
KDP desteği ile Türk devletinin Musul'un Beşika ilçesinde işgal amaçlı yaptığı askeri yığınağa tepkiler devam ederken akademisyen Mihemed Nûredîn, Türkiye'nin hem PKK faktörü, hem de Musul'un özgürleşmesinden korktuğu için böylesi bir harekata giriştiğini belirtti.
Beyrut Üniversitesi Türkiye uzmanı ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim görevlisi Mihemed Nûredîn, söz konusu işgalin de Türkiye'nin Irak'ta yaptığı ilk egemenlik ihlali olmadığını söyledi. "Türkiye Musul'un özgürleşmesinden korkuyor" diyen Nûredîn, KDP Başkanı Mesud Barzani tarafından desteklenen Beşika işgalini ANHA'dan Stalîn Oso'ya değerlendirdi.
Türkiye'nin bir çok defa Güney Kürdistan'da işgal girişiminde bulunduğu belirten Nûredîn "Türkiye bugün de iki şeyden korkuyor. Bunların ilk Musul'un özgürleştirilmesi, ikincisi ise Güney Kürtlerinin Musul'u, Federe Kürdistan'a bağlamalarıdır. Türkiye, Kürtlerin bölgede ddaha geniş bir alanda söz sahibi olmasını kendisi için büyük bir tehdit olarak görüyor. Bunun için küçük de olsa oraya müdahale etmek ve varlığını sürdürmek istiyor" dedi.
'PKK gerillalarından korktuğu için'
Türkiye'nin Irak merkezi hükümetiyle, Güney Kürdistan Yönetimi arasındaki ilişkileri de bozmayı amaçladığını dile getiren Nûredîn "Türkiye Irak'taki çelişkileri derinleştirmek istiyor. Parçalanmış bir Irak'ta Güney Kürdistan'ı da bir enstrüman olarak kullanmak istiyor" dedi.
Beşika işgalinde Türk devletinin PKK'den duyduğu korkunun da önemli olduğunu belirten Nûredîn bu korkuyu şu şekilde ifade etti: "2014 yılının Haziran ayında DAİŞ, Musul dahil birçok bölgeyi alarak Hewlêr'e doğru yürüyüşe geçti. O dönem PKK gerillaları aktif olarak Hewlêr'i savundu. Yine PKK'nin Suriye'deki Kürt güçleri üzerindeki etkisi biliniyor. Davuoğlu hükümeti de, PKK'nin Güney Kürdistan, Şengal ve diğer Kürt bölgelerindeki rolünü görüyor ve böyle bir hamle yapma gereksinimi duyuyor."
Irak diplomatik yollara başvuracak
Türkiye'nin Irak'a asker yığmasından sonra Irak hükümetinin gösterdiği sert tepkiyi de değerlendiren Nûredîn, bölgedeki Türk askerine Irak'ın havadan bir müdahalesini beklemediğini ancak karadan farklı birliklerin müdahale etme durumunun her zaman olduğunu söyledi. Nûredîn, Irak'ın daha çok diplomatik yollarla Türkiye'yi zorlamaya çalışacağını kaydetti.
'İlişkileri onarılmaz şekilde bozuyor'
Türkiye'nin Kürt karşıtlığı ile Irak'ın içişlerine fazlasıyla karışmasının, Irak'taki iç dinamiklerin çelişkilerini artırdığını söyleyen Nûredîn "Ancak Güney Kürdistan Yönetimi, Türkiye ile girmiş olduğu bu ilişkiler ağı dolayısıyla hem Irak merkezi hükümeti ile ilişkilerini onarılmaz bir şekilde bozuyor, hem de Türkiye ve Suriye Kürtleri ile ilişkilerini bozuyor. Bu, ilişkilere büyük zararlar veriyor" ifadesini kullandı.
'O plan artık geride kaldı'
Mihemed Nûredîn, Türkiye'nin Musul'u ele geçirerek Güney Kürdistan ile Rojava'daki Kürtler arasındaki bağı koparmak istediğini belirtti. Nûredîn, Türkiye'nin Ezaz-Cerablus hattında kurmak isteğini tampon bölgeye ilişkin ise "Rusya'nın Suriye'deki savaşa dahil olmasından sonra o plan artık geride kaldı. Rusya, Suriye'nin tüm hava sahasına hakim. Yine ABD öncülüklü koalisyon da Türkiye'nin bu planını kabul etmiyor. Kabul görseydi şimdiye kadar yapılırdı" şeklinde konuştu.
Barzani'nin dediği gibi değil
Öte yandan Türkiye'nin Beşika işgaline karşı tepkiler de sürüyor. Irak, işgalin açığa çıkmasıyla askeri müdahale ve olayı BM Güvenlik Konseyi'ne götürme de dahil olmak üzere farklı seçenekleri devreye koyacağını açıkladı. ABD'nin de içinde olduğu uluslararası güçlerde Türk devletinden askerleri çekmesini istedi. Konu ile ilgili KCK de kamuoyuna yönelik açıklamalarda bulunmuştu. KCK, Türk devletinin işgalinin sadece Beşika ile sınırlı olmadığını, Güney Kürdistan'da Türk devlet işgalinin KDP'nin eliyle hem askeri, hem siyasi ve hem de ekonomik alanda sürdüğünü belirtmişti. KCK, Beşika işgalini de olası bir Musul'u özgürleşme operasyonunun önlenmesi, DAİŞ çetelerine destek sunulması, Şengal Halk Savunma Güçleri'nin DAİŞ çeteleri karşısındaki kazanımlarının yok edilmesi ve Rojava'daki askeri hamlelerin sınırlandırılmasını hedeflediğini belirtiyor.
KDP ve lideri Mesud Barzani'nin işgal konusundaki rolüne ilişkin bir açıklama da PYD Eşbaşkanı Salih Muslim'den geldi.
Barzani'nin Beşika'daki askeri yığınak ile ilgili "Büyütülecek bir mesele değil" ifadesine tepki gösteren Muslim, "Mesele oldukça büyük, Sayın Barzani küçültmeye çalışıyor" dedi.
Kürtsüz çözüm olmaz
IMC televizyonuna konuşan Muslim, askerlerin peşmergeyi eğitim için gittiğine dair iddiaların doğru olmadığını şu sözlerle dile getirdi: "Türk askerinin Güney'de zaten çok sayıda kampı var. Eğitim için ancak 20 ila 50 arasında asker olabilir. Bin 200 asker ve 25 tank Musul bölgesinde bir savaşın hazırlığıdır. Bu askeri gücün bölgeye, Irak hükümetinin haberi olmadan sevkedilmesi kuşku vereci ve ciddi bir durumdur. Sayın Barzani bunu ortak yapıyorsa neden gizli yapıyor? Neden merkezi hükümetle birlikte yapmıyor? Çünkü orada bir savaş hazırlığı var. O halde bu güçler orada kime karşı savaşacak?"
Muslim, değişik çete gruplarının denetiminde olan Ezaz- Cerablus hattının özgürlüğünün ise ancak YPG/YPJ, Demokratik Suriye Güçleri ve uluslararası koalisyonun birlikte yürüteceği operasyonla mümkün olabileceğini sözlerine ekledi. Muslim "Kürtsüz burası çetelerden arındırılamaz, çözüm de olmaz" dedi.
HABER MERKEZİ