Mülteciler Altındağ’ı terk etti

13 Ağustos 2021 Cuma - 18:48

  • Ankara son günlerde en çok ırkçı saldırının yaşandığı kentlerin başında geliyor. Kürtlere yönelik ırkçı saldırıların ardından bu defa hedef alınanlar Suriyeli mülteciler oldu. 10 Ağustos’ta Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Önder Mahallesi’nde Emirhan Yalçın’ın bir kavgada öldürülmesinin ardından Suriyelilere ait ev ve işyerlerinin taşlanması, yağmalanması ve aralarında çocukların da bulunduğu Suriyelilerin yaralanması sonucunda çok sayıda mülteci mahalleyi terk etmek zorunda kaldı.

ÖZNUR DEĞER - JİNNEWS/ANKARA

10 Ağustos gecesi başlayan ve hala devam eden provokatif gösterilerde saldırgan grup “Allahu ekber” sloganları eşliğinde Suriyelilere ait olduğu bilinen ev ve işyerlerini taşlamaya ve yağmalamaya başladı. Olayların yaşanmasının ardından mahalleye binlerce polis gönderildi. Buna karşın ırkçı grubun saldırılarına devam etmesi soru işaretleri yaratırken, mahalledeki hemen her ev ve işyerine Türk bayrağı asılması da dikkat çekiyor.

Mahallenin her sokak ve caddesinde bekleyen polis araçları, mahallede fiili bir yasak olduğunu hissettirse de gece saatlerinde ırkçı grubun sokakları doldurması alınan önlemlerin yetersizliğini de gözler önüne seriyor.

Saldırılar üzerine mahalleye giderek görüştüğümüz yurttaşlar, yaşananların boyutunu gözler önüne seriyor.

Bizim mahalleden değiller 

Olayların ardından dükkanına Türk bayrağı asan bir esnaf, “Onlardan (Suriyeli) olmadığımızı anlasınlar diye ev ve işyerlerimize bayrak asıyoruz. Yoksa bizi de taşlayacaklar. Olayı yapanların kim olduklarını bilmiyoruz ama bizim mahalleden olmadıklarını biliyoruz. Biz mahalleliyi tanırız. Ancak gelenlerin hiçbiri bu mahalleden değil. Aşağı mahallelerden toplayıp getirmişler. Hepsinin de uyuşturucu, hırsızlık, gasp, yaralama gibi suçlardan sabıkaları var. Mahalleli yağma yapmaz” diyor.

Başka bir mahalleli gece saatlerinde 3 kamyonetten yaklaşık 500 insanın taşlı ve sopalı bir şekilde indiğini paylaşıyor.

5 Temmuz’da da saldırı olmuş 

Kepengini indirerek dükkanını arka kapıdan açan başka bir esnaf ise “15 Temmuz” göndermesi yaparak, “15 Temmuz’da da aynı şey oldu. Bir yandan darbe olurken bir yandan Suriyelilere saldırıldı” sözleriyle saldırıyı anlatıyor. Taşlarla, sopalarla evlere ve işyerlerine saldırıldığını söyleyen esnaf, saldırının ardından zabıtanın “işyerlerini açamayacakları, açmaları halinde ceza kesecekleri” yönünde uyarı yaptığını belirtiyor.

Saldırganlar ülkücüydü

Başka bir mahalleli, “Ha senin çocuğun ha o çocuk ne fark eder” diyerek saldırıya tepki gösteriyor. Mahallenin bir kısmı gerçekleşen saldırıya tepki gösterip yaşananların sorumlusunun AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu söylese de bir kısım mahallelinin ırkçı tutumunu görmek de mümkün. Ülkü Ocakları’ndan olduğunu söyleyen bir mahalleli ise saldırganların arasında ülkücülerin olduğunu “itiraf” ediyor.

Polis sadece izledi 

Mahalleden başka bir yurttaş da, polisin olaylar esnasında müdahale etmediğini, olaylara seyirci kaldığını ifade ederek, “Yağmalama, taşlama ve saldırı esnasında polis müdahale etmedi. Onların gözü önünde Suriyelilerin dükkanları yağmalandı, eşyaları çalındı. Gözümüzün önünde dükkandan plazma çaldıklarını gördük ama polis hiçbir şekilde müdahale etmedi. Akşam Kaymakam geldikten sonra müdahale etmeye başladılar” sözlerine yer veriyor.

Suriyeliler mahalleden ayrıldı

Irkçı saldırının ardından evleri ve işyerleri yağmalanan ve büyük bir korku ile tedirginlik yaşayan Suriyeli mülteciler, evden dışarı çıkamazken, bir kısmı ise başka mahalle, semt ve ilçelerde bulunan yakınlarının yanına gitmek zorunda kaldı.

4 yıldır mahallede yaşayan Suriyeli bir aile yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bir adamı bıçakladılar. Biri öldü, biri hapse girdi. Bir kişi bir şey yaptı, herkesi suçladılar. Böyle bir şey görmedim. Niye o kadar şey yaptılar bilmiyorum. Evimizi taşladılar, komşularımızın camını kırdılar. Bizim günahımız neydi, biz ne yaptık ki? Olaydan sonra komşularımız bize zarar gelmesin diye evimize bayrak astı. Saldırırken bize hakaret ve küfrediyorlardı. Olay esnasında camlarımızı ve ışıklarımızı kapatarak evin arka tarafına geçtik. Bir kişi için bin kişi suçlanamaz. Sizde polis, devlet yok mu? İsrail bile bunu yapmadı. Ben komşularımdan bir zarar görmedim ama dün yaşadıklarımız başkaydı. Evden çıkamadık gün boyu. Bize hep ‘Suriyeliler böyle Suriyeliler şöyle’ diyorlar. Ama biz geldiğimizde yiyecek ekmeğimiz yoktu. Hepsini çalışıp kazandık. Kimsenin rızkına girmedik.”

Önder Mahallesi’nde yoğunlaşan olaylar gece saatlerinde ise Solfasol ve Örnek mahallelerine sıçradı. Bir grubun başlattığı olayların bir süre sonra engellendiği öğrenildi. Mahallede yoğun polis varlığına karşın, sokak ve caddelerde ırkçıların gezdiğini görmek mümkün.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.