Mücadelemi YPJ’de büyüteceğim
Kadın Haberleri —

Narîn Axîn
- HTŞ çeteleri tarafından esir alınan ve serbest bırakıldıktan sonra YPJ saflarına dönen Narîn Axîn, “Esir düşmüş olmam bir zayıflık değildir, iradem ve gücüm çok daha büyüktür. YPJ’li bir savaşçı olarak mücadelemi büyüterek sürdüreceğim” dedi.
Rojava’da yaşanan çatışmalar sırasında, Kadın Savunma Birlikleri’ne (YPJ) bağlı savaşçılar sık sık ağır saldırılarla karşı karşıya kaldı. Bu saldırılardan biri Ocak 2026’da Deyrizor bölgesinde gerçekleşti. QSD güçlerine yönelik operasyonlar sırasında geri çekilme aşamasında yaralanan Minbicli Arap kadın savaşçı Narîn Axîn, arkadaşıyla birlikte HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) bağlantılı gruplar ve yerel Arap aşiretleri tarafından esir alındı. Narîn Axîn, esaret sürecini ve direnişini Jinnews’ten Jiyan Gencan’a anlattı.
Esaret bir zayıflık değil
Yaralı halde düşmanın eline düşen Narîn Axîn, yaklaşık iki buçuk ay boyunca ağır koşullarda tutuldu. Tedavi edilmediği gibi işkenceye ve hakaretlere maruz kaldı. Arap kimliği nedeniyle daha fazla baskı gören Narîn, “Sen Arapsın, nasıl YPJ’ye katıldın?” sorularıyla karşılaştı. Ancak tüm bu zorluklara rağmen direniş iradesini korudu. Şehit düşen arkadaşlarını, zindan direnişlerini ve Önder Apo’nun kadın özgürlüğü felsefesini aklından çıkarmayarak umudunu hiç yitirmedi.Kendi yaralarını kendi imkanlarıyla tedavi etmek zorunda kalan, mermi çıkaran ve yaralı ayağına rağmen işkence gören Narîn, bu süreçte bir kadın olarak direnmenin gücünü bir kez daha gösterdi. Serbest bırakıldıktan sonra YPJ saflarına dönen Narîn, askeri üniformasıyla dimdik duruşuyla “Esaret bir zayıflık değil, irade ve güçtür” mesajı verdi.
Arap olduğu için daha fazla işkence
Arap olduğu için kendisine daha fazla işkence yapıldığını belirten Narin Axin, “Deyrizor’daydım, geri çekilme kararı gelmişti. Hazırlanıyorduk ki Arap aşiretleri silahlanarak karşımıza çıktı. Çatışmada ayağımdan yaralandım. Bir arkadaşım ile birlikte düşmanın eline düştük. Bizi Deyrizor’daki bir hapishaneye götürdüler. ‘Yaralısın ama seni tedavi etmeyeceğiz, siz QSD’lilersiniz’ dediler. Arap olduğum için bana daha fazla baskı ve şiddet uyguladılar. ‘Sen Arapsın, nasıl onlara katıldın?’ diye soruyorlardı. Bu yaklaşım benim için çok ağırdı. Bu yüzden bize daha fazla şiddet uyguluyorlardı” diye konuştu.
Umudunu kaybetmedi
Ağır koşullara rağmen umudunu hiç kaybetmediğini dile getiren Narîn Axîn, “Her zaman umutluydum. Şehit düşen arkadaşlarım hep aklımdaydı. Zindan direnişleri ve Mazlum Doğan’ın mücadelesi aklımdan çıkmıyordu. Kendime bir kadın olarak direnmem gerektiğini söylüyordum. Güçlü olmam gerektiğini düşünüyordum” dedi. Narîn Axîn, özgürlüğüne kavuştuğu anı ise şu sözlerle anlattı: “Bize ‘sizi bırakacağız’ dediklerinde bunun doğru olup olmadığını bilmiyorduk. Arkadaşlarıma kavuştuğum an çok mutlu oldum. Onları gördüğümde, annesini gören bir çocuk gibi sevindim. O anı asla unutmayacağım. Şimdi daha güçlüyüm, hedefim daha büyük. Şehit düşen arkadaşlarımın mücadelesini sürdüreceğim. Esir alınan arkadaşlarım için mücadele etmeye devam edeceğim.”
Yaralarını tedavi etti
Yaralı halde esir düşen Narîn Axîn, kan görmeye bile dayanamazken kendi yarasıyla baş başa kaldığını söyleyerek, “Yaralı olmama rağmen bana saldırmaya devam ettiler. Ayağımdan kan akıyordu, mermi görünüyordu. Kendi imkanlarımla ayağımı sardım, kanama durmayınca yanımda olan kadın arkadaşımın yardımıyla mermiyi çıkardım. Buna rağmen düşman yaralı ayağıma silahla vurmaya devam etti” ifadelerini kullandı.
Önder Apo’nun felsefesinden etkilendi
Esaret boyunca Mazlum Doğan’ın mücadelesi ve şehit arkadaşlarını düşünerek güçlü kaldığını belirten Narîn Axîn, “Kadın hareketinden ve Kürt Halk Önderi’nin felsefesinden etkilendim. Bu düşünceleri okuduktan sonra YPJ saflarına katılmak istedim. Ben Arap bir kadınım ancak Kürt Halk Önderi’nin özgür kadın düşüncesi beni etkiledi ve bu temelde YPJ’ye katıldım” diye konuştu.
Yaşananlar unutulmamalı
Serbest bırakıldığı anı anlatan Narîn Axin sözlerini şu şekilde tamamladı: “Yaşananlar unutulmamalı. Düşman her zaman kadını güçsüz olarak görüyordu ancak en büyük güç kadının kendisidir. Esir düşmüş olmam bir zayıflık değildir, iradem ve gücüm çok daha büyüktür. YPJ’li bir savaşçı ve Arap bir kadın olarak mücadelemi büyüterek sürdüreceğim.” QAMIŞLO














