Almanya Gündemi


“Gerçekte kimlerin yaptığını öğrenmek için uzun zaman mücadele verdim. Ancak bana asla samimi bir yanıtın verilmeyeceğini anlamak durumunda kaldım. [...] Israrın bir tek başa bela açacağını gördüm.”
Bu sözler, 1980 yılında Oktoberfest kermesine bombalı saldırıda biri 6, diğeri 7 yaşında iki çocuğunu kaybeden Ignaz Platzer’e ait.
Yeniden gündeme gelen bu olayı, o dönem Almanya’da yaşamış olmayanlar pek bilmez. O yüzden baştan alalım: 26 Eylül 1980 tarihinde dünyanın en büyük kermesi olan Münih Oktoberfest alanında saat 22:19’da ana girişinin yanındaki çöp kutusuna yerleştirilen bir boru bombası patlar. Patlamada 13 insan hayatını kaybeder, 68’i ağır 211 kişi yaralanır.
Federal Savcılığın 1982 yılında sonlandırdığı resmi soruşturmanın raporuna göre saldırı, olayda ölen aşırı sağcı Gundolf Köhler tarafından işlendi. Köhler’in tek başına bu saldırıyı gerçekleştirdiğine inanmayanlardan oluşan geniş bir kesim 1984 yılından beri – başarılı olmaksızın – dosyanın yeniden açılmasını talep ediyor. Soruşturma sonuçlarına kuşkuyla yaklaşanlar, Köhler’in o gün yalnız olmadığı yönde ifade veren tanıkların dikkate alınmadığını vurguluyor.
Şimdi Münih’ten Lüksemburg’a atlayalım. Lüksemburg’ta 1984-1986 yılları arasında işlenmiş 20 bombalı sabotaj saldırı yıllarca aydınlatılamazken, Brigade Mobile de la Gendarmerie üyesi iki polis memuru 25 Şubat’tan beri bu saldırıları gerçekleştirmiş olmaktan yargılanıyor. Medyanın pek görmediği bu dava tarihe geçebilir zira söz konusu saldırıların failinin aslında Gladio olduğu iddia ediliyor.
Bizim Gladio olarak bildiğimiz örgütün adı aslında Stay Behind, yani Geride Duranlar. Soğuk Savaş yıllarında NATO, CIA ve İngiliz istihbaratı tarafından paramiliter bir gizli örgüt olarak kuruldu. 1950’lerden itibaren en az Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar faal olan bu uluslararası devlet terörü örgütü ile – Belçika, İtalya ve İsviçre’deki meclis araştırmaları dışında – gerçek anlamda hesaplaşılmadı hiç. Ayrıca Stay Behind’in varlığını kabul eden devletler, kendi yapılarının fesh edildiğini duyurmuş olsalar da, toplumun bunu kontrol edecek bir mekanizması hiç olmadı.
Tekrar Lüksemburg’a, oradan da Münih’e dönelim. Lüksemburg’ta devam eden ‘asrın davası’nda şahitlik yapan bir isimden Alman basını şu sıralar sık bahseder oldu. Alman tarihçi Andreas Kramer, 1980’de Münih’te gerçekleştirilen bombalı saldırıdan babasının sorumlu olduğunu söylüyor. Resmi olarak Batı Alman ordusunda subay rütbesiyle görevli olan babası Johannes Karl Kramer’in – ki artık hayatta değil – aynı zamanda Alman dış istihbarat kurumu BND için çalıştığını ve hatta Gladio’nun Alman kolunda yer aldığını iddia ediyor. Andreas Kramer’e göre Münih bombası babası tarafından, Gladio’nun talimatı doğrultusunda kuruldu. Dediklerine bakılırsa bombalı saldırının amacı, SPD’li Helmut Schmidt başbakanlığındaki hükümeti düşürüp, yerine CSU’lu Franz Josef Strauss’u getirtmekti. Zira bu saldırı RAF veya farklı bir sol örgüte mal edilecekti.
Alman Başsavcılığı, Kramer’in iddialarını araştırmak için iki ay önce inceleme başlattı. Bu incelemenin sonucunda ne çıkar bilinmez. Ama Gladio’nun Soğuk Savaş’ın bitimiyle birlikte tamamen fesh edildiğine inanmak – Kürtler açısından - zor. Hele 15 Şubat Uluslararası Komplosu’ndan sonra. Hele ki Paris Katliamı’nın yarattığı soru işaretleri tümüyle yerinde dururken.
Münih’te yargılanması süren NSU terör örgütü ile bağlantılı olarak Alman istihbaratı daha geniş kesimlerce sorgulanır duruma geldi. Bu bağlantıların Gladio gerçeği dikkate alınmadan aydınlatılması mümkün mü? Sanmıyorum.