
“Müvekkilim boyun eğmedi, merhamet dilemedi.”
Bu sözlerin sahibi, PKK’ye üye olduğu gerekçesiyle Almanya’nın Celle kentinde 30 Ağustos Salı günü yargılandığı davada 2 buçuk yıl hapis cezasına çarptırılan Kürt siyasetçi Mustafa Çelik’in avukatı Heinz R. Schmitt.
Kasım 2015’te Almanya’nın Bremen kentinde gözaltına alınan Çelik, Alman Anti Terör Yasası’nın 129b maddesi ‘Yurtdışında faal olan terör örgütünün üyesi’ kapsamında Celle Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde yargılanıyordu.
Avukat Heinz R. Schmitt, Çelik’in iddianamesinde geçen faaliyetlerin yasal olduğunu fakat bir PKK üyesinin gerçekleştirmesiyle yasadışı olmasını saçma bulduğunu ifade etti. Gazetemize konuşan avukat Schmitt, daha önce de benzeri iddialarla 6 yılla yargılanan Abdullah Şen’in de avukatıydı.
Müvekkiliniz Mustafa Çelik 2,5 yıl ile yargılandı. İtiraz hakkınızı kullandınız mı ve faydası olacağını düşünüyor musunuz?
Ne yazık ki faydasını göreceğimiz konusunda hiç bir umudum yok. Bir hafta itiraz süresi var. İtirazın yapılacağı Federal Başsavcılık büyük bir ihtimalle 6 ay sonra bize cevap verecek. Cevabında ise yine büyük bir ihtimalle verilen kararın yerli yerinde olduğunu açıklayacak. Bu davalar, PKK’nın bir ‘terör örgütü’ olduğu ve öyle de kalacağı gibi gibi ifadeyle sonuçlanıyor. Almanya Federal Mahkemesi’nin açıklamasına göre Türkiye’de ne yaşanıyorsa yaşansın, Türkiye ve Türkiye dışındaki Kürtlere ne yapılırsa yapılsın, PKK’nin militanca Türk askerlerine ve sivillere karşı savaşma hakkı yok.
Mustafa Çelik’in cezası PKK’nin son zamanda DAİŞ’e karşı göstermiş olduğu başarılı mücadelen dolayı, Çelik’e verilen cezanın düşürüldüğü doğru mu?
İyi bir soru ama ne yazık ki hayır. Kesinlikle sebep bu değil. Bu gibi davalarda kişiler, zaten 1 ila 10 yıl arası yargılanıyor. Yargı kararı, kişinin PKK’deki görev düzeyine bağlı. Örneğin bölge sorumluları, örgütün finans işinde uğraşanlardan daha az ceza alıyor. Abdullah Şen de benim müvekillimdi. Onun hakkında, örgütün Avrupa çapında maliyesinde sorumlu olduğu iddiası vardı ve 6 yıl ile yargılanmıştı. Ben de PKK’nin DAİŞ ile savaşından dolayı ceza indirimine gitmesini isterdim. Ama onlar çok acımasız.
Mustafa Çelik’te tam olarak suçlamalar ne?
PKK’nin bölge çalışmalarında yer aldığı iddiası var. Yine tüm legal olan aktiviteler iddianamede yazılı. Çelik ve diğer tutsaklar için iddianamelerde PKK adına çalışmalar yürütmek, eylem ve etkinlikler kapsamında otobüsleri organize etmek, bağışlar toplamak, gazete dağıtmak, HDP adına seçim çalışmalar yürütmek gibi iddialar yer alıyor.
HDP için seçim çalışmaları neden yasak?
Evet… evet… Fakat PKK’nin bölge sorumlusu bunu PKK’nin çıkarıları için yapıyorsa… Zihniyet bu yani. Bu da yasak olan bir eylem sayılıyor. Bu çok saçma ve anlamsız ama bu böyle görülüyor.
İddianamelerde festival etkinliklerde döner standı kurma gibi trajik komik durumlar da yazıldığı doğru mu?
