MİT ve Emniyet marifetiyle on binlerce mülteciyi/göçmeni Avrupa sınırlarına yığan Türk Cumhurbaşkanı, dün yine Batı’yı bu sayının milyonları bulucağıyla tehdit etti. Bunula da yetinmeyen Erdoğan, bu operasyonun fayda sağladığını Batılı liderlerin görüşme talepleriyle izah etti.

İdlib’de ağır kayıplar vermesinin ardından yeniden mülteci şantajına başvuran Türk devletinin, kendi rganizasyonuyla sınıra sürdüğü mültecilerin/göçmenlerin sayısı giderek artıyor. Dün ölüm haberleri de gelmeye başlarken Türk Cumhurbaşkanı, 100 bini aşan sayının milyonları bulacağını söyledi.

Türk İçişleri bakanlığı, dün sabah itibarıyla sınıra yığdıkları mülteci/göçmen sayısının 100 bini aştığını açıkladı. İstanbul merkezli çalışan gazeteci Mughira Al Sharif, Twitter’dan paylaştığı mesajda, Halepli olduğunu belirttiği Ahmed Ebu Emad’ın dün sabah 09.07’de İpsala yakınlarında boğazından vurularak öldürüldüğünü iddia etti. BBC’den Mughira Al Sharif’in haberine göre; Ebu Emad’ın cenazesi Türkiye’ye getirildi. Görüntülerin sosyal medyada yayınlanmasının ardından Reuters, sınırda Suriyeli bir gencin yaşamını yitirdiğini doğruladı.

Reuters haber ajansı ayrıca Midilli Adası açıklarında boğulan bir çocuğun cansız bedeninin çıkarıldığını da duyurdu. Midilli açıklarında botları alabora olan 47 göçmenin Yunan Sahil Güvenliği tarafından kurtarıldığı, bir çocuğun ise hayatını kaybettiği belirtildi.

Erdoğan silahından memnun

Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan ise dün AKP İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, mülteci silahını sonuna kadar kullanacağını deklare etti. Aylar önce ‘kapıları açarız’ dediğini hatırlatan Erdoğan, ”Ama bunlar sandılar ki biz latife yapıyoruz, şaka yapıyoruz. Şimdi kapılar açılınca telefon üzerine telefon gelmeye başladı. Kapıları kapatın diyorlar, bitti artık o iş. Bu akşam telefon talebinde bulundular yine. Bu akşam Almanya, Bulgaristan onlarla görüşmelerimiz var. Perşembe günü zaten Moskova’da Rusya Başkanı’yla görüşmelerimiz olacak. Biz yıllarca güvenli bölge oluşturalım çağrısı yaptık. Bu çağrımıza hiçbir Avrupa ülkesi somut destek vermedi, katkıya yanaşmadı. Sınırlarımızı açtığımız saatten beri Avrupa’ya yönelenlerin sayısı şu anda yüz binler oldu, daha da olacak. Bu sayı yakında milyonlu rakamla ifade edilecek. Şimdi hepsi de sınırlarımızı açtığımız için feryat ediyorlar. Lafa gelince ülkemize destek beyanında bulunan diğer kimi devletlerin de aslında kıllarını bile kıpırdatmadan gelişmeleri takip ettiklerini biliyoruz. Güya barışı, huzuru tesis için kurulmuş yapılarda toplantı yapmak, kınamak dışında hiçbir işe yaramıyorlar. Türkiye mücadelesini herhangi bir ülkeye veya kuruma güvenerek değil, kendi yüreğine, kendi bileğine, kendi insanına, kendi imkanlarına dayanarak yürütmektedir” dedi.

   

Yunanistan: Ankara insan kaçaksıdır

Ulusal Güvenlik Konseyi’ni toplayan Yunanistan “sınırlarını korumak” amacıyla 5 maddelik “önlem planı” açıkladı. Toplantıya ilişkin Hükümet Sözcüsü Stelios Peças açıklama yaptı. Peças, ülkenin güvenliğine asimetrik bir tehdit olduğunu söyledi. Hükümet Sözcüsü, ”Türkiye sınırlarını açarak diplomatik baskı uygulamaya çalışıyor. Ankara böylece insan kaçakçısı durumuna düşmüştür” dedi.

5 maddelik “önlem planı”nı açıklayan Peças, Yunanistan’ın bir ay boyunca yeni sığınmacı başvurularını kabul etmeyeceğini duyurdu. Sınırların korunmasını en üst düzeye çıkardıklarını kaydeden Peças, Yunanistan topraklarına “yasa dışı” giren göçmenlerin geldikleri ülkeye iade edileceğini söyledi.

