
Mavi Marmara baskını sonrası ilişkilerini en alt seviyeye indiren Türkiye-İsrail'in bir süredir İsviçre'de gizli görüşmeler yaptığı ortaya çıktı. İsrail basınına göre görüşmelerde Türkiye'yi Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, İsrail'i ise Başbakan Benyamin Netanyahu'nun Türkiye Özel Elçisi Joseph Ciechanover ve Mossad'ın başkanlığına atanan Jossi Cohen temsil etti.
Anlaşmada ne var?
Reuters, Türk ve İsrailli yetkililerin İsviçre’de yapılan bir görüşme sonrası anlaşmaya vardığını ve ilk olarak büyükelçilerin başkentlere geri döneceğini haberini geçti. İsrail televizyonu Kanal 10 da iki ülke arasındaki ön anlaşmanın maddelerini yayınladı. Ön anlaşmaya göre, ilk olarak büyükelçiler başkentlere geri dönecek. İsrail, 2010 yılındaki Mavi Marmara baskınında hayatını kaybeden 9 kişi ile yaralananların ailelerine 20 milyon Dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Türkiye ise bunun karşılığında baskında görev alan İsrail askerlerine açtığı davalardan vazgeçecek. Türkiye, parlamentodan bir yasa geçirecek. Bu yasa sayesinde Mavi Marmara saldırısına katılan İsrail ordusu subay ve askerlerine karşı açılan bütün davalar kapatılacak. Yeni davaların açılması da engellenecek. Mutabakat, Hamas'ın Türkiye'deki faaliyetlerinin sınırlandırılmasını da öngörüyor. İstanbul'da ikamet eden Hamas'ın askeri kanat liderlerinden Salah El Aruri Türkiye'den sınır dışı edilecek.
Enerjide işbirliği
İsrail-Türkiye anlaşmasının bir diğer maddesini ise enerji işbirliği oluşturuyor. Türkiye, İsrail'le doğalgaz ticareti ve bu alanda işbirliği başlatılması konularında anlaştı. Türkiye, İsrail'in, Avrupa'ya gaz ihracatına imkan verecek bir boru hattının topraklarından geçişine izin verecek. İsrail’in Türkiye’ye doğalgaz satması için de derhal görüşmelere başlanacak.
Gazze anlaşmada yok
Ancak anlaşmada AKP Hükümeti'nin sürekli propaganda ve ajite aracı olarak kullandığı Gazze'ye dair bir madde olmaması dikkat çekti. Oysa şimdiye kadar Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile güdümündeki AKP hükümeti, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi için Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılmasını da şart koşuyordu.
Diğer iki şart ise Mavi Marmara saldırısı için özür dilenmesi ve saldırıda ölenlerin ailelerine tazminat ödenmesiydi. Gazze dışındaki iki şart şu anda yerine getirilmiş durumunda. Zira ABD'nin ısrarı sonucu İsrail baskından üç yıl sonra Türkiye'den özür dilemiş ve tazminat ödeyeceğini taahhüt etmişti.
Nihai mutabakat yakında
Görüşmelere ilişkin iki ülkeden de açıklamalar geldi. Ankara'dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, İsviçre'de yapılan görüşmeler doğrulanırken "İsrail'le henüz nihai bir mutabakata varılmadığı" duyuruldu. Adı belirtilmeyen Başbakanlık yetkilileri, "İki ülke arasında varılmış nihai bir mutabakat olmamakla birlikte, görüşmeler olumlu bir şekilde devam etmektedir" açıklamasında bulundu. Bir Dışişleri kaynağı da son günlerde görüşmelerin sıklaştığını, üst düzeyde yürütüldüğünü ve artık daha da üst düzey imzaya kaldığını söyledi. Reuters'a konuşan İsrailli bir yetkili de Türkiye ile İsrail arasında ön anlaşmanın sağlandığını doğruladı. İsrail basınına göre de taraflar arasındaki resmi anlaşma önümüzdeki günlerde imzalanacak.
Neden şimdi?
Mavi Marmara baskınından sonra büyükelçilerini karşılıklı olarak geri çeken ve ortak yürütülen askeri tatbikatlar ile istihbarat paylaşımlarını sonlandıran Türkiye ve İsrail'in yeniden ilişkilerini onarmaya çalışmaya başlaması ise "neden şimdi?" sorusuna neden oldu.
