Tek adam anayasa değişikliği referandumuna 12 gün gibi kısa bir süre kaldı. Yurtdışında oy kullanma süresinin bitimine ise sadece beş gün gibi kısa bir süre var. 2017 referandumu Kürtler açısından önemli olduğu gibi, en fazla da etnik kökeni ne olusa olsun Türkiye Cumhuriyet vatandaşları için önemlidir. Oylanacak olan tek adam rejimidir. R.T. Erdoğan her ne kadar tek adam rejiminin CHP’nin 1923-1950 sürecine ait olduğu demagojisini yapsa da, yeni anayasa değişikliğinin getirdiği rejim tek adam rejimidir. Kaldı ki yine altını kalın çizgilerle çizelim Erdoğan Kemalist diktatörlüğün dinci versiyonudur.
Kürtlerin anayasa değişikliğine hayır demesinin onlarca nedeni vardır. Anayasa oylamasında evet oylarının fazla olması halinde Kürtlere yönelik ikinci bir soykırım dalgası başlatılacaktır. İçişleri bakanın bunu davul-zurna çalarak ilan ediyor. Hiç kimse bu iktidarın sadece PKK’ye karşı olduğunu sanmasın. Bu iktidar Kürtlerin varlığına, diline, kültürüne, tarihine ve statü sahibi olmasına karşıdır. Hep birlikte gördük ve yaşadık günlük Kürtçe gazete, Kürtçe TV kanalları, Kürtçe eğitim yapan özel okullar, Diyarbekir’deki Kürtçe eğitim sunan çocuk kreşleri, belediye binalarındaki Kürtçe levha ve pankartlar, parklarda Kürtleri anımsatan yazı ve heykeller velhasılı Kürtlerle ilgili her şey bu iktidar tarafından OHAL rejimi altında yasaklandı. Yine bu iktidar kendisini kamufle etmek için C.Başkanı Diyarbekir’e geldiğinde Kürtçe pankartlar astırıyor. Verilecek her evet oyunun Şeyh Sait efendiye okunacak bir fatiha olduğunu belirtiyor. Bu iktidar Kürtlerin herşeyini yasaklamakla da kalmıyor, bu propaganda ile Kürtlerle dalga geçiyor, Kürtleri adam yerine koymuyor. Kürtlerin de kendisine ait her şeyi yasaklayan, sadece kuzey Kürdistan’da değil, Kürdistan’ın diğer parçalarında da Kürtlerin statü sahibi olmasını istemeyen, kendisini kafaya alıp, dalga geçen bu iktidarın yaptığı Anayasa değişikliğine karşı “Na-Ne-Hayır” demesi ulusal ve vicdani görevi olacaktır.
Nitekim Kürdistan genelinde 16 ilde yapılan kamuoyu yoklaması Kürdistanlıların yüzde 64’nün hayır oyu vereceğini göstermektedir.
Dünyanın neresinde yaşıyorsa yaşasın her Kürdistanlının yaşadığı ülkedeki seçim sandıklarına giderek bu tek adam rejimine “Na-Ne-Hayır” demeside ulusal ve vicdani görevi olmalıdır. Bu seçimin iki alternatifi vardır: Evet ya da Hayır. Bu nedenlede bir tek oyun bile çok kıymetli olduğunu bilince çıkararak Kürdistanlılar sandıklara koşmalıdırlar.
Etnik kimliği ne olursa olsun her TC vatandaşının da ülkesinin demokratikleştirilmesi, çoğulcu sisteme dönüştürülmesi, düşünce özgürlüğünün tam anlamı ile uygulanması, TV kanalları ve gazetelerin kapanmaması, gazetecilerin mesleki görevleri nedeniyle tutuklanmaması, her türlü insan hak ve özgürlüklerinden faydalanabilmesi için bu tekçi iktidara ve onun anayasa değişikliği oylamasında “Hayır” oyu vermesi insan, ve vicdani görevi olmalıdır. Irkçı ve faşist iktidarın yükseltmeye çalıştığı şovenizm dalgasına dur demelidir. 17 Nisan sabahı yepyeni bir Türkiye’ye selamun aleykum, merhaba, rojbaş demek için görev başına.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 4 Nisan 1956 tarihinde Hêvi Derneği kurucularından, Hetawa Kürt ve Jin dergisi sorumlusu Kürt aydını ve yurtseveri Müküslü Hamza G.batı Kürdistan’da yaşamını yitirdi. * PKK kurucusu ve Genel Başkanı Abdullah Öcalan 4 Nisan 1949 tarihinde Urfa’nın Halfeti İlçesi Amara köyünde dünyaya geldi.
* 5 Nisan 1991’de BM Güvenlik Konseyi 688 sayılı kararla Kürdistan’ın güneyini koruma altına aldı.
* 6 Nisan 1991’de Saddam’ın kimyasal silah kullanacağı endişesi ile 500.000 Kürt, Kürdistan’ın kuzeyinde sınırlara dayandı.
* 8 Nisan 1987’de PKK MK Üyesi Mehmet Sevgat, Herekol dağlarında girdiği silahlı çatışmada yaşamını yitirdi. Cenazesi Siirt’te Newala Kasaba’ya atıldı.
* 9 Nisan 1914’te Bitlis Kürt Milli Hareketinin öncülerinden Mellê Selim Efendi Bitlis’te idam edildi.
* 10 Nisan 1930’da İngiliz mandasındaki Irak’ta Kürtçe Güney Kürdistan’da resmi dil olarak kabul edildi.
* 10 Nisan 1991’de Güney Kürdistanlı Kürtler BM’nin 688 sayılı kararı gereğince ülkelerine geri döndüler.
* 10 Nisan 1992’de ilk Kürt mizah dergisi TEWLO S.Bucak’ın sahipliği, Tarık Tolunay’ın Genel Yayın Yönetmenliği ile İstanbul’da yayınlanmaya başlandı.