KCK operasyonu adı altında Kürdistan’ın yanı sıra Batı metropollerini toplama kampına dönüştürmesine karşın Kürt muhalefetini teslim alamayan AKP şimdi de Kürt siyasetçilerin mal varlıklarına el koymaya hazırlanıyor. AKP Hükümeti hazırladığı, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı” ile bütün kişi ve kurumların mal varlıklarını istediği zaman dondurabilecek bir sistemi getirmeye hazırlanıyor. Tasarıya göre, kurulacak komisyon yargı sürecini beklemeden ve süre sınırlaması olmadan gerçek ve tüzel kişilerin mal varlıklarını dondurabilecek.
„Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı“, Meclis Başkanlığı’na Şubat ayında sunulmuştu. Türkiye’nin de taraf olduğu, yürürlüğe girmesi ile birlikte iç hukukun bir parçası haline gelmiş olan ve ülke açısından uluslararası bir yükümlülük niteliği kazanan 1999 tarihli Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme’nin uygulanması ve sözleşme hükümlerine uyumun sağlanması amacıyla hazırlandığı ileri sürülen tasarı, Türk Hükümeti’ne keyfi bir mekanizma ve sınırsız gasp tanıyor.
Meclis İçişleri Komisyonu’na yarın götürülecek tasarıya göre; mal varlığının doldurulmasına, Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu karar veriyor. Komisyon, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanı’nın (MASAK) başkanlığında, Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürü, MİT Müsteşar Yardımcısı, İçişleri Bakanı Müsteşar Yardımcısı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve İstihbarat Genel Müdürü ve Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürü’nden oluşuyor.

Mahkeme kararı aranmayacak

Mal varlığının dondurulması işlemi için herhangi bir yargı kararı gerekmiyor. Üstelik süre sınırlaması da yok. Komisyonun kararları yargı kararı yerine geçiyor. Tasarıya göre Komisyon, gerçek veya tüzel kişiliklerin mal varlığının dondurulmasına, mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına ya da yabancı ülkelerdeki mal varlığının dondurulması hususunda talepte bulunulmasına karar verebilecek. Bunu yaparken de hukuki gerekçeye ihtiyaç duymayacak. BM sözleşmesinin 8. maddesinde, „Her taraf devlet, gerektiğinde müsadere edilebilmeleri amacıyla, belirtilen suçların işlenmesi için kullanılan veya kullanılması için oluşturulan fonların veya bu suçlardan temin edilen kazançların tespiti, bulunması, dondurulması, el konulması için iç hukuku uyarınca gerekli tedbirleri alır ifadesi“ yer alıyor.

15 yıl hapis de istenebilecek
Tasarıyla haklarında herhangi bir soruşturma başlamadan sadece polis ve istihbarat verilerine dayanarak, „terör örgütlerine veya teröristler“e fon sağlayan veya toplayan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Söz konusu suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılarak, 7.5 yıldan 15 yıla kadar çıkarılıyor. Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı belirtiliyor.
Tasarıya göre malvarlığının dondurulmasında bir kişi veya kurumun sağladığı fonun eylemlerde kullanılacağını bilerek, vermesi kriteri aranacak. Ancak sağlanan fonun suçun işlenmesinde kullanılmış olup olmaması önem taşımayacak. Fon kullanılmasa da bilerek para verdiği için fail cezalandırılacak.

Olağanüstü yetki

Komisyonun, katılanların en az beşinin oyu ile malvarlığının dondurulmasına, malvarlığının dondurulması kararının kaldırılmasına ya da yabancı ülkelerdeki malvarlığının dondurulması hususunda talepte bulunulmasına karar verebileceği belirtiliyor. 
Tasarıya göre, Değerlendirme Komisyonu’nun mal varlığının dondurulmasına ilişkin verdiği kararları MASAK yerine getirecek.
Hakkında malvarlığı dondurulması kararı verilmiş olanlar tüm alacaklarını, borçlarını ve tüm malvarlığı değerlerini, malvarlığının dondurulması kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasından itibaren en geç 30 gün içinde MASAK’a bildirecek. Ayrıca malvarlığı dondurulan kişilere alacağı veya borcu olan gerçek ve tüzel kişiler de alacak ve borçlarına ilişkin bilgileri yine 30 gün içinde MASAK’a iletecek.

Mal varlığınızı dondurduk!
Malvarlığı dondurulması kararı MASAK’ın talebi üzerine CMK hükümleri doğrultusunda telefon dahil iletişim araçlarıyla derhal bildirilecek ve taşınmaz mallarına tedbir konulacak. Malvarlığının dondurulması kararının yerine getirilmesi talebinde bulunulan kişi ve kurumlar, dondurulan malvarlığına ilişkin bilgileri talep tarihinden itibaren 7 gün içinde MASAK’a bildirecek. Bu süreç içinde malvarlığında faiz ve kira gibi herhangi bir artış meydana gelmesi halinde bu artış da dondurulan malvarlığının kapsamına alınacak.

Karar kaldırılabilir mi?

