaner, inancın çocuklara aktarımı konusunda Alevilerin de eksikleri olduğunu belirterek, "Böyle giderse inancımız yok olma tehlikesiyle baş başa kalacak. Devlet tarafından zaten bir asimilasyon politikası uygulanıyor; ama biz de kapitalist moderniteyi öyle içselleştirmişiz ki, kendi inancımızı nerdeyse yok sayıyoruz. Bundan kurtulmalıyız" diye konuştu.

'Ne sağ, ne sol Kemalizm'

HDP Milletvekili Demir Çelik ise, Aleviliğin iktidarcı ve egemenlikçi zihniyetle bağı olmamasından dolayı hedef olduğunu vurgulayarak, "Asimilasyon politikalarıyla bu doğal ve demokratik inancı bertaraf etmeye çalıştılar. Ancak biz, dayatılan 90 yıllık Kemalist çizginin ne sağ ne de sol versiyonuna kanmadan, üçüncü çizgiyi oluşturacağız. Mücadeleyi çoğaltmak bizim tek umudumuzdur" ifadelerinde bulundu.
Panelde Cihan Çelik anadilde eğitimin ve ibadetin önemini vurgularken, Pir Mehmet Yüksek ise, ocak ve dergah kavramlarına ilişkin yanlış anlaşılmalara açıklık getirdi.
Festivalde yapılan her iki panelin de soru-cevap kısmı, yoğun tartışmalarla geçti.

Y.ÖZGÜR POLİTİKA/HABER EKİBİ