
Mültecilerin yüzde 47.5’i kadın
Irak ve Güney Kürdistan’daki Rojavalı ve Suriyeli mültecilere ilişkin veri sunan rapora göre, ülkesini terkeden 2 milyon 450 bin 513 Suriyeli’den 224 bin 356’ü Irak’a sığındı. Bunların yüzde 97’si Kürdistan Bölgesi’nde yaşıyor. Bunların yüzde 43’ü kamplarda, geri kalanı şehirlerde yaşam mücadelesi veriyor. Irak’ta kayıtlı Suriyeli mültecilerin yüzde 47.5’i kadın.
Evin içinde ve dışında cinsel şiddet
Ağustos-Aralık 2013 arasında yapılan araştırma kapsamında hem kamplarda hem de şehirlerde yaşayan bin 660 aile ile görüşüldü. Ayrıca mülteci kadın, erkek ve gençlerle 19 grup tartışması yürütüldü, 27 uzman ile konuşuldu. Yürütülen bu araştırmanın sonuçlarının özetlendiği raporda, erkek şiddeti riskinin kadın mülteciler açısından Güney Kürdistan’da arttığına dikkat çekiliyor. Buna göre;
* Evli kadınlar göçle birlikte eşlerinden daha çok şiddet görmeye başladı. Özellikle işsiz erkeklerin şiddet eğilimi daha yüksek
* Genç kızlar zorla evlendirilmekten korkuyor
* Kamp dışındaki alanlarda çalışan kadınlar işverenleri ve işe gidip gelirken kullanmak zorunda kaldıkları taksinin şoförlerince cinsel tacize maruz kalıyor
* Hem kamplarda hem de dışında mülteci kadınlar seks işçiliği yapmaktadır
* Görüşülen erkekler, eşleri ve kızlarının güvenliğinden endişe ediyor
* Cinsel tacizin failleri hem aile içinden (eşler, babalar ve erkek kardeşler de dahil olmak üzere) hem de dışarıdan (işverenler, taksi şoförleri, hükümet çalışanları, yabancı işçiler ve mülteci erkekler)
Kadın evden çıkmaya korkuyor
Raporda, Rojavalı ve Suriyeli kadınların göç sonrası karşı karşıya kaldığı şiddet türleri rakamlarla anlatılıyor. Buna göre araştırma kapsamında görüşülen kadınların yüzde 82’si günlük olarak erkek şiddeti ve cinsel taciz korkusunu yaşadığını dile getirdi. Yüzde 35’i, bu yüzden evlerinden çıkamadığını belirtti. Kadınların en yoğun karşı karşıya kaldığı cinsel şiddet biçimi; cinsel taciz. Mülteci kadınlar, en çok kamusal alanlarda, takside veya işyerinde tacize maruz kaldıklarını anlattı. Birçok kadın, kendilerine “Suriyeli olduğunu biliyorum, param var” denildiğini ifade ederken, kamplarda çadırlara girildiği ve burada kadınlara saldırıldığına dikkat çekiliyor. Bütün bunların sonucu olarak kadınlar günlük yaşamda oldukça sınırlandırılıyor.
‘Arkadaşlık yap, istediğini al’
Araştırmada görüşülen kadınlardan bazıları, evdeki erkeklerin tacizi öğrenmeleri durumunda, kendilerinin suçlanacağını belirtti. Bu çerçevede görüşülen 7 kadın, maruz kaldıkları tacizin ortaya çıkmasından sonra ayrıca ailede şiddete maruz bırakıldığını söyledi.
Dikkat çekici diğer bir husus da, yardım kuruluşlarında çalışan erkeklerin de kimi zaman konumlarını kullanarak kadınları sömürmeye çalışması. Rapora göre bir mülteci kampındaki kadınlar, dağıtılan yardımlara ek olarak talepte bulunduklarında kuruluş çalışanlarının ‘Genç ve güzelsin, benimle arkadaşlık yap, o zaman istediğini alabilirsin’ gibi sözlerle taciz ettiğini anlattı.
Para karşılığı kısa süreli evlilik
Raporda zorla evlendirmelerin de büyük artış gösterdiği kaydediliyor. Bunun ise mültecilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılarla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Zira Güney Kürdistan’da Rojavalı ailelere 10 bin dolar başlık parası verildiği ifade ediliyor. Ayrıca gidilen dört mülteci kamptan ikisinde Suriyeli olmayan erkeklerin gelip kendilerine gelin ‘satın aldığı’ anlatıldı. Yine para karşılığında kısa süreli nikahlar biçiminde de fuhuşun geliştiği belirtiliyor.
Federal Hükümet’e eleştiri
UN WOMEN, raporunda Federe Kürdistan Hükümeti’ni de şiddete maruz kalan mülteci kadınlara yeterince destek sunmamak ve hizmet geliştirmemekle eleştiriyor. Bir bütün olarak Rojava ve Suriye’den gelen mültecilere birçok alanda hizmet sunulmadığına dikkat çeken raporda UN WOMEN, Hükümet’e şu çağrılarda bulunuyor:
* Kamplarda kalmayan mültecilere de geçim ve barınak yardımlarının sunulması, bu bağlamda güvenceden yoksun kadın ve kızların güvenliğinin sağlanması
* Kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için yasaların güçlendirilmesi, faillerin cezalandırılması
* Güvenlik ve hukuk alanında çalışanların erkek şiddeti konusunda bilinçlendirilmesi için yeni programların geliştirilmesi, var olanların ise güçlendirilmesi
* Yereldeki kadın ve sivil toplum örgütleri ile Rojavalı kadın grupları arasındaki diyaloğu ve ortak çalışmanın aktif bir biçimde güçlendirilmesi ve kolaylaştırılması.
MERAL ÇİÇEK/HEWLÊR