Trajik ama komik değil. Bu çok ciddi bir durum. Çocukluğundan beri Kürtlere yönelik zulüm altında büyüyen birine Almanya’ya geldikten sonra ‘PKK tehlikelidir, kırmızı çizgidir’ demek ve ondan hiç bir yapmamasını beklemek deliliktir. Adalet Bakanlığı dahil bunu zaten kimse beklemiyor. Öte yandan bu tutuklularla diğer tutuklular arasında da fark var. Adli tutuklular cezalarının üçte ikisini yattıktan sonra serbest bırakılabilir. Ama siyasi tutsaklar için bu söz konusu değil.
Son yıllarda siyasi tutsaklarda bir artışın olmasında Almanya hükümetinin, Türk devletine bir jesti olarak görüyor musunuz?
Bunu söylemek zor. Bir şey söylersek spekülasyon olur. Federal Başsavcılık ve Federal Kriminal Daireleri’nin bu tür davaları nasıl değerlendirdiğini ve bu davalarda nasıl çalıştığını bilmiyorum. Aceleye getirdikleri zaman aptalca, ahmakça soruşturma ortaya çıkıyor. Önceliklerini değiştirirlerse, PKK’yi bir kenara bırakıp DAİŞ ve Hizbullah gibi radikal dinci akımları daha fazla takibe alıp yargılayabilirler de. Ben Türk devleti ile ortak ve gizli bir çalışmaların olduğuna inanmıyorum. Bu çok saçma. Almanya Hükümeti, bu davaları başkasına hizmette bulunmak için yapmıyor. PKK ve KCD-E’nin Avrupa’da çalışmalarını sürdürmeyeceğini kimse düşünmüyor. PKK’nin Almanya’da terör örgütü olarak tanımlanmaması umudu hep olacak. Ben PKK’nin faaliyet yürütülmemesi için bu tutuklamaların yapıldığını sanmıyorum ama belki de bunu amaçlayarak yapılan bir aksiyon olabilir. Diyelim ki, 30-40 bin PKK çalışanlarını hapsetmeyi hedeflemiş olsunlar… Yine de PKK için çalışmaya hazır olanların yanında bu rakam nedir ki?
Erdoğan’ın, Türk devletinin Kürt siyasetçilerin isimleriyle Almanya’ya bir liste gönderdiği bunların soruşturulması istendiği ortaya çıkmıştı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bence bunu şimdiki siyasi tutsakların durumuyla ayırmak gerekiyor. Böyle bir listenin olduğuna inanıyorum. Fakat onun bu davayla bir ilgisi yok. Erdoğan zaten PKK’nin Almanlar tarafından da desteklendiğini iddia ediyor. Yıllardır Almanya’da kovuşturmalar var, telefonlar dinleniyor, araştırmalar yapılıyor. Alman istihbaratının Almanya’da PKK, YEK-KOM, NAV-DEM ve KCD-E hakkında Türk devletinden daha çok bilgiye sahip olduğunun da kanaatindeyim.
Son olarak son görülen davadan bahseder misiniz? Çelik ne söyledi? Savunma neler söyledi?
Benim müvekillim boyun eğmedi ve hapse boynu bükük de girmedi. Çok hasta olsa da, tutsaklıktan dolayı mağdur olsa da, sonucu tahmin edebiliyordu. Almanya’daki koşullardan da haberdar. Mustafa Çelik davasında söylediklerinden kısa başlıklar verecek olursam, “Öcalan tutsak olduğu ve PKK’ye karşı savaşıldığı müddetçe, gücüm yettiği kadar mücadele etmeye devam edeceğim” dedi. Boyun eğmeden, merhamet dilemeden… Savunma ise Türkiye’de bir sivil savaşı olduğunu savunarak, ırkçı düzenlemelerin olduğunu ve buna karşı militanca bir öz savunmanın hakkına sahip olduğunu ve onların yargılanılmaması gerektiğini vurguladı. Bu yüzden de PKK’nin bir terör örgütü olmadığını, Kürt halkının iradesi olduğunu ve haklı bir mücadele ettiğini savunduk.
DİLAN BİÇER/HABER MERKEZİ