“Arap ülkelerinin ve İslami örgütlerin DAİŞ’i terörist olarak tanımlamadığını hatırlatan Murad, ”Bölge ve dünya ülkeleri DAİŞ karşısında sert bir duruş ortaya koymalı ve DAİŞ’in işlediği suçlara bir sınır koymalıdır” dedi.
 
Herkesten önce Müslümanlar karşı koymalı
DAİŞ’in İslam inancını suç işlemek amacıyla kullandığına dikkat çeken Murad, “DAİŞ bizi tutsak aldığında, ‘siz Êzidîler kafirsiniz. Eşlerinizin öldürülmesi gerekir ve siz kadınlar da köleleştirilmelisiniz. DAİŞ yaptıklarını din adı altında yapıyor ve buna bir sınır konulmalıdır. Arap ülkeleri DAİŞ’in fikirlerinin gençlere ulaşmasını ve gençlerin DAİŞ ile ilişkilenmesini engellemelidir” ifadelerini kullandı.
DAİŞ’in işlediği suçların tüm İslam dünyasına karşı kullanılmasının da doğru olmadığını ifade eden Murad, DAİŞ'in İslam adı altında suç işlediğini, bu nedenle herkesten önce Müslümanların DAİŞ'e karşı durması gerektiğini söyledi.

'Yaşama yenide tutunmaya çalışıyorum'
Yaşadıklarının kendisinde ağır bir travma yarattığını ifade eden Nadia, ancak her şeye rağmen yaşama yeniden tutunmaya çalıştığını söyleyerek, "Artık özgürüm ama bana karşı bu suçları işleyenlerin cezasız kalacağını düşününce özgürlüğün bir anlamı kalmıyor" dedi.

49 kişinin yaşamını yitirdiği Orlando Katliamı'na da dikkat çeken Murad, DAİŞ tehdidinin hala çok ciddi olduğunu söyledi.

Nadya Murad 3 Ağustos 2014 fermanında DAİŞ çeteleri tarafından kaçırıldı. Murad'ın Şengal’e bağlı Koço köyünde 2 saat içerisinde 700 kişi DAİŞ çeteleri tarafından katledilmişti. Katledilenler arasında Nadya’nın annesi ve 6 erkek kardeşi de bulunuyordu. Nadya DAİŞ çeteleri tarafından esir alınıp kaçırıldığında 19 yaşındaydı.

NEW YORK