NATO Zirvesi’nde Rusya’ya karşı birlik mesajı ön plana çıktı. Gelinen aşamada ise NATO-Rusya çelişkisinden nemalanmak isteyen Türk devletini zor tercihler bekliyor.
NATO’nun kuruluşunun 70’nci yıldönümünde ABD’nin başkenti Washington’da toplanan zirvede üye ülkeler, Rusya’ya karşı birlik mesajı verdi. Saldırgan politikalar izlemekle suçlanan Rusya’ya karşı koymak için yeni eylem kararları alındı.
NATO’nun kuruluşunun 70’nci yıldönümü dolayısıyla Washington’da iki gündür görüşmeler yapan 29 ülkenin dışişleri bakanları, ortak bir açıklama yayımladı.
Dw Türkçe'nin haberine göre açıklamada Rusya’nın “saldırgan tavrı” ve “Öngörülmeyen ve zor bir güvenlik durumundan” bahsedildi.
Karadeniz’de tatbikatlara onay
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifakın yeni gözetleme metotlarını ve Ukrayna ve Gürcistan’a destek olmak için Karadeniz’de yapılacak deniz tatbikatlarını onayladığını açıkladı.
Stoltenberg, Rusya’nın Kasım ayında Kırım yakınlarında el koyduğu üç Ukraynalı denizci ve gemilerini geri vermesini de istedi. Stoltenberg, “Karadeniz’deki çabalarımızı arttırıyoruz” dedi.
Pompeo’dan Suriye ve Venezuela vurgusu
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da NATO üyelerinin bazı Batı ülkelerindeki seçimlere müdahale etmekle itham edilen Rusya’nın geleneksel olmayan savaş yöntemlerine karşı stratejileri değerlendireceklerini kaydetti.
Pompeo, “Vladimir Putin, emperyalizmin karanlık hayallerini güdüyor. Gürcistan ve Ukrayna’yı ilhak etmesi, Suriye’ye ve şimdi Venezuela’ya karışması bunun kanıtı. İttifakımızı bölmek ve demokratik kararlılığımızı zayıflatmak istiyor” dedi.
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise Rusya’ya karşı bir taraftan Ukraynalı denizcilerin salıverilmesi, diğer taraftan Moskova ile diyalogun sürdürülmesi için “çifte strateji” uygulanmasının önemine değindi.
Stoltenberg: Soğuk Savaş istemiyoruz
NATO’nun 70’inci yıl kutlamaları çerçevesinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Çarşamba günü ABD Kongresi’nde konuşmuştu.
Genel Sekreter, NATO’nun Rusya ile “yeni bir Soğuk Savaş” istemediğini söylemişti. Stoltenberg, ABD Kongresi’nde konuşmasında Rusya’ya atfen “Yeni bir silahlanma yarışı istemiyoruz. Yeni bir Soğuk Savaş istemiyoruz” ifadelerini kullandı. Stoltenberg, ayrıca NATO’nun da Rusya’ya karşı “saf” olmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Stoltenberg, NATO’ya üye 29 ülkenin, ABD ile Rusya arasında imzalanan Orta Menzilli Nükleer Güçler (INF) Anlaşması’nın sonunun gelme ihtimaline karşı hazırlıklı olması gerektiğini dile getirdi. “Rusya ile daha iyi ilişkiler istiyoruz” diyen Stoltenberg, ancak bu sağlanmadığı takdirde, NATO’nun daha “zor” ilişkilere de hazırlıklı olduğuna işaret etti. Rusya’yı INF anlaşmasını ihlal etmekle suçlayan Stoltenberg, NATO’nun “gereken tedbirleri” alacağını da sözlerine ekledi.
Rusya’dan açıklama
Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise eski Sovyet Bloku’ndaki genişlemesinden ötürü NATO’nun bir tehdit oluşturduğunu savunuyor ve ABD’yi Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devirmek için darbe planlamakla suçluyor.
Rusya, NATO’nun Karadeniz’deki planlarını bir açıklama ile eleştirdi. Açıklamada NATO’nun “Rusya ile siyasi ve askeri ihtilafından vazgeçmek için bir niyet göstermediği” için duyulan üzüntü dile getirildi.
Rus Dışişleri açıklamasında, “Doğu tehdidinin geri getirilmesini durdurma zamanı gelmiştir. Barış adına dünyadaki askeri ve siyasi tansiyonun düşürülmesi gerekmektedir” denildi.
Türkiye’nin NATO’da tartışılan pozisyonu
Washington’daki 70.yıldönümü vesilesiyle yapılan NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin İttifak içindeki pozisyonu önemli bir tartışma konusu oldu.
