Kardeşinin evinin sarıldığını gören üç çocuk babası köylü Murat Kaya, annesinin itirazına rağmen ‘bana neden bir şey yapsınlar ki’ diyerek askerlerin yanında gitti. Askerlerin arasındayken silah sesleri gelince korunmaya çalıştı. Murat’a da ateş açtılar, sığındığı komşu evini bombaladılar. Kardeşi Maksut: Murat’ın yüzü bile tanınmayacak haldeydi.

 Kardeş Fettah: Cemal’le sigara yaktığımız anda silah sesleri geldi. Bize yere yatırdılar. Silah sesleri bitince onlarca asker vurmaya başladı. Zırhlı aracın altına alarak ezeceklerdi. Diğer iki köylüyü de hayvan pisliğinin içerisine atıp dövüyorlardı. Cemal’i evin içerisine götürüp kanlar içerisinde getirdiler. 4 saat boyunca karın üzerinde bekletip dövdüler.

DİNDAR KARATAŞ / MA/AĞRI

Agirî’nin (Ağrı) Dutax (Tutak) ilçesine bağlı Mûşiyan (Soğukpınar) köyünde Türk askerlerince katledilen Murat Kaya’nın annesi Dilber Kaya, ”Oğluma ‘terörist’ diyerek işledikleri suçlarını aklamaya çalışıyorlar” dedi. Üç gün gözaltında tutulup bırakılan, dün tekrar gözaltına alınan kardeş Fettah Yalçın ise kendisini de öldürmek istediklerini söyledi.

Ağrı’nın Tutak ilçesine bağlı Mûşiyan köyüne 6 Aralık’ta yapılan baskınla katledilen ve Pazar günü devlet güçlerinin ablukası altında toprağa verilen üç çocuk babası Murat Kaya’nın annesi ve kardeşleri yaşananları anlattı. Köyde bulunan birçok evin duvarlarında kurşun izleri bulunurken, Murat Kaya’nın yaralı olarak kaçtığı komşunun evi bombalarla kullanılamaz hale geldiği, duvarlarda ise halen kan izleri bulunduğu görülüyor.

Bizi de öldürmek istediler

 Saldırı sonrası işkence yapılarak gözaltına alınan ve üç gün sonra serbest bırakılan Murat Kaya’nın kardeşi Fettah Yalçın olayı şöyle anlattı: “6 Aralık sabah saat 06.40 sıralarında onlarca zırhlı araçla köyün ablukaya alındığı gördüm. Ben de askerlerin yanına gidip neden gediklerini sordum. Tam o esnada Cemal Aksoy’un askerlerin yanında olduğunu gördüm ve yanlarına gittim. Askerler Cemal’e köyde kimsenin olup olmadığını sordular. Cemal de bir bilgisinin olmadığını söyledi. Biz Cemal’le sigara yaktığımız anda silah sesleri gelmeye başladı. Biz kaçamaya çalıştık fakat askerler bize yere yatmamızı söyledi. Silah sesleri bitene kadar yerde kaldık. Sonrasında onlarca asker bize vurmaya başladı. Bizi de zırhlı aracın altına alarak ezeceklerdi. Diğer iki köylüyü de hayvan pisliğinin içerisine atıp dövüyorlardı. Çatışma bittikten sonra Cemal’i alıp evin içerisine götürdüler. Sonra Cemal’i kanlar içerisinde gördüm. Askerler bize dönerek ‘bunları da aracın altına alıp ezelim, bunları da sayarız gider’ dedi. Bizi 4 saat boyunca yüzüstü karın üzerinde bekletip dövdüler.”

Kardeşimin de katledildiğini bilmiyordum

 O sırada kardeşinin katledildiğinden haberi olmadığını belirten Yalçın, ”Kardeşimi görmedim ama sadece bir askerin ‘bir sivil de hayatını kaybetti’ dediğine şahit oldum. Sivilin kardeşim olduğunu bilmiyordum. Karakola gittiğimde bana kardeşimin ayağından yaralı olduğunu söylediler. Ben serbest bırakıldıktan sonra kardeşimin katledildiğini öğrendim. Karakola gittiğimizde hepimizi ayırdılar. Kafamı birkaç yerden kırdılar. İfadeler alınırken ne barodan ne de farklı bir yerden avukat yoktu. Kardeşim Murat Kaya sivildi. Kardeşim olayı merak ettiği için oraya gitmişti” şeklinde konuştu.

Bana neden bir şey yapsınlar?

 Anne Dilber Kaya ise sabah saatlerinde askerlerin her yeri tutuğunu ve oğlu Murat Kaya’yı sabah kendisinin uyandırdığını belirterek, şunları paylaştı: “Sabah köyün her yerinde askerlerin olduğunu gördüm. Ben de Murat’ı uyandırdım. Murat’a ‘dışarı çıkma’ dedim ama o bana ‘kardeşim Fettah’ın evini tutmuşlar bir gidip soracağım. Bana neden bir şey yapsınlar ki’ diyerek dışarı çıktı. Murat ayağına bir terlikle dışarı çıktı. Murat askerlerin yanındaydı ve onların içerisinde duruyordu. Ben üç kez Murat’a gelmesi için seslendim. Murat bana ‘anne içeri gir kuşunlar sana değmesin’ dedi. Biraz zaman geçti bir asker gelip bana Murat’ın kazak ve çorap istediğini söyledi. Ben çorap ve kazak getirene kadar asker evin kapısından uzaklaşmıştı. Oğlum üç çocuk babasıydı, oğlum PKK’li değildi. Ben bunu yarın her yerde söyleyeceğim. Oğluma ‘terörist’ diyerek işledikleri suçlarını aklamaya çalışıyorlar. Bütün köy, memleket oğlumun ekmeğinin peşinde olan bir insan olduğunu iyi biliyor. Oğlum sırf oraya gittiği için öldürdüler. Oğlumun hiçbir suçu günahı yok.”

Murat’ın yüzü bile tanınmıyordu

 Kardeşinin bir hafta önce çalışmak için gittiği Antakya’dan geri geldiğini ifade eden Murat Kaya’nın kardeşi Maksut Yalçın ise askerlerin bir diğer kardeşi olan Fettah Yalçın’ın evinde toplandığı gören Murat’ın merak ettiği için dışarı çıktığını söyledi. Yalçın, yaşananları şöyle anlattı: “Çatışma daha başlamadan Murat askerlerin yanında bekliyormuş. Çatışma çıktıktan sonra Murat panikliyor, kaçmaya başlıyor ve vuruluyor. Daha sonra kendini komşunun evine atıyor. Murat eve girince evi de taramaya başlıyorlar. Bir insanı öldürdükten sonra daha sonra üzerine mermiler yağdırmak nedir? Kardeşimi öyle bir hale getirmiştiler ki yüzü bile tanınmıyordu. Askerler kardeşimin bomba attığını iddia ediyorlar. Kardeşim daha bomba görse tanımaz bile. Ben buradan vicdan sahibi herkese sesleniyorum; kardeşim sivil bir insandı ve askerler tarafından öldürüldü.”

İki kardeş de gözaltına alındı

Kaya’nın katledilmesinin ve yaşadıklarını anlatan iki kardeş, dün yeniden gözaltına alındı. Türk devlet güçleri, Kaya’nın kardeşleri Maksut ve Fettah Yalçın’ı köye düzenledikleri baskınla alıp götürdü.