
Ardından Emekli Sen Genel Bakanı Veysi Beysülen konuştu. İktidarların bugüne kadar çözüm yerine inkar ve imha politikasına başvurduğunu belirten Beysülen, "Barışı istiyorsak niyetlerden bağımsız olarak barışa destek vermeliyiz. Kürt siyasi hareketinin attığı adımlar önemlidir. CHP sürecin dışında kalarak, iktidara çok önemli bir koz sunuyor. Anadilde eğitim ve Kürt kimliğinin tanınması lütuf değil bir insan hakkıdır" dedi.
'Kurtuluşu birlikte öreceğiz'
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Kürt halkının, inkar, ret ve asimilasyon politikasına karşı 1942'ten beri mücadele ettiğini hatırlattı. "AKP bu 90 yıllık klasik devletçi geleneğin en acımasız uygulayıcısı olmuştur" diyen Baluken, özellikle son dört yılda Kürt halkına topyekün tasfiye konseptinin uygulandığını belirtti. Yıllarıdır verilen mücadele ve Rojava'da yaşanan gelişmeler sonucunda AKP'nin müzakere masasına oturduğunu vurgulayan Baluken, şöyle devam etti: "Kürt halkı, Kürt halkının dostları ve Türkiye halklarının mücadelesi sonucunda tasfiye ve inkarla sonuç alınamayacağını anladılar, zor olanı başardık. Ezilen halklarla ve inançlarla, ötekileştirilenlerle demokratik kurtuluşu ve yaşamı birlikte öreceğiz."
Zorlu ve çetin bir süreç
Çözüm sürecinde uygulanan aşamalara değinen EMEP Genel Başkan Yardımcısı Fezvi Ayber, çatışmasızlık sürecinin halkları mutlu ettiğini söyledi. Aanayasanın değiştirilmesi ve demokratikleşme adımlarının ardından sürecin normalleşeceğini kaydeden Ayber, bu sürecin de zorlu ve çetin olacağını söyledi.
'Barışın bedeli ağır olmasın'
HDP Eşbaşkanı Yavuz Önen, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Amed Newrozu'nda okunan mesajını hatılatarak, Öcalan'ın kendisine zulüm eden devlete barış elini uzattığını söyleyerek, "Savaşın bedeli ağır oldu, barışın bedeli ağır olmamalı" dedi. Alevilerin, önemli bir ittifak olduğunu belirten Önen, HDK'nin de yeni bir adım olduğunu vurguladı. Siyasi güçlerin biraraya gelmesinin önemine dikkat çeken Önen, "Dükkanlarımızda feodal ürünleri satarak yol alamayız. Birlikte yan yana yürümeliyiz. Alevi dinamiğini de bu mücadeleye katmalıyız" dedi.
Kesintisiz mücadele
ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker ise müzakere sürecini aynı zamanda mücadele süreci olması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin demokratikleşmesi için mücadelenin kesintisiz devam etmesi gerektiğini kaydeden İlker, "Barışın önemini, toplumsal mücadele ve mutabakatla anlatmak zorundayız. AKP'ye kredi açmak değil, barıştan yana tutum almak gerektiğini anlatmak zorundayız. Mücadeleyi, sokakları AKP'ye bırakmayarak yürütmeliyiz, bu dinamik bir süreç olacak, bıçak sırtında yürümeyi göze alarak yürüneceğine yürekten inanıyorum" dedi.
Panel, konuşmaların ardından soru cevap bölümü ile devam etti.
ANKARA