Tasarıya göre, malvarlığının dondurulması kararında kim hakkında verildiği, sebepleri, kapsamı, süresi ve bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolları açıkça belirtilecek. Dondurma kararının Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihten itibaren 1 yıl içinde soruşturma başlatılmadığı takdirde dondurma kararı kaldırılabilecek. Ancak Değerlendirme Kurulu, soruşturma başlatılmamasına rağmen dondurma kararının devamı yönünde bir tutum takınması halinde kararı isterse kaldırmayabilecek.

Yurtdışına da açılacak!
Komisyonca alınan kararlar, Bakanlar Kurulu kararını müteakiben Adalet Bakanlığı tarafından talepte bulunan devlete bildirilecek. Komisyon, terörizmi finanse ettiği veya terör faaliyetlerinde bulunduğu hususunda makul sebeplerin varlığı halinde, kişi, kuruluş ve organizasyon mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan yabancı ülkelerdeki mal varlığının dondurulması için de talepte bulunulmasına karar verebilecek. Türkiye’de bulunan malvarlığıyla ilgili olarak ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun elkoymaya ilişkin hükümlerinin uygulanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacak. Bu karar gereği için ilgili devlete bildirilecek.

BDP’li belediyeler...
BM, mal varlıklarının dondurulması için iç hukuk yolunun kullanılmasının gerektiğini söylüyor ancak AKP’nin tasarısı onaylanırsa, kurulacak komisyon, yargı kararı olmaksızın bu tedbiri uygulayabilecek. Bu durum da Başbakan Erdoğan’ın ‘paraları nereye gönderiyorlar biliyoruz’ sözleriyle hedeflediği BDP’li belediyelerin mal varlıklarına da el konulabileceği yorumlarına neden oluyor.

Atilla Kart: Şantaj ve tehdit
“Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Yasa Tasarısı” ile idareye tanınan geniş yetkilerin “şantaj ve tehdit” aracı olarak kullanılacağına dikkat çeken, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, “Başta mülkiyet hakkı olmak üzere anayasal anlamda temel ve hak özgürlüklerin ihlal edilmesinden öte, yok edilmesi sürecini başlatan bir süreç ile Türkiye karşı karşıyadır” dedi. Kart, el koyma kararını idarenin vereceğini belirterek, “Bu yöntem kabul edilemez. Burada çok açık bir şekilde yargının görev ve yetki alanına müdahale söz konusudur” diye konuştu.
Hukuk devletlerinde yapılması gerekenin, sözü edilen finansmanın kaynakları konusunda suç unsuru olanların idare tarafından raporlaştırılarak, yargıya başvurulması olduğunu anlatan Atilla Kart, şunları söyledi: “Yargının vereceği kararın sonucuna göre uygulama yapılır. Burada evrensel hukuk kuralı ters yüz edilmek suretiyle idare yargının yerine geçmiş olmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki hükümet polis devleti aşamasının, nihai uygulamalardan birini yapmaktadır. Kritik soruşturmalarda ve yargılamalarda hep görüyoruz, kolluğun hazırladığı yasadışı yollarla elde ettiği delilleri esas alarak, bu uygulamayı yapacaktır. Anayasal anlamda temel hak ve özgürlüklerin, başta mülkiyet hakkı olmak üzere anayasal anlamda temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesinden öte yok edilmesi sürecini başlatan bir süreç ile Türkiye karşı karşıyadır. Bu süreç bir taraftan da özellikle muhalif kişi ve kuruluşlara karşı yerine göre tehdit, yerine göre de şantaj aracı olarak kullanılacaktır. AKP iktidarının demokrasi anlayışındaki faşizan anlayışı gösteren vahim bir gelişmedir.”

Devlet terörüne kılıf
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ise tasarının, devlet terörüne kılıf olduğunu vurguladı. ‘’Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu’’  üyelerinin tamamen hükümetin emrindeki bürokratlardan oluştuğunu anımsatan Tezcan, ‘’Tasarı, terör ve terörizmin finansmanıyla mücadele amacı taşıdığı ileri sürülse de gerçekte AKP iktidarına kişiler üzerinde devlet terörü uygulama imkanı vereceği açıkça görülmektedir’’ dedi. Tezcan, şunları söyledi: ‘’Doğrudan doğruya yürütmenin emrindeki memurlardan oluşan böyle bir komisyona mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak derecede çok geniş yetkiler verilmesi, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmaz. Bu yetkiler olağanüstü yetkilerdir. Sadece yargı organlarının kullanabileceği böylesi geniş yetkiler, tasarı ile hükümetin, dolayısıyla AKP’nin eline teslim edilmek istenmektedir. Bu düzenleme ile Anayasanın koruduğu mülkiyet hakkı ihlal edilmektedir. Yasalaşması halinde iktidar sevmediği kişilerin mal varlığını kolayca dondurabilecek ve el koyabilecek, uygulama kişiler üzerinde devlet terörüne imkan verecektir.’’

CHP Uşak Milletvekili Yılmaz da tasarıda itiraz mercilerinin de belli olmadığını kayderek, muhalefet eden herkesi sindirmeye yönelik olduğunu söyledi.

ANKARA