Saflar sıkılaştırılıyor
Siyasi ve askeri uzmanlara göre anlaşmanın altında Ortadoğu'da İran-Rusya-Suriye cephesine karşılık ABD-İsrail-Türkiye cephesinin yeniden inşa edilmek istenmesi yatıyor. Uzmanlar son aylarda Suriye'deki savaşa direkt müdahil olan Rusya ile İran'ın Ortadoğu'da daha etkin bir konuma gelmesinin de bu yakınlaşmada etkisi olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye'nin son dönemlerde KDP Başkanı Mesud Barzani ile yeniden yakın ilişkilere girmesine ve Başika'ya asker sevk etmesine Güney Kürdistan yönetimini destekleyen İsrail'in de etkisi olabileceği ifade ediliyor. Yine DAİŞ'in Irak Suriye'de yasadışı elde ettiği petrolün Barzani yönetimi tarafından Türkiye'ye gönderildiği oradan da İsrail'e satıldığının da belgeleriyle ortaya çıkması da üçlü arasındaki işbirliğinin son aylarda geliştiğini ortaya koymuştu.
İran, Rusya, Irak ve Suriye'ye mesaj
BBC Türkçe'ye konuşan Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Ceyhun Çiçekçi Türkiye ile İsrail arasında olası bir yakınlaşmanın ve askeri işbirliklerinin aktive edilmesinin "başta İran olmak üzere Rusya, Irak ve Suriye'ye yönelik mesajlar taşıyacağını" söyledi. Çiçekçi, "Bunu bölgede Türkiye-İsrail eksenli bir parçalanma yaşayan Pax-Americana'nın tahkim edilmesi olarak da okuyabiliriz" diye de ekledi.
Türkiye'nin müttefiğe ihtiyacı var
İsrailli analist Calev Ben Dor da son dönemlerde Ortadoğu politikaları nedeniyle Rusya, Irak, İran, Suriye ve Mısır ile gerilim yaşayan Türkiye'nin bölgede yalnızlaşmasının da Ankara-Tel Aviv yakınlaşmasına temel oluşturduğunu söyledi.
Türkiye enerji arayışında
Uzmanlara göre ayrıca 24 Kasım’da Türkiye tarafından bir Rus uçağının düşürülmesinin akabinde Rusya’nın Türk Akımı projesini askıya alması ve Türkiye’nin Rusya’ya olan enerji bağımlılığına karşı İsrail’i doğalgaz arzını çeşitlendirecek bir seçenek olarak görmesi de bu yakınlaşmada rol oynuyor. Zaten İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, 10 gün kadar önce parlamentoda yaptığı konuşmada, Türkiye’ye İsrail gazının ihracı konusunda Ankara’yla görüşmeler yapıldığını açıklamıştı. İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz de Ürdün, Yunanistan ve Batı Avrupa’nın yanı sıra Türkiye’ye de doğalgaz ihracı seçeneklerinin değerlendirildiğini söylemişti.
Doğalgazda İsrail seçeneği
BBC Türkçe'ye konuşan Bilkent Üniversitesi’nden enerji uzmanı Necdet Pamir, İsrail doğalgazının Türkiye’nin Rusya’ya olan aşırı bağımlılığına bir alternatif getirebileceğini söyledi. Zira Türkiye, halen tükettiği birincil enerjinin yüzde 32,5’ini doğalgazla karşılıyor ve doğalgaz ihtiyacının yüzde 55’ini de Rusya’dan temin ediyor. Necdet Pamir, İsrail’in Leviathan dahil olmak üzere çok sayıda doğalgaz sahası keşfettiğini, bu sahaların toplam üretilebilir doğalgaz rezervinin yaklaşık 1 trilyon metreküp olduğunu, bunun da Türkiye’nin geçen yıl tükettiği gazın yaklaşık 20 katına tekabül ettiğini söyledi. İsrail’in doğalgazının yüzde 40’ını ihraç etme yönünde bir kararı bulunduğuna işaret eden Pamir, "İsrail’in mevcut gaz sahalarının, Türkiye’yi çok uzun süre güney yönünden besleyecek bir potansiyele sahip olduğu görülebilir" dedi.
Kısa vadede derman olmaz
Pamir, İsrail açısından bakıldığında da Türkiye’nin doğalgaz ihracatı için en karlı ve en gerçekçi pazar olduğunu belirtti. Ancak yeni boru hattının hayata geçmesinin yıllar alacağına dikkat çeken Pamir, "Dolayısıyla ne İsrail gazı ne Katar gazı ne de Irak halkına ait olan gaz, kısa sürede gerçekleşen bir Rus gazı kesintisine deva olamaz" diye de ekledi.
HABER MERKEZİ