
Avrupa Kürt Kadın Hareketi tarafından her yıl düzenlenen Zilan Kadın Festivali’nin onuncusu, Almanya’nın Dortmund kentinde, binlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Festival, değişik kültürlerden kadınların ulusal kıyafetleriyle katılmasıyla, adeta renkler bahçesine dönüştü. Festivale, Almanya’nın yanı sıra başta Belçika, Hollanda ve Avusturya olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinden de katılım oldu.
‘Coşkumuzu paylaşıyoruz’
Festival, saat 10:30’da, “Demokratik Ulusun İnşasında Kadının Rolü” konulu panelle başladı. Panelin ardından ise, 13:00’da yapılan saygı duruşuyla, sahne programına start verildi. Açılış konuşmasını yapan CENİ Kürt Kadın Barış Bürosu temsilcisi Münevver Azizoğlu, festivali on yıldır aynı coşkuyla düzenlediklerini belirterek, “Deneyimlerimizi ve coşkumuzu bu festivalle, hem birbirimizle hem de dünya kadınlarıyla paylaşıyoruz” dedi.
‘Tarihin dehlizlerine girmeyeceğiz’
Azizoğlu’nun ardından söz alan Rojava Halk Meclisi Eşbaşkanı Sinem Muhammed ise, “Rojava’da direnen ve direnerek devrimi geliştiren kadınların selamını getirdim” diyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi: “Rojava’da destansı bir mücadele, kadın öncülüğünde sürüyor. Bizler gıdamızı ve coşkumuzu Zilanlardan, Sakinelerden, Şilanlardan alıyoruz. Rojava kadını, yaşamın her alanında devrime hizmet ediyor ve etmeye de devam edecek. İslam adına halkımıza saldıranlar, hiçbir zaman başaramayacaklardır. Bizler anayurdumuzu savunuyoruz ve haklıyız. Kadınlar olarak da tarihin karanlık dehlizlerine girmek istemiyoruz, girmeyeceğiz.”
Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) Rojavalı kadınların teminatı olduğunu vurgulayan Muhammed, “Bedenimizi ve geleceğimizi kendilerine helal kılmak isteyen gericilere her gün kan kusturuyoruz. Rojavalı kadınlar olarak tüm mücadelemiz, Önderliğimizin yeni paradigmasını hayata geçirmek içindir” dedi.
‘Hakikatin karşısında hiçbir güç duramaz’
Özgür Kadın Birlikleri YJA-Star da festivale bir mesaj gönderdi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Demokratik Ulus” tezinin anlatıldığı mesajda, “Hiçbir güç, hakikat bilincine ermiş özgürlük tutkusunun ve mücadele azminin karşısında duramaz. Kadınlar olarak demokratik ulusun inşasının öncülüğünü yapacağız. Zilan yoldaş, Önderliğine ve özgürlüğüne kenetlenen Kürt kadınının ta kendisi olmuştur. Zilan, hakikat arayışındaki kadının özgürlük manifestosudur” ifadelerine yer verildi.
‘Barış kadın öncülüğünde gelecek’
HDP Şırnex Milletvekili Selma Irmak ise, konuşmasına cezaevlerindeki kadınlardan bahsederek başladı. Irmak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın, toplumun kültürünün ve geleceğinin teminatıdır. Bizim bugün burada toplanmamızı sağlayan da şehitlerimizdir. Özgürlük, kolay elde edilmiyor. Biz kadınlar da bu uğurda gereğinden fazla kan verdik. Ülkemize barış gelecekse, kadının öncülüğüyle gelecek. Barış istiyoruz; hiçbir annenin ağlamasını istemiyoruz.”
Bazı güçlerin savaşı kışkırtmak için elinden geleni yaptığını belirten Irmak, “Tüm bu savaş çığırtkanlarına inat, barışı inşa edeceğiz. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın da tek bir derdi var: Kürt halkının birliği ve beraberliği. Buna her zamankinden daha fazla mecburuz” dedi.
‘Kürt kadınları dünyaya örnek’
Sol Parti (Die Linke) Milletvekili Katrin Folga da festivalde bir konuşma yaptı. Kürt kadınlarının özgürlüklerine ve mücadeleye bağlılıklarını selamladıklarını söyleyen Folga, “Kürt kadınları her zaman dünya kadınlarına örnek olacak bir tutum sergilediler. Parti olarak hep yanlarında olacağız” diye kaydetti.
Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi’nden Esra Demir ise, konuşmasında, “Gezi’den Rojava’ya kurtuluşumuz ortak mücadeleden geçiyor” dedi. Kadına karşı yürütülen baskı ve katliamlarla kadın iradesinin yok edilmek istendiğini belirten Demir, “Burada toplanan binlerce kadının verdiği mesaj, bu iradenin kırılamayacağını gösteriyor” dedi.
Demir’in ardından Courage ve Kızıl Yardım örgütlerinin temsilcileri de konuşmalar yaparak, Kürdistan’daki kadın özgürlük mücadelesini desteklediklerini kaydettiler.
Zengin kültür programı
Sahnede konuşmaların dışında müzik ve halk dansları programı da vardı. Sanatçılar Rojda, Nûarîn, Pınar Yıldız, Koma Dengê Xwezayê ve Koma Evîndarê Sarya Folklor Ekibi, festivale gelenlere unutulmaz anlar yaşattı. Akşam 18:00’a kadar devam eden program, ilgiyle takip edildi.