Türkiye’nin Rusya’dan hava savunma sistemi S-400’leri almak istemesi, İran ve Rusya ile Suriye’deki işbirliği, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Suriye’ye dönük sürekli gündeme getirdiği tehditler, Türkiye ve Rusya arasında enerji hatları konusunda projeler, Türkiye’nin Rusya ile birlikte Venezuela ile yaptığı işbirliği, NATO’nun başta lokomotif güç durumundaki ABD başta olmak üzere diğer üyelere de güven vermiyor.
ABD Yönetimi, NATO’nun 70.kuruluş yıldönümü zirvesini Türkiye’ye dönük eleştirilerini tekrar gündeme getirmek amacıyla bir fırsat olarak değerlendirdi.
ABD, Türkiye’ye yönelik eleştirilerini diplomasinin kapalı kapıları arkasında tutmayıp basın ve kamuoyu önünde de dile getirdi.
NATO Zirvesi’nde Türkiye’yi temsil eden Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ABD yetkilileri tarafından yakın markaja alındı. Çavuşoğlu’na sert uyarılar yapıldı.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye yapacağı bir işgal saldırısının “yıkıcı sonuçları” olacağını açıkladı. Pompeo ile birlikte ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence de Türkiye’nin Rusya’dan S-400’leri almaması konusunda çok net açıklama yaptı. Pence, Türkiye’ye Rusya ile NATO arasında bir tercihte bulunmasını istedi.
Pence kişisel Twitter hesabından “Türkiye bir tercih yapmak zorunda. Tarihteki en başarılı askeri ittifakta kritik öneme sahip bir ortak olarak mı kalmak istiyor? Yoksa, ittifakımızı sarsacak pervasız kararlar alarak bu birlikteliğin güvenliğini riske mi atmak istiyor?” ifadelerini kullanmıştı.
Amerikan Sesi Radyosu Çavuşoğlu ile görüşen ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Demokrat Eliot Engel ve komisyonun kıdemli üyesi Cumhuriyetçi Michael McCaul’un da Çavuşoğlu’na “orta yol yok” dediğini duyurdu.
Pentagon: Türkiye ile çalışma grubu kurmayacağız
Türkiye’ye S-400 konusunda sert eleştiri ve açık uyarılarda bulunun ABD yönetimi bu konuda dün de bir açıklama yaptı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Eric Pahon, S-400 füze savunma sistemleri tedarikine ilişkin ihtilafların çözümü için Türkiye’yle teknik çalışma grubu kurma olasılığını ele almadıklarını belirtti.
Rus basınına açıklamalarda bulunan Pahon “Türk temsilcilerin bu hafta önerdiği teknik çalışma grubunun kurulmasına gerek yok. ABD, mevcut durumdan çıkış yolu için bu seçenek üzerinde durmuyor” dedi.
Pentagon, Rusya ile S-400 anlaşmasından vazgeçmeyeceklerini açıklayan Türkiye’ye karşı geçen hafta sonu F-35 savaş uçaklarına ait ekipmanlarının sevkiyatını durdurmuş, Türk pilotlarının eğitim programını ise askıya almıştı.
Türk-Amerikan ilişkilerini bu denli gerginleştiren S-400’lerin teslimi önümüzdeki Temmuz ayında yapılacak.
Türkiye, NATO ile ilişkileri tehlikeye atıp S-400’ler için ısrarını sürdürecek mi? Yoksa, S-400’lerden vazgeçip bir anda tüm prestijini yerle bir edecek mi?
Diplomasi çevresi ve siyasi uzmanlar, AKP-MHP öncülüğünde Türkiye’yi içinde girdiği kıskacı yakından takip ediyor.
Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, Şubat ayında bir televizyona verdiği röportajda Rusya ile S-400 anlaşmasının tümüyle bittiğini, bundan sonra ise “Tükürdüklerini yalamayacaklarını” söylemişti.
Erdoğan dün de benzeri açıklamalar yaptı. Erdoğan, “S-400’lerin alımı süreci işliyor, Temmuz’da teslimatlar başlayacak. ABD’nin şu andaki söylemleri çok yanlış. Biz S-400 sürecin bitirdik. S-400 ile ilgili ödemelerimiz devam ediyor” dedi.
Devamla Türkiye-Rusya ilişkilerine de değinen Erdoğan, “Doğalgaz noktasında Rusya ile olan ilişkimiz çok güçlü. Bunlarla birlikte Rusya ile aramızdaki kültür ve sanat noktasındaki ilişkileri de geliştirmek adına düzenlenecek bir brifingle bunları görüşeceğiz” dedi.
Ancak, tüm bunlara rağmen Erdoğan öncülüğündeki Türk devletinin, ABD’den özellikle de Kuzey Suriye’de Kürtlere yönelik bir işgal saldırısı ve farklı tavizler karşılığında vazgeçeceği yönünde değerlendirmeler de bulunuyor.
HABER MERKEZİ