Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri muhalefetin sorunudur. Muhalefet cenahı Türkiye’deki köklü yapısal sorunlara çözüm üretemeyen, gerçek anlamda bir muhalefet gücünü örgütlemeyen, var olan toplumsal muhalefetin potansiyelini tüketen sözde bir muhalefettir. Diktatörlük sisteminden rahatsızlık duyan, toplumun ezici çoğunluğunu örgütleyen ve harekete geçiren muhalefetin olmayışı diktatörlüğün işini kolaylaştırmaktadır.
Düzen partileri var olan ulus devleti yönetmeye talip olma üzerinden muhalefet yapmaktadırlar. Sorunun kaynağı olan ulus devleti yücelten ve daha da yüceltme yarışı içinde olan siyasi partiler etkin bir muhalefet yürütmekten ziyade muhalif oyları düzene entegre etme görevini yerine getirmektedirler.
Mevcut diktatörlük sisteminin oluşmasında, tek adam rejimine geçilmesinde, parlamentonun gevezeler kulübüne dönüşmesinde, devlet kurumlarının nerdeyse tümünün AKP şubeleri gibi çalışmasında şimdiki muhalefetin katkı payı vardır. AKP nasıl ki iktidar kanadını işgal etmişse, CHP gibi düzen partileri de muhalefet kanadını işgal etmiştir. Halkın muhalif gücünü iktidara kanalize etmenin dışında ciddi bir varlık gösteremedikleri ortadır.
Muhalefet partilerinin temsil ettiği toplumsal muhalefete karşı sorumlulukları ve yükümlülükleri vardır. Söylemde ve eylemde diktatörlüğe karşı demokrasiyi savunma ve geliştirme görevleri vardır. Türkiye halklarının su ve ekmek kadar demokrasiye ihtiyacı vardır. Demokratik talepleri görmezden gelen siyasi partilerin, halk adına siyaset yapmaları beklenemez. Sistem içi partilerin geleceğe dair ufukları yoktur. İdeolojik bakış açıları siyasi açmazlar içindedir. Sol, sosyalist, demokrat etiketli olmaları kitleleri aldatmaya yöneliktir. Türkiye adeta partiler mezarlığına dönmüştür. Faşist karakterli Ulus devlet yapılanmasını ve milliyetçilik ideolojisini aşamayan partiler, Türkiye’deki muhalif tabanı temsil edemezler.
Türkiye 31 Mart 2019 yerel seçimlerine hazırlanırken Erdoğan diktatörlüğünü alaşağı edecek, faşist kliğin iktidar gaspını engelleyecek muhalif duruşu göstermek gerekir. Bütün toplumsal farklılıklara hitap eden ideolojik siyasi perspektifi oluşturmak büyük önem taşımaktadır. Yerel seçimler; diktatörlük karşıtı demokrasi güçlerini bir araya getirecek önemli bir pratik süreçtir. Muhalif duruş kendi başına yeterli bir duruş değildir. Ana nehre akarak coşkulu bir akış sağlamalıdır. Potansiyellerini, enerjilerini, güçlerini birleştiremez ve ana nehri güçlendiremezlerse diktatörlüğün yedeğine düşmekten kurtulamazlar. Bütün muhalif çevrelerin ortak bir paydada buluşmaları bu seçimlerin kaderini belirleyecektir.
Seçimler önemli fırsatlar sunmaktadır. Önümüzdeki seçimleri heba etmemek gerekir. Kazanmak için her yönüyle hazırlanmak hayati önem taşımaktadır. Halkın tercih edeceği adayların tespitinden tutalım kullanılacak dile, seçim programından, propagandasından tutalım sandık güvenliğine kadar bütün aşamaları iyi örgütleyen hummalı bir çalışma içinde olmak gerekir. Halkın umudunu yönetimlere taşıyacak yaklaşımlar içinde olunmalıdır. Türkiye’nin yaşadığı muhalefet boşluğunu HDP doldurabilir, doldurmalıdır. Halkın demokratik taleplerine cevap olacak, kuruluş ilkelerine yaraşır bir yenilenme içinde olması HDP için kaçınılmazdır. Yapıcı, eleştirilere açık, tabandan gelen seslere kulak kabartmak, eleştiri konusu olan hususlara odaklanmak kazandıracaktır.
Erdoğan diktatörlüğü HDP’yi dışlamak için her yola başvurmaktadır. Siyasi soykırım operasyonları ile HDP’yi devre dışı bırakmaya çalışmaktadır. Fiziki engeller çıkarmaktadır. Bütün bu engeller siyasi, ideolojik, düşünsel faaliyetleri engelleyemez. HDP; bütün bileşenleriyle halkın demokratik özlemlerini karşılayacak yapılanma ve yenilenme gücüne sahiptir. Sadece seçimler için değil, temsil ettiği siyasi çizgi ve kuruluş felsefesi bunu gerektirmektedir. Maksatlı eleştirilere, yersiz tartışmalara, anlamsız polemiklere karşı uyanık olunmalıdır. Kürt partisi, Türk partisi gibi içeriği boş sapmalarla zaman tüketilmemeli.
HDP tabanı Türkiye’de en politik tabandır. Politik toplum adına siyaset yapan HDP, her şart ve koşul altında faşizan baskılara karşı direnen halkın gücüne sahiptir. Diktatörlüğe karşı duran her kim varsa buluşma adresi HDP’ dir. Gerçek anlamda muhalif olan ve faşizme karşı muhalefet yapan bütün toplumsal kesimler sahaya inmelidir. Radikal demokrasiye sahip çıkmalıdır.
Engeller aşılacaksa, menzile varılacaksa halk ile olacaktır.