DAİŞ çetesi Rojava’da YPG ve QSD’den aldığı darbelerle Suriye genelinde etkisini yitirmesinden sonra, 7 aydır devam eden Musul operasyonuyla Irak sahasında da büyük bir çöküş sürecine girmiş durumda.
Bölgede artık DAİŞ’in geleceği yerine DAİŞ sonrası oluşacak yeni siyasi, toplumsal yapı üzerine tartışmalar yapılıyor. Zira DAİŞ estirdiği terör, yaptığı katliam, uyguladığı faşizmle birlikte bölgede siyasi, toplumsal ve demografik açıdan da köklü alt üst oluşlara neden oldu.
Irak’ta zaten var olan Sünni-Şii çelişkisi DAİŞ üzerinden kanlı bir çatışmaya evirildi ve Sünni yapı bununla Şiiler karşısında ciddi güç kaybına uğradı. Şiiler, Heşd el Şebi’yle yeni ama nereye evirileceği belirsiz ve yer yer de kontrol dışına çıkabilen bir askeri yapı ortaya çıkardıkları gibi ülke yönetiminde tüm hakimiyeti ele geçirdi. Yine Şengal katliamıyla birlikte Êzîdîler tarihin kanlı 73. Fermanını yaşamalarına karşın, ilk defa kendi öz güçlerine dayalı bir öz savunma gücünü oluşturdu.
Türk devleti ısrarla arkasında durduğu DAİŞ’e dayanarak savaşın sonunda kazanan taraf olmak için Musul üzerinden sahaya inip hayalindeki 'misak-ı milli’ sınırlarına ulaşmaya çalışırken tümden saf dışı kalmaktan kurtulamadı. Ardından KDP üzerinden sahaya inerek, Şengal üzerinden Telafer’e üs kurma planları da tutmadı. Erdoğan "hem sahada hem masada olacağız” deyip Şii Heşd el Şebi güçlerinin Musul ve Telafer operasyonlarına katılmasına ısrarla karşı durmasına rağmen sahada gerçekleşen bunun aksi oldu.
Musul operasyonu sona doğru giderken, Heşd el Şebi önce Telafer-Şengal hattını ardından da Şengal-Rojava hattını denetime aldı.
Musul merkeziyle Şengal ve Telafer’in DAİŞ çetesinden tümden temizlenmesi bundan sonra artık bir zaman işi olarak görülüyor. Temizlik operasyonlarının başında, sahada etkin olmak isteyen güçler arasında en fazla tartışma konusu olan iki husus vardı;
l Operasyona kimler katılacak,
l Operasyondan sonra buraların yönetimi kimde ve nasıl olacak.
Birinci aşama sona doğru giderken bundan sonra ikinci aşama gündeme girecektir. Kısa süre sonra herkes özellikle Musul ile Şengal’in yönetim modeli üzerinden tartışmaya başlayacaktır. Model kadar, kimler tarafından yönetileceği de büyük önem arz edecektir. Fakat ‘kim’ ve ‘hangi model’ tartışması kaçınılmaz olarak birbirilerini de belirleyecektir.
Stratejik önemi, ekonomik rezervleri ve merkez çevre etkisi itibariyle küçük ve önemsiz görülen Şengal, bu süreçte en az Musul kadar tartışma konusu olacaktır.
Zira Musul Irak merkezi hükümetine bağlı ve Musul operasyonuna da hükümetin karar verdiği güçler katıldı. Ancak Şengal statüsü tartışmalı 140. madde kapsamında ve bu alanda otorite olmaya çalışan birden fazla güç var.
Aylardır KDP ve Türk devletinin YBŞ ve PKK’ye dönük tehdit ve saldırılarına karşın sorunun çözümü bir yana, Şengal’deki sorunlar giderek daha karmaşık bir hal aldı. Fakat şimdi bu güçlerin yanına bir de Şengal’in DAİŞ işgali altında bulunan bazı köylerini kurtaran ve operasyonlarını her geçen gün genişleten Heşd el Şebi güçleri de eklendi. Musul’un DAİŞ çetesi tarafından alınmasından üç gün sonra kurulan, Musul’u kurtarma operasyonuyla da Irak hükümeti tarafından resmi bir statüye kavuşturulan bu güçler, artık düzensiz bir milis güç olarak da görülememektedir. Heşd el Şebi, operasyonları ve alandaki varlığı direkt devletin varlığın olarak görülmek durumundadır. Yani sözünü ettiğimiz güçlerin yanına artık Irak hükümeti de gelip durmuştur.
Dolayısıyla 3 Mart ve 25 Nisan’da olduğu gibi Türk devleti ve KDP’ye bağlı çeteler bundan sonra istedikleri gibi Şengal’de YBŞ’ye dönük saldırı da gerçekleştiremeyeceklerdir. Aksi durumda bu, Irak ile söz konusu bu çete güçler arasında savaş gerekçesi dahi olacaktır. İşin bir yönü buyken, diğer yönü de Heşd el Şebi’nin Şengal-Rojava hattını, özellikle de Beaci ilçesini almasıyla beraber Türk devleti ile KDP’nin bu hattı kullanarak Rojava’ya saldırı gerçekleştirme planları da tümden rafa kalkmış olacaktır. Aksi durumda Heşd el Şebi, diğer anlamıyla Irak hükümeti ile savaşa girmiş olacaklardır. Bunu göze almak da bu güçler açısından büyük risk taşımaktadır.
Sonuç itibariyle DAİŞ alandan temizleniyor. Herkes son raunda gidilirken elini güçlü tutup rakip devrilirken son kroşeyi vurmanın hesabını yapmaktadır. Bu son kroşe, yeni dizaynın kurallarının belirlenmesinde sahibine güç sağlayacaktır. Şengal’deki YBŞ güçleri ve buna dayalı mücadele yürüten Êzîdîler dışında kimse Şengal, Musul ve çevresinde yeni dönemin yönetim modelinin nasıl olacağına dair ciddi renk vermiş değildir. Ama bu da son kroşeyle birlikte netleşmek durumunda kalacaktır.