Renkli çadır etkinlikleri
Onuncu Zilan Kadın Festivali, sahne programının yanı sıra kurulan stand ve çadırlardaki farklı etkinliklerle de rengarenkti. Gün boyu dengbêjlerin hünerlerini sergilediği “dengbejler çadırı” bunlardan birisiydi. Festivale katılan farklı kültürlerden kadınların ulusal kıyafetleri ise, alanda rengarenk bir görüntünün oluşmasını sağladı.
Festivalde, çocuklar da unutulmadı. Açılan çadırda çocuklar için özel etkinlikler düzenlendi. Çocuklar, palyaço, yüz boyama ve değişik etkinliklerle gönüllerince eğlendi.
Festivalde, YPJ’li savaşçılar ve kadın gerillaların yanısıra Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yaşamını yitiren kadınların resimlerinin yer aldığı “Gönül Gözünden Yansıyanlar” adlı bir fotoğraf sergisi de açıldı.
İnşada kadının rolü tartışıldı
Onuncu Zilan Kadın Festivali’nin açılışı, “Demokratik Ulusun İnşasında Kadının Rolü” başlıklı bir panelle yapıldı. Panele, Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatma Gök, Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nden Nûpel Munzur ve Rojava Halk Meclisi Eşbaşkanı Sinem Muhammed konuşmacı olarak katıldı.
Panelde ilk konuşmayı yapan Fatma Gök, kadınların egemen sisteme karşı özgün örgütlenmesi gerektiğinin altını çizerek, “Mücadeleyi her tarafa yaymamız lazım. Demokratik bir ulusun yaratılması için kadının özgür olması şart” dedi.
‘Kürt kadınının farkı, mücadelesi’
Kadının yalnızca Kuzey Kürdistan’da değil, Türkiye’de de sömürüldüğüne dikkat çeken Gök, sözlerini şöyle sürdürdü: “Karşılaştıkları muamele aynı. Ama Kürt kadınlarının farkı, bu muameleyi kabul etmemeleri, mücadele vermesi. Bunun somut örneği de BDP ve HDP içinde kadının temsiliyet düzeyi. Eşbaşkanlık sistemi tüm dünya için bir model olma yolunda. Ancak Türkiye’deki sistem partilerinde kadınlar yer bulamıyor. Kürdistan’da ise parti içerisinden tutalım da belediyelere kadar kadınlar sadece nicel olarak değil, nitel olarak da varlar. Ciddi söz sahibiler. Bu, gerillada da böyle.”
Ulus devletin tehlikelerine dikkat çeken Fatma Gök; “Eğer IŞİD bir günde devlet olduğunu ilan edebiliyorsa, bu, ulus devletlerin kendi çıkarları uğruna bir bütün insanlığın haklarını feda ettiğini gösterir. Bunun karşısında mücadelemizi büyütmek, dini, mezhebi, ırkı, dili ne olursa olsun, herkesin kendini demokratik ulus modeli içerisinde bulmasını sağlamamız gerekir” dedi.
‘Örgütümüzü büyütüyoruz’
Avrupa Kürt Kadın Hareketi temsilcisi Nûpel Munzur ise, kapitalizmin en çok kadın ve çocukları ezdiğini hatırlatarak, “Biz Kürt kadınlar olarak bu sisteme karşı eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir sistem yaratmanın mücadelesini veriyoruz. peşindeyiz. Avrupa’da da 28 yıldır örgütlüyüz ve gün geçtikçe de örgütlülüğümüzü büyütüyoruz” diye kaydetti. “Avrupa’da yaşayan Kürtler olarak, Kürdistan’ın diğer parçalarında elde edilen kazanımları korumak gibi bir sorumluluğumuz var” diyen Munzur, kapitalist modernite sistemi içerisinde erimemek için, farklı halklardan, farklı anlayışlardan kadınlarla ortaklaşma temelinde mücadelenin büyütülmesinin önemine dikkat çekti.
‘Rojava dışında kadınlar köle’
Son konuşmayı yapan Sinem Muhammed ise, Rojava’daki kadın özgürlük mücadelesini aktardı. Demokratik ulusun inşası kapsamında kadınların akademi, meclis, komün türü örgütlenmeleri yaygınlaştırdığını hatırlatan Muhammed, “Rojava Devrimi öncesinde kadınlar evlerinden çıkamıyordu. Dışarıya çıkmanın bile bedelini yaşamlarıyla ödüyorlardı. Bugünse akademi, okul gibi kurumlarda kadınlar, devrimin öncülüğünü yapıyor. Bizim dışımızda bölgede kadınlar köle gibi yaşıyor. Biz ise bölgede örnek bir sistem yaratma peşindeyiz. Kadınlar kendilerini YPJ üzerinden savunuyorlar. Diğer kadınları da savunma gücüne sahipler. Bugün Rojava’da kadını inkar eden zihniyet yok karşılarında. YPJ’yi tüm toplum kucaklamış durumda. Dolayısıyla çok eşlilik, berdêl, küçük yaşta evlilikler, bu sistem içerisinde yer bulmuyor. Demokratik modernist sisteminin bütün alanlarında mücadele veriyoruz. Ulus devlet sistemin tüm saldırısı da sistemimizi boşa çıkarmaya yöneliktir” dedi.
Panel sorulara verilen cevaplar ardından ‘Jin jiyan azadî’, ‘Bijî Serok Apo’ sloganlarıyla sona erdi.
M. ZAHİT EKİNCİ/DORTMUND