
YPG’li İbrahim Aybay’ın (Rojvan Yılmaz) Kobanê direnişi sürecinde 2014 yılında DAİŞ çetesine karşı savaşırken şehit düştüğü, geçen hafta açıklandı. Ailesi 1978 yılında maddi imkansızlıklar nedeniyle Amed’in Lice ilçesinden Adana Seyhan’a göç eden Aybay, 1990 yılında ayağında engelle dünyaya geldi. Ailesinin yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle tedavi süreci geciken ve geçirdiği ameliyatlar da olumlu sonuçlanmayan Aybay, başarılı geçen ilkokul hayatının ardından maddi sıkıntılar ve sistemle yaşadığı çelişkiler nedeniyle okulu bırakarak, mücadele etmeye başladı. Bir yandan çalışan diğer yandan da gençlik içinde mücadele yürüten Aybay, kısa sürede Seyhan’ın Barbaros Mahallesi’ndeki herkese adından söz ettirdi. 2008 yılında bir protesto sırasında yaralanan arkadaşını götürdüğü hastanede polislerce gözaltına alınarak tutuklanan Aybay için 3 yıl kaldığı cezaevi de adeta eğitim süreci görevini gördü. Cezaevi sürecinde çok okuyup çok tartışan biri olarak hafızalara kazınan Aybay, mücadeleyle dolu geçen 3 yılın ardından 2014 yılında yönünü DAİŞ saldırısı altındaki Kobanê’ye çevirdi.
Aybay’ın kuzeni ve cezaevi arkadaşı Ömer Aybay, YPG’li Aybay’ın yaşamının haksızlıklara karşı mücadeleyle geçtiğini anlattı. YPG’li Aybay’ın, gittiği okula verilen Kenan Evren’in ismi nedeniyle okul yönetimiyle sürekli tartıştığını söyleyen Aybay, “Okulu cezaevi olarak görüyordu. Okul hayatına son verdikten sonra mücadeleye katıldı. İbrahim ve arkadaşlarının direnişi bizi çok fazla etkiledi ve biz de eylemlerde yer almaya başladık. Duruşu çok sağlam bir arkadaştı. Beni çok etkiliyordu” dedi.
İnanılmaz özveriliydi
YPG’li Aybay’ın cezaevinde kaldığı süre içinde Kürt Özgürlük Hareketi’ni ve mücadele amacını daha iyi kavradığını söyleyen Aybay, kuzeninin cezaevinden çıkar çıkmaz örgütleme çalışmalarına katıldığını söyledi. Aybay, “Metropollerdeki Kürt mahalleleri üzerinde devlet çok fazla oyun oynuyor. Bu oyunlara gelen çok genç oluyor. Ama İbrahim heval bunun çözümlemesini iyi yapmıştı ve gençleri bu konuda inanılmaz derecede örgütlemeye çalışıyordu. Bilinç yaratıyordu. İnanılmaz özveri ile çalışıyordu. İbrahim arkadaş gençliği örgütleme noktasında çok başarılı olmuştu. Çalışma yürüttüğü yıl Barbaros Mahallesi’nde örgüte en fazla katılımın sağlandığı yıl oldu” ifadelerini kullandı.
Kendine engel görmüyordu
Kardeşinin yaşamaya ve yaşatmaya sevdalı bir kişiliğin sahibi olduğunu belirten ağabey Engin Aybay, “Kardeşim engelli oluşunu kendine engel olarak görmüyordu” dedi. Aybay, şöyle devam etti: “İbrahim her zaman, ‘Legal zeminde yapılan çalışmalar sonuç vermiyor. Türkiye koşullarında illegal çalışmalı insan’ derdi. Eğer devlet legal zeminde siyaseti yürütmeye izin vermiş olsaydı, İbrahim de o zekasıyla legal zeminde çok daha fayda sağlayacaktı. Çözüm süreci bozulduktan sonra İbrahim gibi binlercesini öldürdüler.”
‘Ben halkın evladıyım’
Kardeşinin katılım yaptıktan sonra annesini arayarak, “Ben halkın evladıyım beni aramaktan vazgeç” dediğini söyleyen ağabey Aybay, “İbrahim’e çok uzun zaman ulaşamadık. Suriye’ye gitmiş diye duyduk. Sonra Serêkaniyê‘de olduğunu öğrendik. Annem sürekli, ‘İbrahim’i gidip göreyim’ derdi. İbrahim bunu duymuş olmalı ki annemi aradı” diye konuştu. Oğlunun cenazesinin defnedildiği yeri öğrenmek istediğini söyleyen anne Emine Aybay ise “İbrahim’im çok cesaretliydi. Kaç kere ameliyat olmuştu bir kere ay bile demedi. Ben İbrahim nerde defnedilmiş öğrenmek istiyorum. Onun cesaretinden neler yaşadığını bilmek istiyorum” dedi.