Gaip’den gelen bir soru değil: Süreç yeniden mi başlatılacak?

Biraz karmaşa ama, herkesin süreçten anladığı başka birşey var.

Süreç, "Yol Diyarbekir’den geçer" mi?

Yoksa Gerillalar’ın Türkiye’ye "konuk" olarak gelmeleri mi?

Barzani’ya Diyarbekir’de, Erdoğan tarafından siyasi rütbesi yüksek bir ‘Turist’ olarak ağırlanması mı?..

Bugünü anlamak için not düşüyorum:

Anti kolonyal mücadelelerde, son mevziler hazırlanırken, gizli yürütülen diplomatik görüşmeler, birileri tarafından basına sızdırılır ve ikinci hazırlık, kalemlere ihale edilir.

Bundan sonra, çetin bir mücadele başlar:

Tezler yazılır, taraflar, biribirinin tahammül sınırlarını tahayyül etmek üzere, paradoksal girişimlerde bulunurlar. Ve işin asıl adamları, ikinci kademede olanlar, yani müzakere masasına oturacaklar, birkaç ön görüşmeden sonra, basın karşısına çıkarlar. 

Bu aktarım bir hikaye gibi dursa da, şimdiye kadar Kuzey Kürdistan kolonisi ve kolonyal Türkiye ilişkilerinin de bir izdüşümü oluyor.

Ancak, o Masa’yı devirenin vay haline.

Silahsız Kürt Hareketi, tüm gücünü ortaya koyarak, mecliste önemli sayıda sandalye elde ettikten ve her türlü müzakereye hazır olduğunu ilan ettikten sonra kıyamet koptu sanki. Şimdilerde, tüm bu olan sorumlu elinin kırılacağı bir sürece gelmiş bulunuyoruz.

Defalarca dile getirilmesine rağmen yeniden yazmak istiyorum:

HDP ve Belediyeler, o adama secde etmiş olsalardı bile, Cizre’den Sur’a ve şimdiye kadar devam eden kıyım politikasını engelleyemezlerdi, bu politika mutlak start alacaktı.

Doğru olan, onyıllarca yıllık çabanın ürünü, HDP’nin yüzlerce siyasi beyini, hapislerdedir.

Bir siyasi hareketin kolu, böylece de kırılabilir.

Ancak bundan yola çıkarak, bir siyasi partinin zayıflığını ortaya koymak, biraz da siyasi kalleşlik hanesine kaydedilmeyi haketmiyor mu?

Kürt siyasetinin "kolunun kanadının kırıldığı"nı yazan bir kalemin, bizim düşünce coğrafyamızda kıymeti harbiyesi olmaz.

İkincisi: Erdoğan’dan medet uman 7,5 çapındaki bir Revolver, Kürdistan’da geri teper. Erdoğan’ın Kongre’deki cevabı gecikmedi: OHAL’e devam, Polis ve Koruculara teşekkür!

Üçüncüsü: Legal Kürt siyasetinin kolunu kıran, asker ve orduya dayanan, siviller ve sivil siyasetçilere yönelik, katl ve yıldırma pratiğidir.

Ancak, HDP’nin kongre öncesi ve kongredeki açıklamalarından, sürecin eskisi gibi olacağı sonuçları çıkmıyor.

Eğer Trump Erdoğan’ın kulağını çekmişse?

Ve Türkiye’deki Ordu’nun başkomutanlarının tümü ve Erdoğan’ın kendisi de Amerika’da eğitime tabi tutulmuşlarsa, katletmekten vazgeçmeyeceklerse?

Türkiye’nin uluslararası ve Ortadoğu’da kırılan siyasi aynasını onarmak üzere birileri tayin edilecektir.

Kürdistan ve Kürtler, kurtuluş felsefesinin hümanyasını dünyaya yayabilecek deneyimlerini harekete geçirdiler. Rojava bunun en canlı örneği.

Şimdi revaçta olabilecek akılcılık, Kürdistan’ı cehenneme dönüştüren o adamdan, cennetin kapılarını aralamasını beklemek değidir.

Dağdan kopan devrim hümanizması bize, Kürdistan devrimin kazanımlarının, bugün doğan bir bebeğin geleceğini garantileyecek sorumluluğuna olan umudu ayakta tutmamızı öğretiyor.