Mitsotakis bugün Meriç’te

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis ise Salı günü Avrupa Komisyonu Başkanı Chrales Michel ile birlikte Meriç’te olacak. Mitsotakis, Twitter’dan yaptığı açıklamada, ”Yunanistan sınırları Avrupa’nın dış sınırıdır. Onları koruyacağız. Avrupa Komisyonu Başkanı Charles Michel ile Türkiye-Yunanistan Meriç sınırını ziyaret edeceğiz. Bir kez daha Yunanistan’a giriş yapmaya çalışmayın. Geri döneceksiniz” ifadesini kullandı.

AB’den güç ve ekipman

Sınırlarına yığılan mültecilerle başa çıkmakta zorlanan Yunanistan, Avrupa Birliği’nin dış sınırlarının korunmasından sorumlu birimi Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı’nı (Frontex) göreve çağırdı. Bu çağrı üzerine Göç dosyasından da sorumlu olan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, üye ülkelerin içişleri bakanlarının durum değerlendirmesi yapmak üzere olağanüstü toplanmasını talep etti. Acil toplantı talebi AB Dönem Başkanı Hırvatistan’a iletilirken Schinas, mülteci akını konusunda temaslarda bulunmak üzere Berlin’e gitti. AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen ve AB Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Ylva Johansson ile Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis arasında yoğun bir görüşme trafiği yaşandı. Von Der Leyen önceliklerinin Yunanistan ve Bulgaristan’ın AB’nin tam desteğine sahip olmalarının sağlanması olduğunu belirterek, bu iki ülkeye ek yardımda bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.

Türkiye’nin AB ile olan tüm sınırlarında “yüksek alarm” seviyesine geçen Frontex, Yunanistan’a görevli ve teknik ekipman gönderme kararı aldı. Frontex’ten yapılan açıklamada, ”Yunanistan’dan ek yardım talebi aldık. Yunanistan’da teknik ekipman ve ek güçler geliştirmek için şimdiden adımlar attık” denilerek, Türkiye’yle sınırdaş olan AB ülkelerine daha farklı ne şekilde destek verilebileceğine yönelik değerlendirmelerin sürdüğü ifade edildi.

HDP: Cambaza bak politikası

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, İdlib’de yaşanan gelişmeler sonrası mültecilerin sınırlara sürülmesine tepki gösterdi. Oluç, şunları söyledi: “ Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere tüm farklı ülkelerden gelen sığınmacıların utanç vesilesi olarak geleceğimize taşıyacağımız görüntülerle sınırlara yönlendirilmesinden bahsediyorum. Yani gerçekten utanç vesikası bunların her biri. Bir Sayaç Bakanı çıktı, 15 bin, 30 bin oldu, 60 bin oldu, en son 100 bin oldu gibi rakamlar vererek iç kamuoyunu meşgul etti bu sayaç Bakanı. Neymiş, Türkiye’den ayrılan sığınmacı sayısını veriyormuş. Otobüslere taksilere yerleştirilip insanlar sınırlara gönderildi. Edirne’ye ve Ege kasabalarına gönderildi. Gidenlerin sayısı öyle 100 bin falan değil bunların hepsi yalan. Toplumu meşgul etmek için, gerçek meselelerden uzaklaştırmak için uydurulan yalanlar. Halk bunlarla meşgul olsun politikası, cambaza bak politikası.”

İnsanlık suçu işleniyor

 İnsanlık değerlerinin öldürüldüğünü belirten Oluç, “Gerçekten bu otobüslerle sınırlara getirilen, Ege kasabalarına getirilen insanların verdiği görüntüler Türkiye tarihine utanç vesikası olarak geçecek. İnsanlar insan kaçakçılarıyla işbirliği yapıyor. Çok açık bir şekilde insanlık suçu işleniyor. İktidara çağrı yapıyoruz, insanların hayatı ile oynamayın. İktidar koltuklarınız için insanların hayatıyla oynamayın. İnsan kaçakçılarıyla işbirliği yapmayın. Bir savaş ilan edilmedi ama bir savaş yaşanıyor. Savaş ölüm demektir biz bunu biliyoruz. Tezkere Meclis’e getirildiği zaman bunu anlattık. Savaş ölüm demektir dedik, bu tezkere çıkarılınca insanlar, gençler ölecek dedik ve karşı çıktık. İktidar, Suriye politikasıyla topluma ve ülkeye büyük zararlar vermektedir” şeklinde konuştu.

Geri kabul anlaşması

Türkiye ile AB arasında Geri Kabul Anlaşması’na göre, Türkiye kendi topraklarından Yunan adalarına geçtiği kanıtlanan göçmenleri geri kabul edecek. Göçmenlerden Suriyeli olmayanların Türkiye tarafından ülkelerine iade edilmesi için işlem yapılacak.

 

EDİRNE