Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin ayrıntılarına ilişkin kamuoyuna açıklaması yapılması beklenen BDP Grup toplantısı öncesinde BDP'li vekiller durum değerlendirmesi yaptı. DTK Eşbaşkanı Mardin Milletvekili Ahmet Türk ve BDP Batman Milletvekili Ayla Akat'ın 3 Ocak'ta İmralı'da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme ardından BDP Grubu dün Meclis'te basına kapalı toplantı yaptı. Yaklaşık 6 saat süren toplantıda Kürt Halk Önderi Öcalan ile yapılan görüşmenin ayrıntıları değerlendirildi. Toplantı sonrasında basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, “İmralı’nın talepleri devleti zorlamayacak türden talepler. Her demokratik ülkede yerine getirilebilecek taleplerdir” derken, süreçten umutlu olduklarını belirtti.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise, “BDP, bu görüşme kanalının sürekli açık olmasını istiyor. Önemli olan görüşmelerin müzakereye dönmesidir" dedi. Baluken, BDP'nin bugünkü grup toplantısında BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın konuya ilişkin geniş bir açıklama yapacağını da belirtti.

DTK: İmralı lağvedilmeli

Önceki gün Amed'de toplanan ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeleri değerlendiren DTK Daimi Meclisi sonuç bildirgesini açıkladı. İmralı'daki görüşmeleri anlamlı bulduğunun altını çizen DTK, diyaloğun müzakereye dönüşmesi için somut adım atılması gerektiğini belirterek, "İmralı sistemi lağvedilmelidir" dedi. Devletin 90'lı yıllardan bugüne kadar Sayın Öcalan ile bir dizi temaslarda bulunduğu ancak her defasında bu sürecin provokasyonlarla heba edildiğine dikkat çeken DTK, "Bunun son örneği de Oslo görüşmelerinde yaşanmıştır. Cezaevlerinde açlık grevleri ile başlatılan ve sokağa taşan direniş ile sorunun çözümünde bir kez daha Sayın Öcalan'ın olmazsa olmaz olduğuna işaret etmiş ve devlet bir kez daha İmralı'da görüşmeler gerçekleştirmiştir" dedi.

Lice'yi niye görmediniz?

"Görüşmeyi anlamlı buluyor ve değer veriyoruz. Başlayan bu süreci DTK olarak öncellikle desteklediğimizi belirtiyoruz"  diyen DTK, şunları belirtti: "Diyalog ve ateşkes süreçlerine ilişkin halk olarak yaklaşık 20 yıllık bir tecrübeye sahibiz. Bu deneyimlerin hemen hepsinde de iktidarların, devletin taktiksel ve samimi olmayan yaklaşımlar sonucu hüsranla sonuçlanmıştır. Yine görüşmelerin başlaması ile bu oyun bu kez Lice'de denenmiş ve 10 HPG'li katledilmiştir. Çözüm çabalarına vurulmuş bu tür darbelere karşı yapılması gereken tüm Kürt halkının ulusal birlik temelinde sahiplenme gerçekleştirmesidir. Ancak Silvan olayında 'tam da barış olacaktı' diyenler Lice'de yaşanan olayı görmemiştir."

 Samimiyet ve somut adım

DTK olarak devleti ve iktidarı Kürt sorununun müzakereyle barışçıl çözümü için samimi davranmaya davet eden DTK, "Müzakerelerin başlaması için öncellikle Sayın Abdullah Öcalan'ın koşullarının buna uygun hale gelmesi ve İmralı sisteminin lağvedilmesi gereklidir" dedi. Diyaloğun, müzakereye dönüştürülmemesi durumunda Kürt halkının da kuşkulu ve temkinli olmaya devam edeceği belirtilen bildirgede, "DTK olarak diyaloğun müzakereye dönüşmesi için her türlü güç ve desteği vereceğimiz gibi başta bileşenlerimiz olmak üzere Kürdistan'daki tüm ulusal ve toplumsal kesimlerinin örgütlenerek birlik içerisinde sürece karşı duyarlı-sorumlu davranmaya ve katkı sunmaya çağırıyoruz" ifadeleri yer aldı.

