
Süreç güvence altına alınmalı
“Barış sürecinin güvence altına alınması, hem bu yasal metin ile hem de güven artırıcı diğer adımların atılması ile mümkün olacaktır” denilen gerekçede, kanun teklifinin yasalaşması ile birlikte yol temizliği gibi antidemokratik düzenlemelerin son bulmasına yönelik yasal düzenlemelerin de acil bir şekilde yapılmasının önemine vurgu yapıldı. Gerekçede, “Yol temizliği ile birlikte yine çeşitli mevzuatta yer alan milliyetçi, ayrımcı ifadelerin temizlenmesi, dil haklarına yönelik düzenlemeler yapılması halka barışın ifade edilmesini kolaylaştıracak ve barışın tüm halk kesimleri tarafından korunmasını sağlayacaktır. Ayrıca görüşmelere gözlemci bir heyetin dahil edilmesi ile Sayın Öcalan ve Devlet arasında gerçekleşen görüşmeleri garanti altına alacaktır” denildi.
Dünya deneyimlerinden yola çıkılarak barış süreçlerinin, “sekteye uğrama ihtimali yüksek, kırılgan süreçler” olduğuna vurgu yapılan gerekçede, “Bu nedenle elde edilmiş olan kazanımların heba olmaması ve birlikte gelecek tesisinin garantiye alınması amacıyla ‘Toplumsal Barış ve Müzakere Yasası’ hazırlanmıştır” ifadesini kullanıldı.
Amaç barış sürecini kolaylaştırmak
12 maddelik kanun teklifinin birinci maddesinde yasa teklifinin kapsam ve amacı belirleniyor. Kanunun amacı kısmında, “Kürt sorunu başta olmak üzere toplumdaki mevcut çatışmalara kaynaklık eden siyasi, etnik, kültürel, inançsal, sosyal, ekonomik ve benzeri tüm sorunların farklı boyutlarının çözümü ile iç barış ve uzlaşının kalıcı tesisine yönelik olarak toplumsal barışın önündeki engellerin kaldırılması ve bu bağlamda sorunun taraflarının çözüme ve toplumsal barışın inşasına ilişkin mutabakata varmalarını olanaklı kılacak müzakerelerin yasal çerçevesini belirlemek ve barış süreçlerini kolaylaştırmaktır” denildi.
Müzakerenin tarafları
İkinci maddede ise düzenlenen hüküm ile müzakerelerin tarafları belirleniyor. Düzenlemenin bu maddesinde müzakereleri yapacak heyetler tanımlanıyor ve yasal zemine oturtuluyor. Teklifte yer alan ikinci maddenin tamamı ise şöyle:
a) İlgili Kurum: Hükümet tarafından görevlendirilen kurumlar.
b) Taraf: Müzakerelerde görüşülecek olan ve müzakerelere konu sorunların birincil muhattapları.
c) Heyet: Sorunun taraflarını temsil eden siyasi liderle görüşmeleri yürütecek olan kişiler.
ç) Gözlemci: Barış sürecini izlemek, taraflar arasında arabuluculuk yapmak sorunların çözümüne yönelik tavsiyelerde bulunup raporlar hazırlamakla görevli yerli veya yabancı kurum, kuruluş veya gerçek kişilerden oluşan bir gözlemci heyeti ifade eder.
Barış ve Müzakere Bakanlığı
Teklifin üçüncü maddesinde ise temel ilkeler sıralanıyor. Barış sürecinin bakanlık tarafından yürütülmesi önerisini de içeren maddenin tamamı şöyle:
* Devlet toplumsal barış ve müzakere için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür
* Devlet tüm yurttaşlar için demokratik ve eşit siyaset hakkının tanınmasının güvencelerini sağlar.
* Devlet, sivil, siyasal ve sosyal hak ve özgürlüklerin kullanımı önünde hukuki veya gizli engelleri ortadan kaldıracak önlemleri almakla yükümlüdür.
* Devlet, temel haklara karşı suç oluşturan hareketlerin tekrarlanmasının önüne geçecek önlemleri almakla yükümlüdür.
* Devlet ayrımcı uygulamalarla mücadele eder ve mevzuatta yer alan ayrımcı ve ırkçı ifadelerin ayıklanması yönünde çalışmalar yürütür.
* Devlet toplumsal barışın tesisine yönelik olarak çatışmalı süreç döneminde oluşturulmuş tüm paramiliter yapı ve birimlerin kaldırılmasına yönelik önlemleri almakla yükümlüdür.
* Devlet politik amaçlarla silahlı mücadeleye başvurmuş örgüt üyelerini demokratik, sivil, siyasal ve toplumsal yaşama katmak ve politik amaçları doğrultusunda demokratik mücadele zeminini yaratmak için gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür.
* Devlet barış sürecinin tesisi ve buna yönelik ilkelerin hayata geçirilmesi hususunda yapılacak iş ve işlemlerin koordinasyonu ve yürütmesini gerçekleştirmek üzere “Toplumsal Barış ve Müzakere Bakanlığı” teşkili için gerekli çalışmaları yürütmek ve önlemleri almakla yükümlüdür.
Müzakere koşulları
Teklifte yer alan 4’üncü madde ise müzakere kısmını düzenliyor. Maddede, “Toplumsal barış ve müzakere için gerekli şartlar ilgili kurumların ortak çalışmasıyla sağlanır. Müzakereler ilgili kurumlar tarafından dönüşümlü olarak seçilecek üst düzey yetkili veya yetkililer, Taraf, Heyet ve Gözlemci’nin birlikte olduğu oturumlarda gerçekleşir. Devlet müzakerelerin güvenilir şekilde gerçekleşmesi için uygun teknik ve yöntemler kullanır. Müzakereler kayda alınır ve arşivlenir” denildi.
