Zorluklar, yolda olduğu gibi geldikleri ülkede de terketmiyor mültecileri. Ancak, değişik kentlerde yaşayan mülteci dostları ise ellerinden gelen yardımları yapıyor.
Almanya’nın Hanau kentinde yaşayan Nuran Agit- Fidel Biçer çifti de güçleri oranında mültecilerin sorunlarına çözüm arıyor. Hanau Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı Nuran Agit Aynı zamanda Êzîdî Derneği’nin de kurucularından. Çift, Almanya’ya gelen mültecilere gönüllü olarak tercümanlık yapıyor. Tercümanlık yaparken de gelenlerin sorunlarını yakından görüp, onların yaşamış olduğu zorluklardan etkilendiler. Zamanlarını çoğunu gelen mültecilerle geçiren çift, aynı zamanda onlarla bir duygu bağı kurduklarını da dile getiriyor.
Transit bölge
Nuran Agit şunları söyledi: “Hanau’ya Haziran ayından beri 2 bin 950 kişi geldi. Bir çoğu Hanau’yu transit bölge olarak kullandı. Agust-Scharttner Halle’de yaklaşık bin kişi dönüşümlü olarak barındırıldı. Hallenin (büyük salon) kapasitesinin üstüne çıkıldığı durumlarda kayıtları yapılanlar başka yerler yollanıp yenileri kabul edildi. İsveç, Belçika, Kanada’ya geçmek isteyenler kayıtlarını yaptıktan bir iki gün sonra gidiyordu. Çoğu da Almanya’daki akrabalarının yanında kalmak istiyordu. Bir çoğu farklı umutlarla gelmişti. Örneğin kendilerine ev verileceğini, para yardımı yapılacağını bekliyorlardı. Fakat bekledikleri gibi olmayınca büyük bir hayal kırıklığı yaşadılar. Tabii her şeye karşı memnun olanlar da çoğunluktaydı. Çünkü DAİŞ’in barbarlıklarından kaçanlar, burada kendilerini güvende hissediyordu. Gelenler bir çoğu yorgun ve bitkindi. Uykusuzlardı. Belki de tam olarak gelene kadar yaşadıkları zorluklardan dolayı korku ve endişe içindeydiler. Özellikle kadınlarda bunu daha fazla görmek mümkündür. İnsanlar, doktor muayyenesinde bile ayrılmak istemiyorlardı. Hep yan yana duruyorlardı.”
Gelenlerde olumsuz koşullardan dolayı hastalık belirtilerinin ortaya çıktığına vurgu yapan Fidel Biçer de gelenlerin genel olarak Suriye Arapları olduğunu, ayrıca Rojava’dan gelen Kürtlerin de aralarında bulunduğunu belirtiyor. Biçer, gelen Kürtlerin yüzde 80’nin Êfrin kantonundan olduğunu, Kobanê’den gelenlerin sayısının ise oldukça az olduğuna vurgu yapıyor. Biçer, kendilerinin ise gelenlere Kürtçe olarak yardımcı olduklarını sözlerine ekliyor.
Dernekte ihtiyaçlarını karşıladık
Nuran Agit devamla, gelen mültecilerin kamplarda yaşadığı sıkıntılara dikkat çekiyor. Agit, “Kamplarda da oldukça sorunlar vardı. Yemek sırası vb. Bine yakın kişinin yemeği alıp yemesi birçok sıkıntıyı birlikte getiriyordu. Kantinden ihtiyaçlarını karşılamanın da belirli zorlukları vardı. Akşam olunca da gidip ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri yer yoktu. Ancak Hanau halkı mületciler için oldukça duyarlı bir duruş sergiledi. Haftalarca yardım yaptılar. Bu yardımları da severek yaptılar. Örneğin, bir Alman gencinin ayakkabısı eskimiş bir mülteciye çıkarıp ayakkabısını verdiğini gördük. O soğuk havada evine ayakkabısız gittiğine tanık oldu. Böylesi davranışlar elbette bizleri çok etkiledi” dedi.
Nuran Agit, Hanau Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde toplanan ayakkabı ve elbiselerle mültecilerin ihtiyaçlarının karşılandığını da dile getirdi. Agit şunları söyledi: “Ayakkabı ve elbiseleri dernek içinde bir odada topladık. Mülteciler derneğe gelip ihtiyaçlarını orada karşıladılar. Gelen mültecilerin yemek, içecek ve benzeri ihtiyaçlarını karşıladık. Bir Êzîdî olarak göç ve sürgünler görmüş bir halkın bireyi olarak gelen insanlarımızın durumunu anlayabiliyoruz. Onlarla çok rahat empati kurabiliyoruz. Yardım yaparken de ırk, milliyet, din, mezhep ayrımı yapmadık. Böyle olunca da onlarla aramızda çok sıcak bağlar oluştu. Biz de kendimizi rahat ve huzurlu hissediyoruz.”
FİLİZ ARGAL/HANAU