Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle başlatılan açlık grevi eylemleri, Güney Kürdistan’da da Hewlêr, Silêmanî, Mexmûr ve Şengal merkezli sürdürülüyor.
wHDP Hewlêr Temsilciliği’ndeki süresiz-dönüşümsüz eylemi 50. gününe giren Nasır Yağız, “Yaşamımızı feda edebiliriz. Bütün Kürdistan halkı, bunun bilinciyle hareket etmelidir” dedi.
Kuzey Kürdistanlı Nasır Yağız, Ağustos 2016’da gözaltına alınıp tutuklandı, Şubat 2017’de tahliye edildi. Cezaevinden çıktıktan sonra 5 kez daha gözaltına alındı. Şubat 2018’deki son gözaltısının ardından Federe Kürdistan’a gitmek zorunda kaldı. HDP Hewlêr Temsilciliği üyesi olarak siyasi faaliyetlerine devam eden Yağız, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 50 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. Yağız, eyleminde kararlı olduğunu ve ancak tecritle birlikte biteceğini ifade etti.
Hewlêr’deki açlık grevi eylemi, 50. günde 25. grup tarafından devam ediyor. Öcalan’ın üzerindeki tecrit devam ettikçe eylemlerinin de devam edeceğini belirten HDP Başûrê Kurdistan Temsilciliği Eşbaşkanı Abid İke, eylemlerini farklı şekillerde genişleteceklerini söyledi.
Tek başına sürdürüyor
Hewlêr’de süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini tek başına sürdüren HDP üyesi Nasır Yağız’ın eylemi de 50. gününde. Yağız, eylemine Öcalan üzerindeki tecridin bitmesiyle son vereceğini söyledi.
Nasır Yağız, Batman’nın Gerçüş ilçesinden. 26 yaşındaki Yağız’ın ailesi, 90’larda Batman’a göç etmek zorunda kaldı. İki dayısı 1992’de kontralar tarafında evlerinin önünde katledildi. Kürt Özgürlük Hareketi’ne katılan bir dayısı ise 2016’da şehit düştü.
Siyasi parti çalışmalarına katılan Yağız, resmi olarak 2014’te HDP Gençlik Meclisi Üyesi olarak görev aldı. Daha sonra Gençlik Meclisi Sözcüsü oldu. Ağustos 2016’da siyasi soykırım operasyonu sonucu gözaltına alındı. 6-7 ay tutuklu kaldı ve Şubat 2017’de serbest bırakıldı. 2018 yılına kadar Batman’da kaldı ama defalarca gözaltına alındı. Bunun üzerine Güney Kürdistan’a geçti.
Daha fazla anladım
Güney Kürdistan’daki sistemi de gördükten sonra Kürt Halk Önderi Öcalan’ın sisteminin önemini daha iyi kavradığını belirten Yağız, “Ben bu sistemin doğrudan topluma hizmet ettiğini anladığım zaman daha fazla çalıştım ve bu eyleme karar verdim” dedi.
Tecridin kırılması gerekiyor
Türkiye’de faşist diktatörlüğün yerleşmeye çalıştığını kaydeden Yağız, şöyle devam etti: “Demokrasi güçleri tabanda birliktelik oluşturursa faşizmi geriletmek olası. Açlık grevleri, bu açıdan tarihi bir misyona ve fırsata sahiptir. Yeter ki toplumsal bir sahiplenmeyle desteklensin ve çeşitli mücadele yöntemleriyle beslensin. İmralı rejimi, uluslararası boyutları olan gayri insani bir rejimdir. Uluslararası tüm güçler, bu rejimin suç ortaklarıdır. Evrensel hukuk normlarının dışında korsan bir barbarlıkla yönetiliyor. Özgür insan iradesiyle barbarlığın mücadele alanıdır İmralı. Çağın direnişi Sayın Öcalan’da ifadeye kavuşuyor. Kendine insanım diyen herkesin bu direnişe destek vermesi ve bu tecridi kırması gerekiyor.”
Herkes bir kez daha düşünmeli
Son üç yıldır Öcalan’dan hiçbir haber alınamadığına dikkat çeken Yağız, herkesin bir kez daha elini vicdanına koyup düşünmesi ve buna göre harekete gecmesi gerektiğini söyledi. Yağız, şöyle konuştu: “Bütün Kürdistan halkı, Önderliğine sahip çıkmalı. Önderliğine sahip çıkmak; kültürüne, ulusuna, kimliğine sahip çıkmaktır. ‘Güneşimizi Karartamasınız’ şiarıyla faşizme karşı durmalıyız. Önderliğimiz üzerindeki tecridi kaldırana kadar eylemlere devam edeceğiz. Ölüme kadar da olsa devam edecek. Yaşamımızı feda edebiliriz. Bütün Kürdistan halkı, bunun bilinciyle hareket etmelidir.”
Süleymaniye’de 28. gün
Tecride karşı Silêmanî’de (Süleymaniye) Mezopotamya İşçileri Derneği’nin başlattığı açlık grevi eylemi 28. gününde 14. grup tarafından devam ettiriliyor. Açlık grevindeki grup adına konuşan Azad Mihemed, “Kürt halkı yıllardır Önder Apo’dan haber alamıyor. Önder Apo üzerindeki tecride karşı sessiz kalmayacağız. Leyla Güven de tecride karşı çok anlamlı bir eylem başlattı. Biz de sonuna kadar tecride karşı direneceğiz. Kürt halkı, partiler, sivil toplum örgütleri eylemlere destek vermeli ve tecride karşı durmalıdır” dedi.
Mexmûr’da 8. grupla
Mexmûr Kampı’nda başlatılan açlık grevi eylemi 26. gününde. Eylemi devralan grup adına yapılan açıklamada, Öcalan üzerinde uzun bir dönemdir sürdürülen tecridin kaldırılması için gösterilen çabanın yetmediği belirtildi. Açıklamada, Türk devletinin saldırılarına göre bir karşı koyuşun şart olduğu vurguladı.
Şengal’de yalnız bırakılmıyorlar
Şengal Demokratik Özerklik Meclisi (MXDŞ), Êzîdî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ) ve Êzîdî Gençler Birliği (YCÊ) ve Êzîdî Genç Kadınlar Birliği (YJCÊ) öncülüğünde tecride karşı başlatılan açlık grevi eylemine destek ziyaretleriyle sürüyor. Xanesor’daki Laliş Salonu’nda başlatılan açlık grevi eylemine ilk grup olarak 20 genç başladı. Gençler eylemi 3 gün sürdürdü. Şengal’deki kurum temsilcileri ve sivil toplum örgütleri devraldı. Eyleme destek verenler adına açıklama yapan Ferhad Koçer, “Önder Apo’yu zindandan çıkarmak için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.
HABER MERKEZİ