Herkese sorumluluk düşüyor

Bildirgede, devletin artık çözüm ile ilgili söylemlerinin sözde kalmaması için somut adımlar atması gerektiği belirtildi, karşılıklı olarak atılacak somut adımların çözümü hızlandıracağı ifade edildi. Sonuç bildirgesinde, bu gelişmenin Türkiye halklarının geleceği açısından önemli olduğu ve barışçıl bir sürece ve demokratik zemine evrilmesi için tüm kesimlere sorumluluk düştüğü kaydedildi: "Böylesi süreçlerin gelişmesi, umutların büyütülmesi için yol haritası belirlenerek, açık, şeffaf bir şekilde ciddi samimi, iyi niyetli ve güven verici adımlar atılmalıdır. Sadece Kürtler tarafından adımlar atılmasını beklemek, pratikleşme yerine söylem düzeyinde kalmak gerçekçi bir yaklaşım olmadığı gibi çözüm geliştirici bir yöntem de değildir. Dünyada böylesi örnekler olmadığı gibi dünyanın birçok ülkesinde de benzer sorunlar karşılıklı ve güven verici adımlarla çözülmüştür."

KNK: Müzakereye dönüştürülmeli

KNK Yürütme Konseyi ise yaptığı yazılı açıklamayla Türk devleti ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan arasındaki görüşmelere destek vererek, görüşmelerin bir an önce müzakerelere dönüştürülmesini istedi. Kürt halkı, Kürt Özgürlük Hareketi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın talebinin Kürt sorununun demokratik temelde çözümü ile kalıcı bir barışın sağlanması olduğunu kaydeden KNK, "Biz İmralı’daki görüşmeyi olumlu bir adım olarak görüyor ve destekliyoruz" dedi. "Özgürlük hareketi ile Kürt halkının büyük çoğunluğu, başından bugüne kadar, Sayın Öcalan’ı iradesi ve Kürt sorununun çözümünde muhatap olarak kabul ediyor” hatırlatmasında bulundu.

Koşulları düzeltilmeli

Öcalan'ın tutukluluk koşullarının düzeltilmesini isteyen KNK şunları belirtti: "Ancak görüşmeyi yeterli görmüyoruz. Bu adım Kürt halkının süreci inandırıcı bulmasına da yetmiyor. Kürt halkının Öcalan’ın özgür kılınması, Öcalan şahsında tüm Kürt siyasi tutsakların serbest bırakılması talebi var. Kürt Halk Önderi İmralı’da, dört duvar arasında, tutukluluk koşullarında iken görüşmelerden de bir sonuç elde etmek mümkün değildir. Bunun için, Sayın Öcalan’ın sağlık ve güvenliği garanti edilmeli, serbest hareket imkanı sağlanmalıdır. Ancak bu şekilde görüşmelerden olumlu sonuç elde edilebilir.”

Yapıcı dil kullanılmalı

Açıklamanın devamında Türk devletine Öcalan ile görüşmelerde "samimi olma" çağrısında bulunan KNK, psikolojik savaş yerine olumlu ve yapıcı dil kullanmasını isteyerek, şöyle dedi: “İyi bilinmelidir ki Kürt halkı birlik içinde, kurum ve kuruluşları ile Kürdistan’ın dört parçası ve yurtdışında yekvücut hareket etmekte, iradesini İmralı’da göstermiş, göstermeye devam etmektedir. Kürt halkı bütünleşmiş tavır ve bilinciyle bir daha oyun ve komplolara imkan vermeyeceğini ispat etmiştir.”

Tarihi fırsatı heba etmeyin

Türk devletine ortaya çıkan tarihi fırsatı heba etmeme çağrısında bulunan KNK, “Türk devleti akli selim yaklaşarak, bir an önce İmralı’daki görüşmeleri müzakerelere dönüştürmelidir. Bu diyalog sürecinde de, Kürt sorununun çözümü ve barışın baş aktörü Sayın Abdullah Öcalan’ın daha önce açıkladığı şartlar eksiksiz yerine getirilmelidir” dedi.

HABER MERKEZİ