‘’Devrimci- Halkçı Yerel Yönetimlere Sempozyumu“nda konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin belediyeden çıkamadığını söyledi.
Ankara Barosu Eğitim ve Kültür Merkezi’nde hafta sonu yapılan sempozyumda konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, Diyarbakır’ın savaş ve köy boşaltmalardan dolayı negatif müdahalelerle nüfusun yaklaşık dört kat artarak 1 milyona çıktığını kaydetti. Diyarbakır’da ve Kürt coğrafyasındaki yerel yönetimlerin Fikri Sönmezlerin, Mehdi Zanaların modelinin devamı olduğunu kaydeden Baydemir, „Kürt hareketi, sosyalist gençliğin diktiği bayrağı taşıyoruz ve taşıyacağız“ dedi. İktidar tarafından korkunç bir denetim mekanizmasına tabi tutuldukları ve bundan dolayı İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin belediyeden çıkmadığını kaydeden Baydemir, „Ne yaptıksak meşruluk temelinde yapıyoruz. Yaptığımız her işte yasallığı dikkate alırsak vay halinize“ ifadesini kullandı.
Baydemir, siyasal iktidarın şeffaflığı, katılımı, hesap verebilirliliği, cinsiyet özgürlükçü olmayı öldürdüğünü de söyledi. Yerel yönetim anlayışlarını sistemden farklı kılan özelliklerinin olması gerektiğinin altını çizen Baydemir, yeni anlayışın oluşması için yerelde yaşayan insanların yüzünü yerel yöneticilere çevirmesi gerektiğini söyledi. Hükümetin geliştirdiği toplu konut tarzıyla insanların toplumsal yaşam kültürünü yok ettiğine dikkat çeken Baydemir, bu şehircilik anlayışına karşı Suriçi semtinde toplumcu yaşam kültürünü hayata geçirmeye çalıştıklarını kaydetti. Baydemir, yeni bir sistem yaratmanın ancak yerel yönetimler aracılıyla yapılabileceğini vurgulayarak, yeni bir sistemin dizaynının oluşması ve bunun çocuklara verilmesi gerektiğini belirtti.

Çelik: Özerklik hazmedilemedi
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik de yaptığı konuşmada „Demokratik Özerklik“ ve yerel yönetimler arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Demokratik özerkliğin alternatif bir model olarak çokça tartışıldığına ve bu talebin uğruna bedel ödenerek kazanıldığına vurgu yapan Çelik, „Bu ikili iktidar ilişkisi devleti bu kadar saldırganlaştırdı“ dedi. Devlete rağmen kurulan bu modelin ‘KCK operasyonu’ olarak yansıyan saldırıların nedeni olduğuna değinen Çelik, „Kurulan bu ikili iktidar devletin izdüşümüne ters düştüğü için ‘KCK operasyonu’ şeklinde boğulmaya çalışıldık ve görünen o ki ceberut devlet ile daha demokratik bir toplumu yaratma mücadelesi devam edecektir. Biz Kürdistan’da demokratik özerkliğin, ekonomik, sosyal, toplumsal, demokratik ve ekolojik olarak kendini var edeceğini düşünüyoruz“ dedi.

Türkel: Anadile güvence

Mazgirt Belediye Başkanı Tekin Türkel ise yerel seçimleri kazandıktan sonra ilk yaptıkları işin halk meclislerini kurmak olduğunu belirterek, Mazgirt için hizmet ve üretimi gerçekleştirdiklerini kaydetti. Yerel yönetimlerin ekonomik olarak üretime teşvik etmek, kendi ekonomik bağımsızlıklarını gerçekleştirmek için köylü pazarlarını kurduklarını vurgulayan Türkel, devrimci bir belediyeyi halkın belediyesi olarak yapılandırmak için yerelin sosyal ve kültürel boyutuna bakılması gerektiğini ifade ederek, insanların kendi anadillerinde konuşamadığı bir yerelin anlamının olmadığını söyledi.
İki gün süren „Devrimci- Halkçı Yerel Yönetimler“ sempozyumu 78’liler Girişimi, Ankara Tabip Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası Ankara şubeleri, Dersim Dernekleri Federasyonu, Devrimci 78’liler Federasyonu, Hozat Belediyesi, Jeoloji Mühendisleri Odası, KESK Ankara Şubeler Platformu, Mazgirt Belediyesi, ODTÜ Mezunları Derneği tarafından organize edilmişti.


 DİHA/ANKARA