Kamuoyuna açık olmalı
Teklifin 5’inci maddesinde ise müzakerelerin geniş katılımlı gerçekleşmesi için yasal sınırlar belirleniyor. Maddede şunlar vurgulanıyor: “Toplumsal barışın sağlanması temelinde gerçekleşen müzakerelerin yapılma sıklığı ve biçimi taraflarca belirlenir. Müzakerelere TBMM komisyonları, siyasi partiler, milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, uluslararası kuruluşlar, basın-yayın görevlileri ve diğer kişi ve kurumlar katılabilir. Müzakerelere ilişkin gelişmeler hakkında hazırlanacak raporlar düzenli aralıklarla kamuoyuyla paylaşılır.”
‘Kayıplar, yargısız infazlar’
Teklifin 6’ıncı maddesi ise “Güvenceler” başlığı ile verilirken, maddede yeni anayasa ihtiyacı ve devletin dilinde değişiklik yapılması talebi vurgulandı.
Göçlere ilişkin düzenlenen 7’inci maddede ise geri dönüş koşullarının sağlanması ve buna ilişkin yasal, sosyal ve ekonomik koşulların düzenlenmesi gerekliliği vurgulandı.
“Kayıplar, yargısız infazlar” başlığı ile verilen 8’inci maddede ise “Devlet; devlet otoritesi tarafından veya devletin sorumluluğu altında hareket eden askerler, kolluk kuvvetleri, paramiliter güçler, sivil polisler, korucular ve diğer devlet görevlileri veya devlet adına çalışan diğer kişiler tarafından kişilerin zorla kaybedilmesi veya öldürülmesi suçunu işleyenlerin yargılanmalarının önünü açacak düzenlemeler yapmakla yükümlüdür. Bu suçlar insanlığa karşı suç olarak tanımlanır ve zamanaşımına tabi değildir” denildi.
‘Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu’
Teklifin 9’uncu maddesini ise kültürel ve sosyal haklar oluşturdu. Maddede devletin herkesin dil, ırk, etnik köken, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri farklılıkları bir zenginlik olarak kabul etmesi ve bireylerin bu farklılıklarından ötürü ayrımcılığa uğramaması için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu kaydedildi.
10’uncu madde ise “Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşiklik Komisyonu” başlığı ile verildi. Maddede komisyonun kurulması gerektiği vurgusu yapılarak, komisyonun görevleri sıralandı. Komisyonun görevleri arasında sürece ilişkin hazırlanacak raporların Genel Kurul’da tartışılması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi ve kadınların sürece dahil edilmesi için gerekli düzenlemeler yapılması, müzakere sürecinde onarıcı mekanizmaların oluşturulması ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun kurulmasına ilişkin çalışmaların yürütülmesi yer aldı.
Teklifte komisyona siyasi parti milletvekilleri ile bağımsız milletvekillerinin üye olabileceği, kaydedildi. Maddede ayrıca komisyonun hazırladığı raporların Meclis’te genel görüşmeler üzerinden görüşüleceği vurgulandı.
Teklifin 11’inci maddesi ise kanunun yayım tarihi ile yürürlüğe girdiğini belirten madde oldu. Son maddede ise kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu ve TBMM’nin yürüteceği belirtildi.
Süre1Mart
Kanun teklifinin açıklanması ardından BDP Grup Başkanvekilleri basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
AKP Hükümetinden dolayı yaşanan tıkanmanın aşılmasının yolunun yasal düzenlemelerden geçtiğini vurgulayan Baluken, “Kritik bir dönemden geçen sürecin ilerlemesi ve Türkiye’nin demokratikleşmesi adına başta AKP olmak üzere tüm kesimlerin yasaya destek vermesi noktasında uyarılarımızı tekrarlıyoruz” dedi.
Buldan, ateşkesin seçimlerden sonra sona erip ermeyeceğine yönelik bir soru üzerine, “Bu konuda kararı verecek olan Sayın Öcalan’dır. Biz onun adına yorumda bulunamayız. Hızla adımlar atılmalıdır. Meclis 1 Mart tarihine kadar çalışacak. 1 Mart’a kadar bu yasalar Meclis’ten geçirilebilir. Biz şu anda torba yasalar ile oyalanıyoruz. Boşuna zaman harcıyoruz” diye konuştu.
Hükümete iletildi
Buldan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile önceki gün görüştüklerini, görüşmeye İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın da katıldığını söyleyerek, “Burada paylaştığımız kaygılarımızı, önerilerimizi ve taleplerimizi ilettik. Kendileri notlarını aldılar ve gerekli görüşmeleri yapacaklarını ardından ise 1 hafta 10 gün gibi bir zamanda yeniden bizimle görüşeceklerini ifade ettiler” dedi.
Baluken, Meclis’te bulunan diğer partilerin de sürece katılımını istediklerini buna karşın MHP’nin katı durduğunu söyleyerek, “CHP’nin sürece yaklaşımı ile ilgili mevcut pozisyonunu gözden geçirmesi açısından bu yasa teklifine yaklaşımı önemlidir. CHP’nin anamuhalefet partisi olarak bu sürecin ana bileşeni olarak rol alması gerektiğini ifade ettik. Teklifin gerçekleşmesi CHP açısından sürece dahil olma zemini hazırlar” diye konuştu.