
NİZAM BARAN / MARSİLYA
Multi kültürel repertuarı, eğlenceli müziği ve genç sanatçılarıyla dikkat çeken 7 kişilik ’Collectif Medz Bazar' grubunun kuruluşu 2012 yılına uzanıyor. Anadolu ve Kafkas müziğine olan ilgileri onları birbirine yakınlaştırır ve ortak sahnede buluşturur. Ermenice, Türkçe, Kürtçe, İngilizce, Fransızca şarkılar seslendiren grup üyelerinin her biri solist olmasının yanısıra beste yapıyor ve enstrüman çalıyor. Paris’te kurulan grubun şu ana kadar 'Kokoreç' ve 'Poshmanella' adında iki albümü bulunuyor. Marsilya'da yapılan Arîn Mirkan Kadın Festivali'nde de sahne alan grubun kadın üyeleri Ela Nuroğlu, Ezgi Sevgi Can ve Sevana Tchakerian ile grupları, müzikleri ve kadın mücadelesine bakışlarını konuştuk.
Her şey bir konserle başladı
Ezgi, grupta klarnet ve saksafon çalıyor. Aslen Ankara doğumlu, babası Antakya, annesi ise Egeli. Baba tarafı Arap kökenli, anne tarafı ise Türk. Ezgi Sevgi Can 5 yıldır Paris'te yaşıyor. Başından itibaren 'Collectif Medz Bazar' grubunun üyesi. Can, grupla nasıl tanıştığını şöyle anlatıyor: "Grupta daha önce birbirini tanıyanlar vardı. Bizim ortak bir mekanımız vardı. Gemide Cem Oryantal için bir konser vermemiz gerekiyordu. O vesileyle tanıştık. Tek amacımız konser vermekti ama daha sonra herkes birbirini çok sevdi ve müzik grubu kurduk."
Evrensel bir mücadele
Kürt Kadın Festivali'nde seslendirdikleri Kürtçe, Ermenice ve Türkçe şarkılara kadınların gösterdiği ilgiden duydukları memnuniyeti dile getiren Ezgi, "Kadın mücadelesi evrensel bir mücadeledir" diyor. Ataerkil toplumun dünyanın her yerinde kadını mağdur ettiğinin altını çizen Ezgi şöyle devam ediyor: "Türkiye'de her ne kadar daha çok görünse de aslında Fransa'da da bunu görmek mümkün. O yüzden kadınların mücadelesini evrensel bir mücadele olarak görüyorum. Kürt, Arap, Türk ve Ermeni olmanın değil, kadın olmanın altını çizmek lazım. Kürt kadınların verdiği mücadelenin Türkiye'de ne kadar önemli olduğunu görüyorum ve yakından takip ediyorum. Kadınların mücadelesi her yerde devam etmeli. Kadınlar direnmeli."
Önyargıları yıkıyorlar
Sevana Tchakerian’in babası Ermeni ve emin olmamakla birlikte Yozgat ya da Sivas doğumlu, annesi ise İran'ın Nurabad şehrinde dünyaya gelmiş. Daha önce gruptaki Ermeni müzisyenleri tanıdığını ve beraber büyüdüklerini söyleyen Tchakerian, "Ezgi ve Ela ile sonradan tanıştık. Ortak noktamız müziğe olan ilgimizdi. En çok da Anadolu ve Kafkas müziği ilgimizi çekerdi. Siyaseten kulağa hoş gelmeyebilir bir Ermeni'nin Türkçe şarkı söylemesi veya bir Türk'ün Ermenice söylemesi ama müzik evrensel bir zenginliktir. Ve sadece ruhu yansıtır. Biz bunu aşmak için birçok dilde şarkı söylüyoruz. Özellikle Kürtçe, Ermenice, Türkçe, İngilizce ve Fransızca şarkılar seslendiriyoruz. Bu da insanların çok hoşuna gidiyor ve ön yargılı olmama konusunda hemfikir oluyorlar" diyor.
'Kürt kadınlarına büyük saygım var'
Kürt kadınlarının mücadelesi ve direnişinden etkilendiğinin altını çezen Tchakerian’ın mesajı şöyle: "Kürdistan'da savaşan Kürt kadınlarına büyük saygım var. Kadınların da erkekler kadar güçlü olabileceğini göstermesi açısından önemlidir. Umarım bizim de verdiğimiz mücadele kadınlara ilham olur ve sanatta yerini alırlar.”
‘Türkiye’de yaşam hayali artık zor’
Ela Nuroğlu ise grupta davul çalıyor. Nuroğlu ise kendini şöyle tanıtıyor: "Anem Çanakkaleli, babam Boşnak. Daha sonra İstanbul'a göçmüş. Ben ise Fransa doğumluyum. Hepimizin müzikle ilgili çok farklı geçmişi var. Müziğe babamın zorlamasıyla başladım (gülerek). Zorladı ama şimdi çok mutluyum. Babam müzisyen değildi ama müziğe yoğun ilgi duyardı. Ben daha önce Ezgi ile tanışıyordum. Birlikte müzik yapıyorduk. Daha önce küçük gruplar halinde çalardık. Vahan'ın sayesinde diğerleriyle tanıştık ve o şekilde hepimiz gruplarımızı birleştirme ve kolektif bir grup kurma kararı aldık."
Kürt Kadın Festivali'nde çalmaktan mutlu olduğunu belirten Nuroğlu, "Bir kadın olarak Kürt kadınlarının festivalinde çalmak özel bir duyguydu benim için. Kadınlar sanata daha çok ilgi göstermeli. Türkiye'deki baskı bizler de her gittiğimizde hissediyoruz. Bir zamanlar Türkiye'de yaşamayı hayal ediyordum. Ama son zamanlarda bütün yaşananları göz önüne getirdiğimde çok zor gözüküyor” şeklinde konuştu.