Kadını ve çocuğu hedefine alan sistem saldırısına karşı kültür çalışması yürüten Muya Masal ve Şubadap Çocuk ekipleri, yeni kitap çalışması olan “Sivrisinek”le beğeni topluyor.
Cinsiyetçi, ırkçı, dinci ideolojiyle çocukları eril zihniyetin bir parçası olarak yetiştirmeyi amaçlayan politikalara karşı Muya Masal ve Şubadap Çocuk ekipleri alternatif olmayı hedefliyor.
Çocuğu nesneleştiren, sorgulamayan bir nesil yetiştirmek isteyenlere karşı doğayı ve insanları seven, paylaşmayı öğreten çalışmalara imza atan Muya Masal ekibi ve Şubadap Çocuk, ebeveynlere de umut oluyor. Son olarak “Çekirdeksiz Domatesler” ve “Ornitorenk” kitaplarının ardından “Sivrisinek”le çocuklara ve ebeveynlere hitap ediliyor.
Antakya’da okul öncesi öğretmeniyken Kanun Hükmünde Kararname ile (KHK) mesleğinden uzaklaştırılan Duygu Şahlar, eğitimci kimliğinin KHK hukuksuzluğu ile elinden alınamayacağını vurgulayarak çalışmalarını anlattı.
‘Çocuklar geçmişten günümüze cinsiyetçi kodlarla şekillendiriliyor’
Piyasada ve müfredatta olan kitapların sistematik siyasal içerikli bir saldırının ürünü olduğunu dile getiren Duygu, Muya Masal ekibinin bir çeşit karşı kültür savaşı verdiğini söyledi. Geçmişten günümüze cinsiyetçi, kadının toplumsal rollerini erk üzerinden şekillendiren, ırkçı masallarla çocukların şekillendirildiğini söyleyen Duygu, bütün bunları alaşağı eden hikayeler yazıyor. Irkçılığı barındıran “Çirkin ördek yavrusu” masalından örnek veren Duygu “Anne yavrularından biri siyah doğuyor diye istemiyor. Bu ırkçılığın zeminidir. Oysa annelik emek veren bakım yapan kişidir, doğuran kişi değil sadece. Onu kabul eden herkes annedir. Sevginin tarifi böyle bir şey. O yüzden bu kitaplar öyle mesajlarla dolu. Çocuklara okuyacak ve okutacak bir kitap bulamadığımız için kendimiz yazmaya başladık” dedi.
Büyüklerin sorunlarının en çok çocukları ilgilendirdiğini söyleyen Duygu, kitaplarda bu duyarlılığı arttırmayı hedefliyor.
Sivrisinek ile empati
“Çekirdeksiz Domatesler” kitabı ile bir domatesin, çekirdeklerini çalan ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları (GDO) üretenlerden çekirdeklerini geri alma macerası anlatılıyor. “Ornitorenk” ise evrimi ve canlıların birbiri ile olan bağlarını ve değişimin kaçınılmazlığını anlatıyor. Ekibin son kitabı “Sivrisinek”in ise aslında çok sevilen şarkısının hikayeleştirilmesi ile oluştuğunu söyleyen Duygu “Aslında bir empati şarkısıydı, biz de onu kitaplaştırdık. Sivrisineğin karnı acıkıyor ve bir damla kan emmek istiyor. Bizim canımızı almıyor ama biz onu yok etme eğilimi içinde bulunuyoruz ilaçlarla. Tabi tek bir mesaj yok. Empati de var. Hatta hikayenin sonunda sivrisinek herkes yaşadıklarını anlasın diye bu kitabı yazdığını söylüyor. Bu biraz öteki olanın dramı, hayatta kalma mücadelesi. Çocuklar için de bunun hissiyatını oluşturmak amacımız” diye belirtti.
‘Sorunlar içinde boğulmak yerine alternatifler yarattık’
Çocuk edebiyatının umursanmadığı günlerin geride kaldığını dile getiren Duygu, şimdi ise pahalı olması nedeniyle kitaplara erişimin zor olduğunu kaydetti. Daha çok dezavantajlı bölgelerde kitapları ücretsiz dağıtan ekip, bağışlarla ayakta durmaya çalışıyor. Şimdilerde “Evrim” adlı bir boyama kitabı çalışması içinde olan ekibin buna benzer daha birçok projesi var.
Anne, baba ve öğretmenin birbirinden ayrılmaz parçalar olduğunu söyleyen Duygu, “Biz sorunlar içinde boğulmak yerine böyle alternatifler yarattık. Soyut zekası henüz gelişmemiş çocuğa cennet cehennemi anlatan korkutan hikaye listeleri veriliyor. Bunlar pedagojik değil çocukları dönüştürmek için yapılan özel siyasi çalışmalar. Karşısına bir şey koymayınca alan tamamen onlara kalıyor” ifadelerini kullandı.
JINNEWS/İZMİR