Avukat Dilan Kunt, kadınların nafaka hakkının kısıtlanmasına karşı sivil toplum örgütlerinin var gücüyle çalışması gerektiğini söyledi.

Kadınların “boşanmasını önlemeye dönük” olarak yorumlanan nafaka tartışmaları, hükümet tarafından tekrar gündeme getirildi. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkez Yöneticisi ve Van Barosu Avukatı Dilan Kunt, hükümetin nafaka tartışmasını “boşanmış babalar kurulları veya dernekleri” üzerinden yürüttüğünü ifade ederek, bu politikayı bir ihtiyaç varmış gibi topluma gösterip tasarı hazırlamaya çalıştığını söyledi. Kunt, “Düşünün ki bir annenin 3 yaşında bir çocuğu var. Eşinden boşandı, nafaka almıyor. Tamam, anne pek tabii çalışabilir. Peki anne 3 yaşındaki çocuğunu nereye bırakacak? Bunun bir çözümü var mı? Yok. Çocuğu bırakabileceği bir kreş olması gerekiyor. Peki bu kreşler ücretsiz mi? Devletin böyle bir politikası var mı? Bu da yok. Şunu demeye çalışıyorum; tamamen eril zihniyetin bir politikasıdır. Bu anlamda kadınlara yapılan kazanılmış hakkı alma gayesidir. Biz bu anlamda kadın hareketinin önemsediği bir konu olduğu için kazanılmış haklarımızın vermeye pek niyetli değiliz. Bunun için de sonsuz mücadelemizi yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

Çalışma koşulları sağlanmalı

 TÜİK’in 2014 yılı verilerine göre kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 29 olduğunu hatırlatan Kunt, şöyle devam etti: “Ne yazık ki erkek çalışır, kadın evde çocuğa, yaşlı anne babalara bakar, temizlik, çamaşır, yemek… Bu tarz işlere mahkum bırakılmış bir kadın profilimiz var.  Aslında kadınların kendine hak gördüğü bir sistem değil. Bununla da yetinmeyip, ‘Kadın çalışabilir, neden kadın çalışmıyor?’ algısı söz konusu. Kadının çalışabilmesi için uygun koşullar sağlanmadığı sürece, o kadına bunu nasıl dayatabiliriz” diyerek kadınların nafaka hakkının hiçbir şekilde kısıtlanmaması için sivil toplum örgütlerinin var gücüyle çalışması gerektiğini kaydetti.

 

MA/WAN